Manisa Olay Gazetesi'nden Cansu Meriç'in haberine göre meme kanseri farkındalık ayı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, kanser tedavisinde beslenmenin rolü ve kilo yönetimi masaya yatırıldı.

Malta Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada Tıbbı Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gamze Göksel Öztürk ile Diyetisyen Berire Ceren Korkmaz meme kanseri sürecinde doğru bilinen yanlışlara ve dikkat edilmesi gereken konulara değindi.

“HER BİRİNDE FARKLI HİKAYELER VAR”

Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Gamze Göksel Öztürk, hekimlik mesleğinin kendisine insanlara dokunma fırsatı verdiğini belirterek hastalarıyla kurduğu bağın önemini vurgulayarak, “Salona baktığımda güzel yüzler, güzel gözler görüyorum. Her birinin arkasında birbirinden farklı hikayeler var. Bu hikayelerin arasında acıklı olanlar da var ve hepsi bende iz bırakıyor. Ancak sizinle birlikte duygusal anlarda aynı duyguyu paylaşıp o moral düşüklüğüyle devam edersem sizin yol göstericiniz olmaktan çıkarım. Bu yüzden muayenehanede gördüğünüz kişiyle gerçek hayattaki karakterim farklı olabiliyor. Mesleki hayatımızda profesyonel olmak zorundayız” dedi.

Hastalarıyla zaman içinde güvene, sevgiye ve gönül bağına dayanan bir ilişki kurduğunu vurgulayan Öztürk, “Sizler bana yalnızca hastalıklarınızı değil; endişelerinizi, hayallerinizi, ailelerinizi, bazen gözyaşlarınızı, bazen de gülümsemelerinizi emanet ediyorsunuz. İnanın, sizler benden bir şey öğrendiğiniz kadar ben de sizlerden çok şey öğreniyorum. Özellikle cesareti, sabrı, umudu ve insanın en zor anlarda bile hayata nasıl bağlandığını sizler bana öğrettiniz. Hekimlik bana insanlara dokunma şansı verdi ama sizler bu dokunuşun ne kadar kıymetli olduğunu gösterdiniz” diye konuştu.

“KENDİNİZE İYİ BAKMAYI ERTELEMEYİN”

Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında kadınlara seslenen Prof. Dr. Öztürk, “Sevgili kadınlar, biz kadınlar çoğu zaman herkesi kendimizden önce düşünürüz. Oysa hepimiz çok değerliyiz. Sizin sağlığınız, mutluluğunuz ve hayalleriniz de en az sevdikleriniz kadar değerli. Lütfen kendinizi sevmeyi, kendinize iyi bakmayı ve sağlığınızı önemsemeyi ertelemeyin” dedi.

Hastalarının hayatında kendisinin de iz bıraktığını ancak onların da kendi hayatında ayrı bir yere sahip olduğunu dile getiren Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Sizler benim için hiçbir zaman yalnızca bir hastalık ya da tedavi süreci olmadınız. Her biriniz hayatımda ayrı ayrı iz bıraktınız. Her zaman dile getiremesem de sizlerle kurduğumuz bu bağ gerçekten çok kıymetli. İyi ki tanışmışız, iyi ki yollarımız kesişmiş. Bundan sonraki buluşmalarımızda daha çok sağlığı, mutluluğu ve güzel günleri paylaşalım. Çünkü hayat sadece mücadele etmek için değil; sevmek, gülmek, umut etmek ve yaşamak için de var.”

Diyetisyen Berire Ceren Korkmaz ise meme kanseri tedavisinde beslenmenin önemine dikkat çekerek her hastanın ihtiyaçlarının farklı olduğunu vurguladı.

Tedavi sürecinde yeterli beslenmenin, kas kütlesinin korunmasının ve yan etkilerinin hafifletilmesinin önem taşıdığını belirten Diyetisyen Korkmaz, “Meme kanseri tanısı alındığında akıllara pek çok soru gelebiliyor. ‘Ne yemeliyim, hangi besinlerden uzak durmalıyım, kilo almam ya da vermem bir şeyi değiştirir mi?’ gibi sorularla karşılaşıyoruz. Bazen çevremizden o kadar çok şey duyuyoruz ki hangisinin doğru olduğunu ayırt etmek zorlaşıyor” dedi.

“ÖNCELİĞİMİZ KİLO VERDİRMEK DEĞİL”

Kemoterapi sürecinde iştahsızlık, bulantı ve kilo değişimlerinin görülebildiğini ifade eden Korkmaz, bu dönemde yalnızca tartıdaki rakama odaklanılmaması gerektiğini söyledi. Korkmaz, “Bir hasta kilosunu büyük ölçüde korurken kas kaybedebilir veya yağ kütlesini artırabilir. Bu nedenle kilo değişiminin yanında fiziksel aktiviteyi, besin tüketimini ve yan etkileri de değerlendiriyoruz. Yeterli protein almak, kas kütlesini korumak ve vücuda yeterli enerjiyi sağlamak önceliklerimiz arasında” diye konuştu.

“BESLENME DÜZENİNDE DEĞİŞİKLİKLER YAPILABİLİR”

Tedavi sırasında yaşanan bulantı ve iştahsızlık gibi sorunlarla başa çıkmak için beslenme düzeninde değişiklik yapılabileceğini belirten Korkmaz, “Özellikle bulantı ve iştahsızlık durumunda daha küçük porsiyonlarla, daha sık beslenmek faydalı olabilir. Amacımız hastayı zorlamak değil, besinlerle ihtiyaçlarını karşılamak. Bu dönemde önceliğimiz mutlaka kilo verdirmek ya da katı bir diyet uygulatmak değil; yeterli enerji ve protein sağlayarak yan etkileri mümkün olduğunca hafifletmek” ifadelerini kullandı.

Gıda güvenliğine de değinen Korkmaz, “Bağışıklık sisteminin etkilendiği bu dönemde besinlerin iyi yıkanması, iyi pişirilmesi ve uygun koşullarda saklanması önemli. Vitaminler, antioksidanlar ve bitkisel takviyeler de mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir” dedi.

“HİÇBİR BESLENME DÜZENİ KANSERİ TEK BAŞINA ÖNLEMEZ”

Meme kanseri riskini azaltmaya yönelik beslenme alışkanlıklarını da anlatan Korkmaz, sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek, “Hiçbir beslenme düzeni meme kanserini kesin olarak önlemez ve tek başına tedavi edici değildir. Ancak tedavinin yanında destekleyici olabilir” ifadelerini kullandı.

Özellikle menopoz sonrası dönemde yağ dokusundaki artışın hormonal denge ve metabolik sağlık üzerinde etkileri olabileceğini belirten Diyetisyen Berire Ceren Korkmaz, sağlıklı kilo yönetiminin önemini vurguladı. Korkmaz, “Genel yaklaşımımızda bitkisel çeşitliliği artırmayı, sağlıklı kilo yönetimini desteklemeyi ve günlük rutinlerimize uygun, sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmayı hedeflemeliyiz” diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi