Manisa'da Olay Gazetesi'nden Didem Altınay'ın haberine göre, büyük deprem oluşturabilecek fay hatlarının geçtiği Manisa’da yapı stoklarındaki risk durumuyla ilgili konuşan inşaat mühendisi Doktor İsmail Ergin, yapılara çıkılan kaçak katların kolon, kiriş ve temele fazladan yük bindirdiğini söyledi. Ergin, “Bir binanın yıkılması için mutlaka deprem olması gerekmiyor. Yıllar önce belirli bir kat sayısına ve yüke göre tasarlanmış bir binanın üzerine, gerekli mühendislik hesapları yapılmadan yeni katlar ilave edildiğinde kolonlara, kirişlere ve temele fazladan yük bindiriyoruz” ifadelerini kullandı.
İSTANBUL Maltepe’de bir binanın çökmesi sonucu 2 kişinin hayatını kaybetmesi, eski yapıların güvenliği konusundaki endişeleri yeniden artırırken gözler Manisa’daki yapı stoklarına da çevrildi. İnşaat Mühendisi Doktor İsmail Ergin, özellikle eski binalara sonradan eklenen kaçak katların ciddi risk oluşturabileceğini belirtirken, vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu. İstanbul’da yaşanan olayın önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını belirten Ergin, “Öncelikle İstanbul’da yaşanan bina çökmesinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Bugün İstanbul’da yaşanan olay hepimize çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı. Bir binanın yıkılması için mutlaka deprem olması gerekmiyor. İstanbul Maltepe’de çöken binanın 1980’li yıllarda inşa edildiği, üstteki iki katının sonradan kaçak olarak yapıldığı ve binada daha önceden çatlaklar bulunduğu yönünde açıklamalar var. Elbette binanın kesin çökme sebebi yapılacak teknik incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır.” şeklinde konuştu.
“KAÇAK KAT YAPI GÜVENLİĞİNE CİDDİ RİSK OLUŞTURUR”
Ergin, eski binalara sonradan yapılan kaçak kat ilavelerinin taşıyıcı sistemi zedelediğini belirterek, “Düşünün ki bir kamyonun taşıma kapasitesi 10 ton. Siz bu kamyona 10 ton yük taşıtıyorsunuz. Sonra üzerine 5 ton daha yüklüyorsunuz. Kamyon bir süre daha gidiyor diye güvenli olduğunu söyleyebilir misiniz? Binalarımız da buna benzer. Yıllar önce belirli bir kat sayısına ve yüke göre tasarlanmış bir binanın üzerine, gerekli mühendislik hesapları yapılmadan yeni katlar ilave edildiğinde kolonlara, kirişlere ve temele fazladan yük bindiriyoruz. Üstelik binanın betonu zaten zayıfsa, demirleri korozyona uğramışsa mevcut taşıma kapasitesi de azalmış olabilir. Yani bir taraftan binanın taşıma gücü azalırken, diğer taraftan üzerine yeni yükler ekliyoruz.” şeklinde konuştu.
2022 YILINDA YAPILAN ARAŞTIRMADA MANİSA’DA 325 RİSKLİ BİNA VAR!
İnşaat Mühendisi Ergin, “Manisa merkezde, özellikle eski yapı stokumuzda ciddi riskler barındıran binalar bulunuyor. Yıllar önce inşa edilen birçok yapıda düşük beton dayanımı, beton içerisindeki demirlerin korozyona uğraması ve taşıyıcı sistemlerin zaman içerisinde yıpranması gibi sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Üstelik bu yalnızca bizim mühendislik gözlemlerimizden ibaret değil. Ortada bilimsel veriler de var. 2022 yılında Afet ve Risk Dergisi’nde yayımlanan, Manisa merkezindeki mevcut betonarme binaların deprem riskini inceleyen akademik bir çalışmada, kentsel dönüşüm kapsamında seçilmiş 325 eski bina incelenmiş. Bu binaların tamamının deprem açısından riskli olduğu tespit edilmiş.” dedi.
“ORTALAMA BETON BASINÇ DAYANIMI 7,65 MEGAPASCAL”
Söz konusu araştırmadaki beton dayanımı verisine de dikkat çeken Ergin, “Daha da dikkat çekici olan ise incelenen binaların ortalama beton basınç dayanımının yalnızca 7,65 megapascal olarak belirlenmiş olması. Bu konu daha net kıyaslanabilsin diye söylüyorum; yeni tasarlanan binaların basınç dayanımı 30-35 megapascaldan başlıyor. Bu, oldukça düşük bir beton dayanımıdır” şeklinde konuştu.

“KOLON VE KİRİŞLERDEKİ HATALARI GÖZARDI ETMEYİN
Vatandaşlara özellikle taşıyıcı sistemlerde görülen belirtiler konusunda uyarıda bulunan Ergin, “Binanızın kolonlarında, kirişlerinde veya taşıyıcı perdelerinde çatlaklar varsa, beton dökülüyorsa, içerisindeki demirler açığa çıkmış ve paslanmışsa bunu kesinlikle göz ardı etmeyin. Her çatlak binanın yıkılacağı anlamına gelmez. Ancak hangi çatlağın tehlikeli olduğunu da vatandaşımız kendi başına belirleyemez. Bu nedenle mutlaka yetkin bir inşaat mühendisine inceleme yaptırılmalıdır. Özellikle aniden oluşan veya büyüyen çatlaklar, kolonlarda ezilme ve belirgin şekil değiştirmeler varsa binadan uzaklaşılarak acilen yetkili kurumlara haber verilmelidir” dedi.
“40 YILDIR AYAKTA DURUYOR OLMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Bir binanın uzun yıllardır ayakta kalmasının tek başına güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirten Ergin, “Bir binanın 40 yıldır ayakta duruyor olması, önümüzdeki 40 yıl da güvenli şekilde ayakta kalacağı anlamına gelmez. Her eski bina mutlaka ömrünü tamamlamıştır diyemeyiz. Ancak bakım görmemiş, taşıyıcı sistemi yıpranmış, beton dayanımı düşük ve sonradan kontrolsüz kat ilaveleri yapılmış binaların çok daha ciddi değerlendirilmesi gerekir” dedi.





