İş hukukunda uzun süredir tartışma konusu olan yıllık izin hesaplamalarıyla ilgili kritik bir karar çıktı. İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi’nde görülen bir dava üzerinden yapılan değerlendirmede, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatillerinin izinden düşülmesi hukuka aykırı bulundu. Karar, Adalet Bakanlığı’nın “kanun yararına temyiz” başvurusu sonrası Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından emsal niteliğinde bozuldu.

Çalışanın kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarını talep etti

Söz konusu olay, iş sözleşmesi sona eren bir çalışanın kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarını talep etmesiyle başladı. Yerel mahkeme, işverenin sunduğu belgeleri esas alarak işçinin izin hakkını kullandığına ve ayrıca bir alacağının bulunmadığına karar verdi.

Ancak Adalet Bakanlığı, dosyayı “kanun yararına temyiz” yoluyla Yargıtay’a taşıdı. Bakanlık, yıllık izin süresi içinde kalan hafta tatillerinin izinden düşülmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesine aykırı olduğunu savundu.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kanun hükmünün açık olduğuna dikkat çekti. Kararda, yıllık ücretli izin dönemine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin süresinden kesin olarak düşülemeyeceği vurgulandı.

28 günlük izin hesabında kritik hata

Somut dosyada işçinin 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu, bu süre içinde 4 gün hafta tatiline denk geldiği tespit edildi. Yerel mahkemenin bu günleri de izin süresinden sayması hatalı bulunurken, Yargıtay işçinin hâlâ 4 günlük kullanılmamış izin alacağı olduğuna hükmetti.

Karar, iş dünyasında yıllık izin hesaplama sistemlerini doğrudan etkileyecek nitelikte emsal bir içtihat olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, işverenlerin insan kaynakları süreçlerini ve bordro sistemlerini bu karara göre güncellemesi gerektiğini, aksi halde yeni uyuşmazlık ve tazminat davalarının gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Kaynak: Haber Merkezi