2026 yılına hızlı bir yükselişle başlayan ons altın, yılın ilk ayında 5.603 dolar seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini gördü. Ancak güçlenen dolar, yüksek faiz beklentileri ve küresel belirsizlikler, değerli metalde sert bir düzeltmeyi beraberinde getirdi. Ons altın, zirve seviyesinden yüzde 21’i aşan kayıpla 4.340 dolar bandına kadar geriledi.
Piyasalar üzerinde etkili olan en önemli faktörlerden biri, küresel jeopolitik gelişmeler oldu. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler enerji fiyatlarını yukarı çekerken, enflasyon beklentilerini de yeniden gündeme taşıdı. Buna rağmen, ABD’de faizlerin yüksek kalacağına yönelik beklentiler güç kazandı.
ABD Merkez Bankası Federal Reserve tarafında daha önce beklenen faiz indirimleri yerini, faizlerin 3,50–3,75 bandında sabit tutulacağı öngörüsüne bıraktı. Bu durum, doların son dönemde güçlenmesine yol açarken, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
Artan faiz beklentileri ve güçlü dolar, özellikle kısa vadeli yatırımcıların satışlarını hızlandırdı. Bu da ons altındaki geri çekilmenin derinleşmesine neden oldu.
Kurumlar uzun vadede iyimser
Piyasalardaki kısa vadeli baskıya rağmen büyük finans kuruluşları altın için uzun vadede olumlu beklentilerini sürdürüyor. JPMorgan, yıl sonu için 6.300 dolar hedefini koruyor. Bu da mevcut düşüşlerin bazı yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak değerlendirildiğine işaret ediyor.
Öte yandan ABD’nin açıkladığı geçici ateşkes haberleri piyasalarda tansiyonu bir miktar düşürse de, altın fiyatları 4.370 dolar civarında dengelenmiş durumda.
Altın piyasasında kısa vadeli yönü belirleyecek en kritik gelişme olarak 26 Mart’ta açıklanacak ABD PMI verileri öne çıkıyor. Bu veri, hem ekonomik aktiviteye dair sinyaller verecek hem de Fed’in faiz politikalarına ilişkin beklentileri şekillendirecek. Yatırımcılar, altındaki yönün bu veriyle netleşmesini bekliyor.





