Bursa'da bir kişi, arkadaşına farklı tarihlerde banka aracılığıyla borç para gönderdi. Alacaklı, verdiği parayı WhatsApp üzerinden geri istedi. Parasını alamayınca icra takibi başlattı. Borçlu ise gönderilen paranın daha önce elden verdiği yaklaşık 900 bin liralık borcun geri ödemesi olduğunu savunarak takibe itiraz etti.

İLK MAHKEME ALACAKLIYI HAKLI BULDU

Davaya bakan Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarını ve banka dekontlarını inceledi. Mahkeme, paranın borçlunun zor durumda olması nedeniyle ödünç verildiği ve daha sonra geri istendiği sonucuna ulaştı.

Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek icra takibinin devamına ve borçlu aleyhine yüzde 20 icra inkar tazminatına karar verdi.

İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI DEĞİŞTİRDİ

Dosyanın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi, icra takibinden önce borçluya usulüne uygun bildirim yapılmadığına hükmetti.

Mahkeme, borcun ödeme emrinin tebliğinden altı hafta sonra ödenebilir hale geleceğini belirterek davayı reddetti. Bunun üzerine alacaklı kararı temyize taşıdı.

WHATSAPP MESAJLARI BİLDİRİM SAYILABİLİR

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarının ve üzerinde "elden borç" açıklaması bulunan banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Yargıtay, geri ödeme tarihi belirlenmeyen ödünç paralarda, alacaklının ilk talebinden itibaren altı haftalık sürenin geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

Somut olayda alacaklının parasını 8 Ekim 2021 tarihinde istediği, icra takibinin ise 28 Eylül 2022 tarihinde başlatıldığı tespit edildi. Böylece gerekli sürenin dolduğu değerlendirildi.

Yüksek Mahkeme, WhatsApp yazışmalarının borcun geri istenmesine ilişkin bildirim açısından dikkate alınabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararını davacı lehine bozdu.

Karar, her WhatsApp mesajının tek başına borcu kanıtladığı anlamına gelmiyor. Yazışmaların içeriği ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi