Modern teknolojinin vazgeçilmez hammaddeleri arasında yer alan nadir toprak elementlerinin üretiminde Çin’in ağırlığı, alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdı. Araştırmacılar ise çözümü beklenmedik bir yerde, yıllardır depolanan kömür küllerinde arıyor. Yapılan çalışmalar, kömür yandığında geride kalan kül içerisindeki değerli metallerin yoğunluğunun önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.
Kömür yandıkça metallerin yoğunluğu artıyor
Teksas Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, kömürün yakılmasıyla geride kalan kül içerisindeki nadir toprak elementlerinin yoğunluğu 10 kata kadar çıkabiliyor.
ABD’deki elektrik santrallerinde biriken kömür atıklarının da büyük bir metal potansiyeli barındırdığı belirtiliyor. Araştırmacılara göre bu atıklar, ülkenin mevcut nadir toprak elementi rezervlerinin katları kadar kaynak içerebilir.
Maden açmadan geri kazanım mümkün olabilir
Bu durum, stratejik metallerin elde edilmesi için yeni maden sahalarının açılmasına alternatif oluşturabilir. Araştırmacılar, halihazırda depolanan kömür küllerinin işlenerek ekonomik değere sahip elementlerin geri kazanılabileceğini belirtiyor.
Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda ise daha çevreci asitler kullanılarak kömür külündeki 17 farklı kritik metalin yüzde 90’ına kadar geri kazanılması mümkün oldu.
Elektronik atıklar da hammadde deposuna dönüşebilir
Araştırmaların ticari ölçekte uygulanabilir hale gelmesi durumunda, yalnızca kömür külleri değil, elektronik atıklar da önemli bir hammadde kaynağına dönüşebilir.
Cep telefonları ve diğer elektronik cihazlarda bulunan kritik metallerin geri kazanılması, hem atık miktarının azaltılmasına hem de stratejik hammaddelere yönelik dışa bağımlılığın düşürülmesine katkı sağlayabilir.





