Kredi kartı kullanımında yaygın hale gelen “asgari ödeme yap, kalanını ertele” alışkanlığı, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede ciddi finansal sonuçlar doğurabiliyor. Finans uzmanları, bu yöntemin borcu kapatmadığını, yalnızca yasal süreci durdurduğunu belirterek tüketicileri uyarıyor.
Borç hızla büyüyor!
Asgari ödeme yapıldığında kullanıcılar gecikme faizi ve yasal takip riskinden kurtuluyor. Ancak borcun kalan kısmı için akdi faiz işlemeye devam ediyor. Bu durum, özellikle yüksek faiz oranlarının geçerli olduğu dönemlerde borcun hızla büyümesine neden olabiliyor.
Uzmanlara göre, ödenmeyen bakiye üzerinden işletilen faiz, zaman içinde “kartopu etkisi” yaratarak borcun katlanmasına yol açıyor. Böylece kullanıcı, her ay yeni borç üretmeden yalnızca mevcut borcun maliyetini finanse etmiş oluyor.
![]()
Kredi notu ve finansal erişim riski
Bankacılık sisteminde bu ödeme davranışı yalnızca faiz yüküyle sınırlı kalmıyor. Risk değerlendirme algoritmaları, sürekli yüksek borç devreden kullanıcıları “yüksek borçluluk oranına sahip” olarak sınıflandırabiliyor.
Bu durum doğrudan kredi notunu düşürmese bile, yeni kredi limitleri, kredi kartı artış talepleri ve finansal ürünlere erişim konusunda kısıtlayıcı bir etki oluşturabiliyor.
Uzmanlar, asgari ödemenin bir “borç çözümü” değil, yalnızca geçici bir ödeme erteleme yöntemi olduğunun altını çiziyor. Kredi kartı borcunun sürekli asgari tutarla çevrilmesi, kısa vadede nakit akışı sağlasa da uzun vadede borç sarmalını derinleştiren bir yapıya dönüşebiliyor.





