Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticileri, son yıllarda artan dolu, don ve aşırı sıcaklık risklerine karşı bağlarını “dolu tülü” sistemiyle koruma altına aldı. Türkiye’nin önemli üzüm üretim merkezlerinden biri olan bölgede çiftçiler, hem ürün kaybını önlemek hem de kaliteyi artırmak için bağların üzerini özel örtülerle kaplayarak iklim koşullarına karşı adeta bir kalkan oluşturuyor.
Türkiye’nin önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üreticiler, iklim değişikliğinin etkisiyle artan dolu, don ve yüksek sıcaklık risklerine karşı bağlarını “dolu tülü” ile örtü altına alıyor. Sistem sayesinde hem ürün kaybı önleniyor hem de üzüm kalitesinde artış sağlanıyor.
3 bin dönüm dolu tülü sistemiyle korunuyor
Sarıgöl’de yaklaşık 130 bin dönüm alanda üzüm üretimi yapılırken, bunun yaklaşık 3 bin dönümlük kısmı dolu tülü sistemiyle korunuyor. Saydam yapıya sahip özel örtüler, asmaların üzerine gerilerek hem güneşin yakıcı etkisini azaltıyor hem de dolu ve dona karşı fiziksel koruma sağlıyor.
Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, son yıllarda artan olumsuz hava olaylarının üreticileri bu yönteme yönelttiğini belirtti. Ülgen, “Güneşi azaltıyor, afetten koruyor. Daha kaliteli üzüm elde edilmesini sağlıyor. Geçen yıl yaşanan don olayında örtülü alanlar zarar görmedi” dedi.
Üretimin büyük kısmının ihracata gittiğini vurgulayan Ülgen, bölgeden özellikle Avrupa ve Rusya’ya yoğun sevkiyat yapıldığını ifade etti.
Üreticiler memnun: “Ürün yanmıyor, raf ömrü uzuyor”
Emcelli Mahallesi’nde üretim yapan Bülent Karaoğlan ise dolu tülünün yalnızca koruma sağlamadığını, ürün kalitesini de yükselttiğini söyledi. Karaoğlan, “Üzüm yanmadığı için raf ömrü uzuyor. Dolu yağdığında tül olmazsa ürün tamamen zarar görebiliyor” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 4-5 yıl kullanım ömrü bulunan dolu tülü sisteminin her sezon bakım ve toplama işlemlerinden geçtiği belirtilirken, üreticiler artan iklim riskleri nedeniyle bu yöntemin artık zorunluluk haline geldiğini ifade ediyor. Manisa’nın üzüm bağlarında yaygınlaşan sistem, hem üreticiyi koruyor hem de ihracat kalitesini güvence altına alıyor.