Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu üyeleri, Manisa’da düzenlenen toplantıda sağlık sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, kurul üyeleri Sinan Adıyaman ile Erman Üney, CHP Manisa İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Programa CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, partililer, bürokratlar ve basın mensupları katıldı. Toplantıda konuşan Kayıhan Pala, mevcut sağlık sisteminin ticarileştiğini ve vatandaşların sağlık hizmetine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını söyledi. Sağlığın temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Pala, finansal, coğrafi ve yönetsel engellerin kaldırılacağı yeni bir sağlık modeli üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
“SAĞLIK HİZMETİ PARASI OLANIN ULAŞABİLDİĞİ BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ”
Kayıhan Pala, mevcut sağlık sisteminin vatandaşların sağlık hizmetine erişiminde ciddi sorunlar yarattığını belirterek, “Parası olanın parası kadar erişebildiği, parası olmayanın ise uzun kuyruklarda, bekleme sürelerinde ve randevu sorunları nedeniyle zaman kaybetmek zorunda kaldığı bir yapıyla karşı karşıyayız. Birinci basamağın içi boşaltıldı ve sağlık emek gücüyle ilgili ciddi sorunların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Biz paradigma değişikliği derken, sağlığı ticareti yapılabilen bir alan olmaktan çıkarmayı ve bunu temel bir insan hakkı olarak yeniden yapılandırmayı hedefliyoruz. Eğer bir şey hak ise, onun önündeki tüm engelleri kaldırmanız gerekir. Bir emekli eczaneye gidiyor, ilaçlarını almak istediğinde karşısına 800 liranın üzerinde bir ödeme çıkıyor. Katkı payı, ilaç farkı derken insanlar bazen ilaçlarının tamamını alamıyor. Bu durum sağlığın bir hak olmaktan çıkmasına neden oluyor. Biz bu finansal engelleri ortadan kaldıracak bir sistemi hayata geçirmek istiyoruz.” diye konuştu.
“SAĞLIKTA EŞİTSİZLİKLER ÇOK DERİNLEŞTİ”
Kayıhan Pala, Türkiye’de sağlık alanındaki eşitsizliklerin giderek derinleştiğini belirterek, “Bebek ölüm hızı bütün dünyada sağlık sistemlerinin durumunu anlamak için kullanılan en önemli ölçütlerden biridir. Şimdi düşünün; bir ilimizde bin yeni doğan bebekten üçü hayatını kaybediyor ve bu oran Avrupa Birliği ile OECD ortalamasına yakın. Ancak başka bir ilimizde aynı sayı 16’ya kadar çıkıyor. Örneğin Gaziantep ve Şanlıurfa’da durum böyle bu sorun yıllardır devam ediyor. Ülkenin bazı kentleri sağlık alanında geri planda bırakılmış durumda. Sağlık hizmetine erişim açısından ciddi eşitsizlikler yaşanıyor. Bu farklılıkları yalnızca iller arasında değil, ilçeler düzeyinde de görmek mümkün. Bizim hedefimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin her yurttaşının, ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine her zaman ve her yerde ulaşabilmesini sağlamak.” ifadelerini kullandı.
“MANİSA SAĞLIKTA HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL”
Kayıhan Pala, CHP Sağlık Politikaları Kurulu tarafından illere yönelik kapsamlı bir çalışma hazırlandığını belirterek, Manisa’nın sağlık göstergelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pala, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verileri doğrultusunda illerin sağlık sıralamalarını inceledik. Manisa, Türkiye genelinde sağlık sıralamasında 29. sırada yer alıyor. Aslında bu durum ayrıca tartışılması gereken bir konu. Çünkü Manisa’nın sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi sağlık sıralamasından daha iyi bir noktada bulunuyor. Yani kent, ekonomik ve sosyal gelişmişliğine rağmen sağlık alanında daha geri planda kalmış durumda. Akademik çalışmalarda da bunu görüyoruz. Sağlık çalışanı sayısının düşük olması, sağlık hizmetlerinin niteliğini ve erişilebilirliğini etkiliyor. Bu açıdan baktığımızda Manisa, sağlık alanında hak ettiğini alamayan illerden biri olarak karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.
“SAĞLIĞA BÜTÜNCÜL YAKLAŞMAK GEREKİYOR”
Kayıhan Pala konuşmasında “tek sağlık” yaklaşımına da değinerek, insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Covid-19 pandemisinin bu yaklaşımın önemini açık şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Pala, “Artık dünyada ‘tek sağlık’ denilen bir yaklaşım benimseniyor. Yani insan sağlığını, hayvan sağlığını ve çevre sağlığını birbirinden ayrı düşünemezsiniz. Covid-19 pandemisinde bunu hep birlikte yaşadık ve gördük. Biz 2009 ve 2010 yıllarında bu virüslerin bir gün insanlık için ciddi bir sorun oluşturabileceğini söylüyorduk. 2019’da Covid-19 pandemisiyle birlikte bunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Sağlığı yalnızca tıp doktorluğu üzerinden ele alamazsınız. İnsan sağlığıyla birlikte hayvan sağlığını, çevre sağlığını ve sağlığın sosyal belirleyicilerini de dikkate almak zorundasınız. Koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendiren bütüncül bir sisteme ihtiyaç var.” diye konuştu.





