YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Ahmetli’de üzüm üreticilerini ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Üreticilerin gündeminde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) üzüm alım fiyatını henüz açıklamamış olması ve artan girdi maliyetleri vardı.
Üreticiler, mazot, gübre, ilaç ve işçilik giderlerindeki artış nedeniyle mevcut şartlarda bağcılığın sürdürülemez hale geldiğini dile getirirken, TMO’dan maliyetleri karşılayacak bir fiyat açıklamasını beklediklerini ifade etti.
“Üzüm sergide, fiyatı bilmiyoruz, boşluktayız”
Üreticilerden biri, geçen yıla göre mazot maliyetlerinin ciddi oranda arttığını belirterek üzüm fiyatının en az 140-150 lira olması gerektiğini söyledi.
Üretici, “Geçen sene 35-40 lira mazot yakıyorduk, bu sene neredeyse 100 liraya geldi. Geçen yıldan bu yana mazota yüzde 100 zam geldi. Üzüm fiyatı 140-150 lira olursa emeği kurtarır. Yoksa mümkün değil. İşimiz çok zor. Üzümü ayırıyor, yüzde 7 fire var diyor. Fiyatı 120 lira da açıklasa verdiği fireden dolayı senin üzüm yine 80 liraya düşüyor” dedi.
Bir başka üretici ise 30 dönümlük bağı için yaklaşık 750 bin lira masraf yaptığını belirterek, fire ve kalite kesintileri nedeniyle açıklanacak fiyatın üreticinin eline daha düşük geçtiğini söyledi.

“Üzüm sergide, fiyatı bilmiyoruz, boşluktayız” diyen üretici, “30 dönüm yerim var, 750 bin lira masrafım var. Üzümün en ölü fiyatının 120 lira olması lazım. 100 kiloda 17 kilo fire veriyorlar. Artı üzümün 9 numaraysa 7-8 yapıyor. 120 liralık üzüm yine 80-90 liraya denk geliyor” ifadelerini kullandı.
“Babam 30 dönüm bağ ile 7 çocuğa baktı”
Bağcılığın geldiği noktayı anlatan üretici, geçmişte aynı üretim alanıyla daha fazla kişinin geçiminin sağlanabildiğini belirterek, “Biz deniz kenarından yazlık ev istemiyoruz, son model araba da istemiyoruz. Çarkımızı çevirelim, kimseye muhtaç olmayalım istiyoruz. Babamız bu yerleri bize bıraktı, biz de çocuklarımıza bırakalım istiyoruz. Tek mevzu bu” dedi.
Üretici, “60 yaşındayım, 10 yaşından beri bu piyasadayım, dedemden bağcıyız. Babam 30 dönüm bağ ile 7 çocuğa bakmış ama biz 2 tane çocuğa bakamıyoruz. O durumdayız. Aralık ayında icralar çoğalır, çiftçilerin yüzde 95’i borçlu” diye konuştu.
“80-90 liralık üzüm fiyatı üreticiyi batırır”
Artan yevmiye ve girdi maliyetlerine dikkat çeken başka bir üretici ise üzümün 80-90 lira seviyesinde açıklanmasının üreticiyi zor durumda bırakacağını söyledi.
Üretici, “Bin 500, bin 750 lira yevmiye, mazot 80 lira olmuş, gübre, ilaç derken vallahi şaşırdık. Üzüm bu fiyatta olursa yılbaşında ortalık arazi satandan geçilmez. 80-90 lira üzüm fiyatı kurtarmaz” ifadelerini kullandı.
Bir diğer üretici de günlük giderlerin en az 30 bin liraya ulaştığını belirterek, “80-90 liralarda üzüm fiyatı olursa üretici yandı, batar. En azından 120 liranın çiftçinin eline geçmesi lazım” dedi.
İşçiler de geçim sıkıntısından yakındı
Bağlarda çalışan işçiler de artan hayat pahalılığı nedeniyle kazançlarının yetersiz kaldığını dile getirdi.
Kadın işçilerden biri, “Üzümler güzel ama fiyat iyi değil. Bir de ilaçlar çok pahalı. Eskiden düğün yapılıyordu, ev alınıyordu. Şimdi 30-40 dönüm yer var, girdiğin kapıdan anca çıkıyorsun. Kirlendiğimizle kalıyoruz. Tüccarlar seviniyor, bizim gibi ameleler ise sürünüyor” dedi.
Sabah erken saatlerde işe başladığını belirten işçi, “Sabah 5 buçukta evden çıkıyorum, 6’da iş başı yapıyoruz, öğlen 2’de bırakıyoruz. Bin 500 lira kazancımı markette çocuğuma yetiremiyorum. Kendin evde soğan, patates kavurur yersin ama çocuk dışarıda gördüğü her şeyi istiyor” diye konuştu.
Bir başka işçi ise pazardaki fiyat artışlarından şikayet ederek, “Üzüm iyi ama mazot, benzin, gübre aldı başını gidiyor. Üzümün 140-150 liradan aşağı olmaması lazım. Pazara çıktığımız zaman çanta dolmuyor. Eskiden 700-800 lirayla pazara gidiyorduk, aldıklarımız pazar arabasından taşıyordu. Şimdi her şeyin kilosu 150 lira olmuş. Üç parça bir şey alıyorsun, elinde para kalmıyor” ifadelerini kullandı.
“Öğretmen gelirim olmasa burası zarar”
Bağcılığın aileden kalan bir geçim kaynağı olduğunu ancak artık genç neslin bu işe yönelmediğini belirten bir üretici de yaşadığı ekonomik tabloyu anlattı.
Öğretmen olduğunu belirten üretici, “Bağ aileden, ben devam ettiriyorum ama oğlumu buraya yönlendirmiyorum. Babam 15 dönüm yerle 3 tane çocuk okuttu, beni evlendirdi, kardeşlerimin düğününü yaptı. Ama ben öğretmenim, öğretmen gelirim olmasa burası zarar. Daha ben maaşımdan karşılıyorum buranın giderlerini” dedi.
Üreticiler, TMO’nun bir an önce üzüm alım fiyatını açıklamasını ve fiyatın artan üretim maliyetlerini dikkate alacak seviyede belirlenmesini istedi.





