AK Parti Grup toplantısında önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin yaptığı açıklamada, "FETÖ elebaşı ile ben de görüştüm, Demirel de görüştü, Ecevit de görüştü. Görüşmeyen tek isim vardı, o da Erbakan Hocamızdır" dedi. Erdoğan, Manisa depremiyle ilgili de bölge halkına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

AK Parti Grup toplantısında önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin yaptığı açıklamada, "FETÖ elebaşı ile ben de görüştüm, Demirel de görüştü, Ecevit de görüştü. Görüşmeyen tek isim vardı, o da Erbakan Hocamızdır" dedi. Erdoğan, Manisa depremiyle ilgili de bölge halkına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

19 Şubat 2020 Çarşamba 11:37
AK Parti Grup toplantısında önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda bir konuşma gerçekleştiriyor. Burada gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün siyasi ayağı tartışmaları kapsamında, FETÖ lideri Fethullah Gülen'in merhum Başbakan Necmettin Erbakan ile hiç anlaşamadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Sözlerimin hemen başında dün akşam Manisa'da meydana gelen depremden dolayı tüm vatandaşlarıma geçmiş olsun diyorum.

Geçtiğimiz hafta, ülkemiz bunca sıkıntıyla boğuşurken, birilerinin ısrarla "FETÖ'nün siyasi ayağı" ve bununla bağlantılı bir şekilde yeni darbe teşebbüsü tartışması açmasının gerisindeki sinsiliğe dikkat çekmiştim. Maalesef, aynı tartışmanın hala sürdürülmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu ülkede FETÖ meselesinin, çok uzun ve derin, sosyal, siyasi, kültürel kökleri olduğunu bilmeyen kimse yoktur. AK Parti'den önce olduğu gibi, AK Parti döneminde de Türkiye bu süreci yaşamıştır. Bu yapı, diğer pek çok sivil toplum örgütü gibi, toplumun ve hukukun meşru kabul ettiği sınırlar içinde faaliyet yürütürken tehdit ilan edilmiş değildir. Ne zaman ki bu yapının, eğitim, hayır, dayanışma sınırlarını aşıp, devleti ele geçirmeye çalışan bir örgüt olduğu netleşmiştir, işte o zaman karşısında bizi, milletimizi ve hukuku bulmuştur.

"FETÖ'NÜN BU ÜLKEDE ANLAŞAMADIĞI TEK LİDER VARDIR"

Türkiye'de FETÖ'nün serpilmesinde, büyümesinde, güçlenmesinde herkesin payı olabilir. Ama bu ülkede FETÖ'yü terör örgütü olarak ilan edip ona savaş açan şahsım ve AK Parti'dir. Bu süreçleri iyi bilen birisiyim. FETÖ'nün bu ülkede anlaşamadığı tek lider vardır. O da Erbakan Hocamızdır. Şimdi Erbakan Hocamla beraber olduğunu iddia eden malum zat FETÖ ile beraber dirsek teması ile olanlarla beraber yürüyorlar. Her gün birileri çıkıp, FETÖ konusunda ahkâm kesmeye çalışıyor. Hâlbuki bu ülkede vesayet güçleri yıllarca FETÖ'ye en küçük bir şekilde dokunmamışlar, tam tersine Allah diyen, kitap diyen, namaz kılan, eşi başörtülü kim varsa, onları tasfiye etmenin yollarını aramışlardır. İrtica ile mücadele kisvesi altında din düşmanlığı yapılmasına elbette biz de, milletimiz de rıza gösteremezdi.

"BAŞBAKANLIĞIMDA ÖNÜME TEK BİR FETÖ'CÜNÜN DOSYASI GELMEDİ"

Başbakanlığım boyunca, Yüksek Askeri Şuralarda önüme tek bir FETÖ'cünün dosyası gelmedi. Gelen dosyalar hep mütedeyyin insanlarla ilgiliydi. Çünkü takiyyeyi bir hayat biçimi haline getiren FETÖ'nün hiçbir mensubu, dinle, diyanetle ilişkili bir görüntü vermiyordu. Milletin değerleriyle uğraşmaktan kendi bünyelerini "habis ur" gibi saran FETÖ tehdidini görmeyenlerin bugün bizi suçlaması, aslında kendi gafletlerini saklama çabasından başka bir şey değildir.

Yıllarca siyasi alanda insanlara değerlerinden, ibadetlerinden, kıyafetlerinden dolayı saldıranların durumları da aynıdır. Bunlar, FETÖ tehdidi ortaya çıktıktan ve mücadele başladıktan sonra birden karşımıza en büyük FETÖ savunucusu olarak çıkarak, aslında ne kadar omurgasız olduklarını göstermişlerdir. Demokrasi, insan hakları, hukuk, adalet söylemlerini FETÖ'yle mücadeleyi sulandırmak, FETÖ tehdidini hafifletmek için kullananlar, bu millet için en az FETÖ zihniyeti kadar tehlikelidir. Bu kesimlerin PKK için de, ülkemize adeta savaş açmış her türlü iç ve dış odak için de aynı tutumu göstermeleri, zihniyet bozukluğunun konjonktürel değil yapısal olduğunun işaretidir.

"BU ZIRVALARA CEVAP VERME SEBEBİMİZ, MİLLETİMİZE OLAN SAYGIMIZ"

Bizim bu zırvalara cevap vermemizin tek sebebi ise, milletimize olan saygımızdır. Meydanı, demokrasinin kendilerine sunduğu zemini yalanları ve iftiralarıyla milleti zehirlemek için kullananlara asla bırakmayacağız. Türkiye'nin, terörle mücadeleden ekonomiye kadar her alanda tarihinin en büyük mücadelelerinden birini verdiği şu dönemde, ülkenin ve milletin dikkatini dağıtmak, enerjisini heba etmek isteyenlere izin vermeyeceğiz. Bu meseleyi izah edecek, ithamları cevaplandıracak, iftiraları atanların yüzlerine çarpacak ve yaşananları tarihe havale edeceğiz.

"CHP'NİN FETÖ YANDAŞI OLACAĞINI TAHMİN EDEMEDİK"

FETÖ'yü bir terör örgütü olarak tanımlar ve mücadeleyi başlatırken, karşımızdaki sorunun büyüklüğünü az çok biliyorduk. Tahmin edemediğimiz husus, CHP'nin ve yıllarca zahirde bu gibi yapılara karşı gözüken çevrelerin, bir anda karşımıza en büyük FETÖ yandaşı olarak çıkmalarıydı. Bizim bu yapıyla en başından beri hem meşrebi, hem itikadi sorunumuz vardı. Ama hükümetlerimiz döneminde, ülkede bizim gibi düşünmeyen, hareket etmeyen herkes gibi bunlara da hukuk ve hakkaniyet sınırları içinde yaklaştık. Liderler içerisinde sadece ilişkisi olmayan Erbakan hocamızdı.

Vesayet tüm gücüyle üzerimize gelirken, hem bu işin arkasındaki FETÖ gölgesini, hem de örgütün bürokratik ve toplumsal işgal projesini fark edip, gereken tedbirleri 10 yıl öncesinden almaya başladık. Zaten süreç 2010'da başladı. İlk zamanlar, bu yapının oluşturduğu tehdidi, kendi çevremize bile anlatmakta zorlandığımızı kabul ediyorum. MİT kumpası, bu yapının gerçek niyetinin, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde anlaşılmaya başlanmasını sağladı.

"FETÖ İLE GERÇEK ANLAMDA SAVAŞAN BİZİZ"

Hem siyasette, hem bürokraside, hem de nazımızın geçtiği sivil toplum yapılarında bildiğimiz, teşhis ve tespit ettiğimiz FETÖ'cüleri süratle tasfiye etmeye başladık. FETÖ'nün devlet ve toplum hayatımızın kılcal damarlarına kadar sızmasının tarihi eskidir ve müsebbipleri çoktur, ama FETÖ'yle gerçek anlamda amansız bir savaşa tutuşan tektir; 2010 itibarıyla o da biziz. Biz ülkenin yönetimini devraldığımızda, güya bu konuda en hassas kurumlar olan ordunun, emniyetin, yargının, akademinin kritik noktaları zaten örgüt tarafından işgal edilmişti.

Son Güncelleme: 19.02.2020 11:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol