Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları kapsamında uzun süredir gündemde yer almasına rağmen uygulamaya geçirilemedi. SGK Uzmanı İsa Karakaş, TES’in neden hayata geçirilemediğini ve mevcut ekonomik koşullarda neden zor göründüğünü kapsamlı bir şekilde değerlendirdi.

Hedef ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor

TES, Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) işveren katkısıyla ikinci basamak bir emeklilik modeline dönüştürülmesini hedefliyor. Sistemin amacı; devlet, işveren ve çalışan katkılarıyla büyük bir tasarruf ve emeklilik fonu oluşturmak. Ancak Karakaş’a göre bu hedef mevcut ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor.

Karakaş’ın aktardığına göre TES, uzun süredir resmi politika belgelerinde yer alsa da uygulamaya yönelik somut bir adım atılmış değil. OVP’de TES şu ifadelerle tanımlanıyor: “Otomatik Katılım Sistemi’nin işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi kurulacaktır.”

Ancak bu hedeflere rağmen OKS’nin TES’e dönüşümüne yönelik sahada bir karşılık oluşmadığına dikkat çekiliyor.

TES takvimi sürekli ertelendi

TES’in ilk olarak 2024 sonbaharında hayata geçirilmesi planlanmıştı. Daha sonra bu tarih önce 2025’e, ardından 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı ile 2026 yılına ertelendi. Karakaş’a göre bu durum, sorunun teknik değil, doğrudan ekonomik kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor.

Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonlarının ekonominin temel dayanaklarından biri olduğunu hatırlatan Karakaş, Türkiye’de ise düşük gelir düzeyi ve tasarruf oranlarının TES’in önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. OVP’de “tasarruf” başlığı altında sunulan modelin, mevcut ekonomik şartlarda sürdürülebilir olmadığı ifade ediliyor.

Çalışan cephesinde tepki büyüyor

TES’e yönelik en güçlü itirazın çalışanlardan geldiğini belirten Karakaş, ilave kesintilerin maaşlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını söyledi. Karakaş, çalışanların tepkisini şu sözlerle özetledi: “Nefes alamıyoruz, bir kuruş bile eksiltemeyiz.”

Yeni kesintilerin yalnızca çalışanları değil, artan prim yükleri nedeniyle işverenleri de doğrudan etkileyeceği belirtiliyor.

Sosyal uzlaşma olmadan TES mümkün mü?

Karakaş’a göre TES’in önündeki en büyük engel sosyal uzlaşma eksikliği. Kıdem tazminatının fona devri ve TES ile entegrasyonu, yıllardır hem çalışanlar hem de işverenler tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Mevcut koşullarda tarafların yeni bir yükü taşıyacak gücü bulunmadığı ifade ediliyor.

SGK Uzmanı İsa Karakaş, TES’in 2026 yılında dahi hayata geçirilmesinin zor göründüğünü belirterek, asıl çözümün mevcut SGK emeklilik sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hâle getirilmesi olduğunu savundu. Aksi halde TES’in kayıt dışılığı artıran ve sosyal huzursuzluğu besleyen bir unsur hâline gelme riski taşıdığına dikkat çekildi.

Muhabir: Nuray Bozkurt