Manisa Olay Gazetesi'nden Cansu Meriç'in haberine göre Manisa’da çiftçinin tarladaki mücadelesi her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, tarımdaki sorunlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“EN BÜYÜK SORUN PAZARLAMA”
Çiftçinin üretim sürecindeki en büyük problemin pazarlama olduğunu vurgulayan Okur, ürünlerin yetiştirilmesine rağmen yeterli karşılığın alınamadığını belirterek şöyle konuştu: “Ürünümüzü büyüttük, yetiştirdik, geliştirdik. Ama bir türlü ürünümüzü satamadık. Artık neden olduğunu biz de anlayamadık. Bu sene hiçbir ürünümüz para yapmadı. Domatesimiz, kavunumuz, karpuzumuz hepsi tarlada kaldı.”
Üzüm hasadının başladığını ancak üreticinin bu üründe de ne kadar gelir elde edeceğini henüz bilemediğini söyleyen Okur, üzümün ardından zeytinde de ciddi bir sıkıntı beklediklerini ifade etti.

“DAYIBAŞILAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR”
Okur, tarımsal üretimde işçilik maliyetlerinin de giderek ağırlaştığını belirterek, özellikle kendisini “dayıbaşı” olarak tanımlayan kişilerin talep ettiği ücretlerin çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Okur, “Dayıbaşılar var. Kendini dayıbaşı diye gösterip çiftçinin üzerinden müthiş paralar kazanıyorlar. Bunlar çok büyük bir zarar veriyor. Bizim oda olarak açıkladığımız bir fiyat var. Fiyatın 2-3 katı fiyat istiyorlar. Bu da bizim belimizi büküyor” diye konuştu.
“MANİSA’DAKİ ÇİFTÇİ ÜRETİMİ DURDURMA SEVİYESİNE GELİR”
Mevcut koşulların devam etmesi halinde Manisa’da üreticinin tarımdan çekilme noktasına gelebileceği uyarısında bulunan Okur, çiftçinin yaptığı işten gelir elde edememesinin üretimin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
“İnsan para kazanırsa bir işten zevk alır, para kazanırsa bu işi devam ettirir. Ben para kazanmadıktan sonra niye bu işi yapayım ki?” ifadelerini kullanan Okur, tarımda durumun parlak olmadığını dile getirdi.

“BİZ PARA KAZANAMIYORUZ”
Üzüm hasadında işçi konusunda genel anlamda bir sorun yaşanmadığını aktaran Okur, asıl problemin talep edilen yüksek ücretler olduğunu vurgulayarak, “İşçilikte bir sıkıntı yok. Herkes işçisini hazırladı, üzümünü kesiyor. Ama çok afaki fiyatlar isteniyor. Biz para kazanamıyoruz zaten. Biz para kazanamadıktan sonra, nasıl para ödeyelim?”
MALİYETLERDEKİ ARTIŞ ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR
Girdi maliyetlerindeki artışın da çiftçinin yükünü artırdığını belirten Okur, gübre, mazot ve ilaç fiyatlarının yüzde 30 ila 50 arasında yükseldiğini söyledi.
50 dönümlük bir bağın gübre, ilaç ve mazot maliyetinin yaklaşık 300 bin liraya ulaşabildiğini aktaran Okur, işçilik maliyetinin ise 500 bin lirayı bulduğunu belirtti.
Okur, üreticinin henüz para kazanmadan yüksek miktarda ödeme yapmak zorunda kaldığını ifade ederek, işçilik maliyetlerinin toplam üretim giderleri içerisindeki payının çiftçiyi ciddi şekilde zorladığını söyledi.





