Yatırım fonlarına yönelik soruşturmalarda yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurdu. Başsavcılık, Gönül’ün görev yaptığı dönemde yatırım fonlarının denetimi ve gözetimine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediğine dair “açık ve yeterli emareler” bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.
Eski SPK Başkanı Gönül Hakkında Soruşturma İzni İstendi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından 30 Eylül 2026 tarihli yazıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruldu. Yazıda, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürütülebilmesi için izin talep edildi. Gönül, 18 Nisan 2022 ile 18 Nisan 2026 arasında SPK Başkanlığı görevini yürütmüş, daha sonra Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlığı görevine başlamıştı.
Dört Ayrı Soruşturma Yürütülüyor
Başsavcılığın yazısında, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin dört ayrı soruşturmanın sürdüğü belirtildi. Soruşturmalarda Borsa İstanbul’da işlem gören hisseler ile TEFAS’a açık ve kapalı yatırım fonları birlikte inceleniyor. Fonlar ile hisseler arasındaki bağlantılı ve eş zamanlı hareketlerin de araştırıldığı bildirildi. Soruşturmaların yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlere ilişkin olduğu aktarıldı.
SPK’nın Fon Denetimindeki Sorumluluğuna Dikkat Çekildi
Başsavcılık yazısında SPK’nın yatırım fonları üzerindeki denetim ve inceleme faaliyetlerine ilişkin görevlerine de yer verildi. SPK’nın, yatırım fonlarının Borsa İstanbul’da işlem gören paylarda ekonomik ve finansal gerçeklerle uyuşmayan yapay fiyat hareketlerine yol açıp açmadığını takip etmekle yükümlü olduğu belirtildi.
Gönül Daha Önce Şüpheli Sıfatıyla İfade Verdi
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 30 Eylül’de yürütülen fon soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi ve işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. Şüpheli sıfatıyla ifade verilmesinin tek başına suçluluk anlamına gelmediği ve soruşturma sürecinin devam ettiği bildirildi.





