Sokak hayvanlarının uyutulacağı yönünde bilgilerin geldiğini ifade eden Erbirliler, “Uyutmak demek onları ölüme terk etmek demektir” diyerek tepki gösterdi.

Erbirliler, “Sokak hayvanları sorunlarına çare bulmak amacıyla bir düzenleme hazırlandığı kulağımıza geliyordu. Bu düzenlemenin içeriğini herkes gibi biz de basın organlarından öğrendik. Dolayısıyla kaynaklardan değil de basından edinilmiş bilgilere göre konuşacağız.  20 sene önce çıkmış 5199 sayılı Yasa’da neler yapılması gerektiği kanun hükümleriyle yer almış ve belediyeler görevlendirilmişti.  Bunların en başında üremeye karşı kısırlaştırma operasyonları geliyordu. Belediyeler bu görevlerini gereken ciddiyet ve süreklilikle yapmadılar.  Yasa ilgili bakanlıklara da görevler veriliyordu. Bunlardan en önemlisi denetim görevleriydi. Onlar da görevlerini gereken kararlılıkla yerine getirmediler. Yasal görevler yerine getirilmiş olsaydı, 20 yıl içinde bu gün aşırı köpek nüfusu problemi neredeyse sona erecek duruma gelirdi.

“YENİ DÜZENLEME ŞOK ETKİSİ YARATTI”

Sıcaklarda telefon bataryalarına dikkat! Kalitesizse batarya patlayabilir! Sıcaklarda telefon bataryalarına dikkat! Kalitesizse batarya patlayabilir!

Yeni düzenlemenin şok etkisi yarattığını söyleyen Erbiller, “20 yıldır uygulanmayan bir yasadan sonra yeni düzenleme hepimizde şok yaşattı. Yasada zaten görevleri olan 4 bakanlık rapor düzenlemiş, başka ülkeler nasıl yapmış diye araştırıp İngiltere’yi seçmişti.  Raporlarındaki tespitler görevlerinin yerine getirilmediğinin de acık itirafı olmuştur.  20 yıldan sonra sanki toplama çözümmüş, yüzlerce yıl yok etmenin  “Köpekler toplanacak, barınaklarda 30 günlük bir esaret döneminden sonra sahiplenilmezlerse öldüreceklermiş.”  2020 yılında TBMM’de kurulan hayvan hakları komisyonunda her şey masaya yatırılmış, bütün parti temsilcilerinin onayı ile 192 sayfalık 34 maddeden oluşan rapor zaten hazırlanmıştı. O rapor dururken böyle bir tasarı elbette infial yarattı.  Birkaç sene önce ortaya çıkan, artık işine de geldiği için resmi kurumların desteklediğinden emin olduğumuz,  bir takım medyanın da pompaladığı, çoğu neredeyse sahipli köpeklere ait olan, başka ülkelerden de aldıkları görüntülerle sanki tüm köpekler kalkışmaya hazırlanıyor, saldıracaklar algısıyla  “uyutmak”  kelimesini vatandaşın dağarcığına kattılar.

“BİRDENBİRE KÖPEK DÜŞMANLIĞI OLUŞTURULDU”

Erbiller, şöyle konuştu:

“Ortamda birdenbire bir köpek düşmanlığı oluşturuldu. Vatandaş durumu şöyle değerlendirecektir: “ Devletimiz de köpekleri tehlikeli bulmuş ki yeni bir düzenlemeye gerek duymuş.” Bu inancın egemen olacağı bir ortamda barınaklardaki köpeklerin 30 gün içinde bir yuva bulmasını beklemek, hem de internet üzerinden, aşırı bir iyimserliktir. Üretimi kesmemiş, internette satışa izin verilmiş, kaçak yollarla cins köpek, kediler sokulmaya devam etmiş, çipleme yapılmamış, denetlenmemiş, köpeğini, kedisini terk edenlere yaptırım uygulanmamış, görevliler sorumluluklarını ciddiye almamış sorumlusu sokakta yaşayan gariban köpekler olmuştur.”

KÖPEKLERİN TOPLATILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİNİN BİR ÇÖZÜMMÜŞ GİBİ SUNULDU

Köpeklerin toplatılması ve öldürülmesinin bir çözümmüş gibi sunulduğunu aktaran Erbiller, “Bu uygulama daha sürdürülebilir ve insani alternatifleri dikkate almayan kısa görüşlü ve faydasız bir uygulamadır. Aynı zamanda toplumumuz üzerinde de son derece yıkıcı bir psikolojik etkiye sahiptir. Kısırlaştırılan ve aşılanmış sokak hayvanları periferde yaşayan yabani hayvanlar için bir bariyer oluşturur ve kuduz gibi birçok hastalığın eliminasyonunu sağlar. Fare ve sıçanların Avrupa'nın birçok metropolinde olduğu gibi sokaklarda gezinmesini ve hastalık yaymasını önler. Bugün bu konuda örnek gösterilen ülkelerin tamamında bu sorun çözülmemiştir.  Köpeklerin toplatılması ve öldürülmesi, sokak hayvanlarının aşırı çoğalmasının temel nedenlerini ele almaz ve yeni köpeklerin sokaklara düşmesini engellemez.” dedi.

 “SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ”

Yeni yasa değil olanı uygulatma ve denetleme ile çözümleri bir seferberlik ilan edilerek hayata geçilirse köpek nüfusunun kısa sürede kontrol altına alacağını kaydeden Erbiller, “Kısırlaştırma, aşılama ve sahiplendirme programları ve toplu sahiplendirme kampanyaları sadece daha insancıl olmakla kalmaz, aynı zamanda barınakların yönetimi ve uyutma /öldürme prosedürlerine kıyasla uzun vadede uygun maliyetlidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti,  Avrupa'yı taklit eden değil, olumlu örnekleri alıp kendi nevi şahsına münhasır özellikleri ile harmanlayıp, yaşama düşman olmayan, adına ve amacına uyan, atıl olmayan bir Kanunu uygulama kudretine sahiptir. Yeni yasa değil olanı uygulatma ve denetleme ile çözümleri bir seferberlik ilan etmeliyiz.”  dedi

“KÖPEK SATIŞLARI YASAKLANMALI”

Köpek satışlarının yasaklanması gerektiğini vurgulayan Erbirliler, “Bugün sayıları tam olarak bilinmese de, bir zamanlar insan bakımında olan ancak sokaklara ya da barınaklara terk edilen köpek sayısı artışa geçmiştir.  Köpek satışına ilişkin katı düzenlemelerin geliştirilmesi, etkin bir şekilde uygulanması ya da tamamen yasaklanması, sorunun kaynağı olan sorumsuz yetiştirme ve düşünmeden yapılan satın almaları ele alarak aşırı nüfus artışını engellemeye yardımcı olacaktır.

Sokak hayvanlarının sahiplenilmesini teşvik eden girişimler teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Erbiller, ekonomik krizin etkileriyle terkler artmakta, köpek sahiplenme oranları ise azaldığını dile getirdi.

Erbiller, sözlerine şöyle devam etti: Bu  yerli mama üretimleri desteklenmeli ve kaliteli, uygun maliyetli yerli mama üretimi teşvik edilmeli ve KDV oranı sıfırlanmalıdır. İlgili kanun ve yönetmeliklerde düzenlemeye gidilerek sahipli hayvanlar için de ücretsiz tedavilerin ve kısırlaştırmaların yapılabileceği hayvan devlet hastaneleri kurulması gerekmektedir. Köpek satışları durdurulurken, köpek sahiplenmelerini teşvik amacıyla vergisel avantajlar sunulmalıdır. Bakanlık ve devletin önderliğinde bahçesinde köpekler için yaşam alanı kurabilecek tüm şirketler, belediye binaları ve iştiraklerinin binaları, kamu kuruluş binaları kapasitesine göre 3-4 köpeği sahiplenmeli ve bunların bakımını üstlenmelidir.

“ÖLDÜRME DEĞİL YAŞATAN YASA UYGULANMALIDIR”

Öldürme değil yaşatan yasanın uygulanmasını beklediklerini belirten Erbiller, sözlerini şöyle tamamladı: “Muhtarlar, yerel yönetimler arasında etkin bir işbirliği geliştirilmeli ve özellikle kırsal alanlarda sahipli ya da sahipsiz tüm hayvanlar için kısırlaştırma çalışmaları başlamalıdır. Valilikler tüm belediyelerle işbirliği yapıp, şehrin tüm kısırlaştırma kapasitesini dikkate alarak tüm köpekleri 3 ay içerisinde kısırlaştırılacağı bir plan ile gelmeli, gerekli durumlarda il ve ilçe sınırlarında yer alan üniversite hastaneleri, özel klinikler ve hastanelerde kısırlaştırma çalışmalarına dahil edilmelidir. Hem insan hem de hayvan tüm sakinlerinin yaşamlarına değer veren ve onları koruyan bir toplum yaratmak için öldürme değil yaşatan yasanın uygulanmasını, sunulan çözümlere kulak verilmesini bekliyoruz.”

Muhabir: Özkan Çelik