Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini değerlendiren Psikolog Başak Tatlı, yasakların tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Tatlı, “Sosyal medya artık çocukların ve gençlerin sosyal hayatının bir parçası... Bu nedenle tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde anlaşılmadıkları veya sosyal hayatlarının kısıtlandığı hissini oluşturabilir. Benim yaklaşımım, çocukları dijital dünyadan tamamen uzaklaştırmak yerine onlara güvenli ve bilinçli kullanım becerileri kazandırmak” dedi.
Manisa Olay Gazetesi'nden Didem ALTINAY'ın özel haberine göre 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmasını yasaklayan ve 15-18 yaş grubuna özel güvenlik ve gizlilik önlemleri getiren yönetmelik yürürlüğe girdi. Sosyal medya platformlarına yaş doğrulama, çocuklara özel hesaplar ve ebeveyn denetim araçları sağlama yükümlülüğü getirildi.

Psikolog Başak Tatlı, düzenlemenin çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.
Sosyal medyanın çocukların arkadaşlık ilişkilerinin ve sosyal yaşamlarının bir parçası haline geldiğini belirten Tatlı; kısıtlamaların bazı çocuklarda yalnızlık, kaygı ve dışlanmışlık hissi oluşturabileceğini ifade ederek ailelerin yasaklayıcı yaklaşım yerine rehberlik edici ve bilinçli bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.

“ÇOCUKLARI DİJİTAL DÜNYADA YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ”
Psikolog Başak Tatlı, “Çocukların sosyal medya kullanımını yalnızca olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmemek gerekiyor. Sosyal medya artık çocukların ve gençlerin sosyal hayatının bir parçası. Bu nedenle tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde anlaşılmadıkları veya sosyal hayatlarının kısıtlandığı hissini oluşturabilir. Benim yaklaşımım, çocukları dijital dünyadan tamamen uzaklaştırmak yerine onlara güvenli ve bilinçli kullanım becerileri kazandırmak” dedi.

“YALNIZCA YASAKLAMAK KALICI ÇÖZÜM SAĞLAMAZ”
Dijital bağımlılıkla mücadelede sosyal medya yasağının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Tatlı, “Bir davranışı yasaklamak, o davranışın altında yatan ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Çocuk sosyal medyayı yalnızlık, sıkılma, arkadaşlarıyla iletişim kurma veya onaylanma ihtiyacı nedeniyle kullanıyor olabilir. Bu ihtiyaçları anlamadan yalnızca erişimi engellemek kalıcı bir çözüm sağlamayabilir. Çocuğa sadece ne yapmaması gerektiğini değil, bunun nedenini ve yerine ne yapabileceğini de öğretmeliyiz. Aile içinde herkes için geçerli, anlaşılır ve tutarlı dijital kullanım kuralları belirlenebilir. Yemek saatlerinde ve uyku öncesinde ekranlara ara vermek bunun güzel örneklerinden biri. Bunun yanında çocuklara spor, sanat, oyun, kitap okuma ve arkadaşlarıyla yüz yüze vakit geçirme gibi alternatifler sunmalıyız” dedi.
“ÇOCUKLARI DİJİTAL DÜNYADA YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ”
Siber zorbalık, zararlı içerikler ve sosyal medya baskısına karşı yalnızca ailelerin değil, okulların ve ilgili kurumların da sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Psikolog Başak Tatlı, “Okullarda dijital okuryazarlık, siber zorbalık, mahremiyet ve kişisel sınırlar konusunda çalışmalar yapılmalı. Çocukların öz güvenini, duygusal dayanıklılığını ve akran ilişkilerini güçlendirmeliyiz. Siber zorbalığa maruz kalan çocukları suçlamamalı, yaşadıklarını küçümsememeli ve gerektiğinde psikolojik destek almalarını sağlamalıyız. Ben bir çocuk psikoloğu olarak bu sürece yalnızca yasaklar üzerinden bakmamamız gerektiğini düşünüyorum. Çocukları dijital dünyadan korumak istiyorsak, öncelikle onları dijital dünyada yalnız bırakmamayı öğrenmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Haberin devamını Manisa Olay Gazetesi'nden okuyabilirsiniz!





