Manisa’da 3 Nisan 2010 tarihinde çöplükte çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin ölümüyle ilgili yıllardır çözülemeyen dosyada önemli bir gelişme yaşandı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışma sonucunda, olayın aydınlatılmasında topuk kanı kayıtları kritik rol oynadı. Elde edilen bulgular doğrultusunda iki şüpheli hakkında “altsoyu kasten öldürme” suçundan işlem başlatıldı.

Topuk kanı kayıtları dosyayı açtı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dosyanın göreve başladıkları ilk günden itibaren öncelikli olarak ele alındığını belirtti. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordineli yürütülen soruşturmada Sağlık Bakanlığı’na ait topuk kanı verileri, nüfus kayıtları, sağlık kayıtları ve tanık beyanları üzerinde kapsamlı inceleme yapıldı.

Yapılan araştırmalarda, 1990 doğumlu B.D.’ın 2010 yılında İzmir’de doğum yaptığı, ancak bebeğe ait herhangi bir nüfus kaydının bulunmadığı tespit edildi. Sistem kayıtlarında, 31 Mart 2010 tarihinde bir kız bebeğe topuk kanı alındığı ancak bebeğin resmi kaydının oluşturulmadığı belirlendi.

Bebek-1

Otopsi raporu cinayete işaret etti

3 Nisan 2010’da Manisa çöplüğünde hurda toplayan bir kişinin bulduğu kız bebeğin cesedi üzerinde yapılan otopside, ölüm nedeninin kafa ve beden travmasına bağlı ağır yaralanmalar olduğu tespit edilmişti. Raporda kafatası kırıkları, karaciğer yırtılması ve iç kanama bulgularına yer verilmişti.

Bebeğin göbeğinde göbek bağı mandalı ve topuğunda topuk kanı izi bulunması, doğumun hastanede gerçekleştiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirmişti.

Anne: “Bıraktığımda hayattaydı”

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan B.D., hamileliğini ailesinden gizlediğini, doğum sancıları başlayınca tek başına İzmir’e giderek hastanede doğum yaptığını anlattı.

B.D. ifadesinde şunları söyledi: “2009 yılında Orhan ile yaklaşık 1 ay kadar sevgililik durumumuz oldu. Orhan ile o dönemde cinsel ilişki yaşadık. Bu ilişkiyi Orhan’ın bir arkadaşının Karaköy’de bulunan evinde yaşadık. Bu cinsel ilişki sonrası ben hamile kaldım. Hamile olduğumu yaklaşık 3-4 hafta kadar sonra evde test yaparak öğrendim. Orhan’a Fatih Parkı’nda hamile olduğumu söyledim. Kendisi bana inanmadı. ‘Sen yalan söylüyorsun, bir seferde nasıl olur’ dedi. Kabul etmedi. Sonrasında yanımdan ayrılıp gitti. Bir daha kendisiyle iletişime geçmedim.

Ben çocuğu aldırmak istemedim. Doğurmak istedim. Hamilelik kontrolleri için hastaneye gitmedim. Doğuma kadar aileme de söylemedim. Doğumum yaklaşınca ailemden çekindiğim için başka yerde doğurmaya karar verdim.

Mart 2010’da doğum sancılarım başladı. Taksiyle İzmir’e gittim. Konak Hastanesi’ne giderek kayıt yaptırdım. Birkaç saat sonra doğum gerçekleşti. Kız bebeğim oldu. Doktorlar bebeğin anne karnında dışkı yuttuğunu söyledi ve küveze aldılar. 3-4 gün hastanede kaldık.

Hastaneden çıktıktan sonra bebeği yanımdaki kıyafetlerin bulunduğu poşete koydum. Çöp konteynerinin yaklaşık 1,5-2 metre yanına bıraktım. Hava soğuktu, üzerine kıyafet sardım. Ben bebeğe zarar vermedim. Bıraktığımda hayattaydı.”

16 Yıllık Sır Ortaya Çıktı

Babası olduğu değerlendirilen O.A.’nın ifadesi de ortaya çıktı. O.A. ifadesinde şu sözleri kullandı: “Kendisiyle çok kısa bir dönem, yaklaşık bir aylık arkadaşlığımız oldu. Bu süre içerisinde 7-8 kez cinsel ilişki yaşadık. Ancak tarihi tam hatırlamıyorum. Kendisine ‘bu çocuğun benden olacağına ihtimal vermiyorum’ dedim. Sonrasında kendisiyle görüşmedim.”

Kardeşinin ifadesi dikkat çekti

Şüphelinin kardeşi G.B. ise ifadesinde, ablasıyla birlikte hastaneye gittiklerini ve doğum sonrasında bebeğin çöp konteyneri yakınına bırakıldığını söyledi. Bu beyanın ardından soruşturmayı derinleştiren savcılık, iki kardeş hakkında gözaltı kararı verdi.

Soruşturma kapsamında B.D. ve G.B. hakkında “altsoyu kasten öldürme” suçundan gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin bugün Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilmeleri bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi