İZMİR’DE iki kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının üzerinden iki yıl geçti. İstanbul’da ise sağanak sırasında elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki çocuğun yaşamını yitirmesi, elektrik tesisatlarındaki güvenlik önlemlerini yeniden tartışmaya açtı. Manisa’da farklı noktalarda kaydedilen görüntüler, benzer faciaların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı sorusunu gündeme getirdi.

İHMALLERİ GÖRÜNTÜLEDİK

Sağanak yağışlarla birlikte oluşan su birikintileri ve taşkınlar, açıkta kalan veya yeterince korunmayan elektrik tesisatlarındaki riskleri artırabiliyor. Manisa Olay Gazetesi olarak Muradiye, Karaali, Güzelyurt mahalleleri ve Küçük Sanayi Sitesi başta olmak üzere birçok noktadaki altyapı çalışmalarını görüntüledik.

Fotoğraflara yansıyan açık kablolar, korumasız elektrik panoları ve çevre güvenliği yeterince sağlanmamış kazı alanları, kentteki çalışmaların hangi güvenlik önlemleri altında yürütüldüğü sorusunu beraberinde getirdi.

OKUL VE CAMİ ÇEVRESİNDE TEHLİKE

Karaali bölgesindeki bir özel okul ile Yeni Karaköy Camii yakınlarında kaydedilen görüntülerde, elektrik direklerindeki bazı tesisatların dış etkenlere ve olası temasa açık olduğu görüldü.

Muradiye’de bir sitenin önünde yürütülen altyapı çalışmasında ise kazı alanının yeterince kapatılmadığı ve çevrede gerekli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığına ilişkin soru işaretleri oluştu.

Yol kenarlarında kapakları açık veya tamamen sökülmüş elektrik panoları ile dışarı sarkan kablolar da dikkat çekti. Bazı alanlarda moloz, tahta parçaları ve kablo artıklarının bulunması, çalışma sahalarının güvenliğinin nasıl sağlandığı sorusunu gündeme getirdi.

Üzerinde “Dikkat ölüm tehlikesi” yazan uyarı levhalarının bulunduğu alanlarda dahi bu görüntülerin ortaya çıkması, alınan önlemlerin yeterliliğini tartışmaya açtı.

“KABLOLARDA ENERJİ YOK” DEMEK YETERLİ Mİ?

Açıkta bulunan kablolarda elektrik enerjisi olmadığı belirtilse bile bu durum, tek başına yeterli bir güvenlik önlemi olarak değerlendirilemez. Tesisatların fiziksel olarak korunması, yetkisiz kişilerin erişiminin engellenmesi ve çalışma alanlarının güvenli hale getirilmesi gerekiyor.

Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin 30. maddesi, gerilim taşıyan bölümlere doğrudan teması önleyecek koruma tedbirlerine ilişkin hükümler içeriyor. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 5. maddesi de insanların yaklaşabileceği mesafelerde bulunan gerilimli tesis bölümlerine karşı gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını öngörüyor.

Bu kapsamda, söz konusu alanlarda kullanılan tesisatların durumu ve alınan önlemlerin ilgili mevzuata uygunluğu yetkili kurumlarca incelenmeli.

YAĞIŞLI HAVALARDA RİSK DAHA DA ARTIYOR

Açıkta kalan kablolar, korumasız elektrik panoları ve güvenli hale getirilmeyen kazı alanları, özellikle yağışlı havalarda daha büyük tehlikelere yol açabilir. Su birikintilerinin elektrik tesisatlarıyla temas etmesi ihtimali, bölgede yaşayan vatandaşlar ve bu güzergahları kullanan yayalar açısından endişe yaratıyor.

Çocukların okullara gidip geldiği, vatandaşların cami ve site çevrelerinde yürüdüğü alanlarda güvenlik önlemlerinin eksiksiz uygulanması hayati önem taşıyor. Olası bir facianın ardından harekete geçmek yerine, tehlike ortaya çıktığı anda gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.

GÖZLER GDZ ELEKTRİK VE İLGİLİ KURUMLARDA

Manisa’nın farklı noktalarında kaydedilen görüntülerin ardından gözler, elektrik dağıtım şirketi GDZ Elektrik ve ilgili kurumların denetimlerine çevrildi. Açıkta bulunan kabloların ve korumasız panoların hangi koşullarda bırakıldığı, çalışma alanlarında gerekli güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı açıklığa kavuşturulmalı.

İzmir ve İstanbul’da yaşanan acı olaylar hafızalardaki yerini korurken Manisa’da benzer risklerin ortadan kaldırılması için denetimlerin sıklaştırılması ve tespit edilen eksikliklerin giderilmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi