Manisa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü öncülüğünde hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı'nın (İRAP) yeni dönemi için çalışmalar başladı.

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıda, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya gelerek kentin afet risklerine karşı daha dirençli hale getirilmesi için izlenecek yol haritasını değerlendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı, 2021 yılı sonunda tamamlanarak uygulamaya konulan mevcut İRAP'ın 2026 yılı sonunda 5 yıllık uygulama dönemini tamamlayacağını belirtti. Pıhtılı, bu nedenle 2027-2031 yıllarını kapsayacak yeni planın hazırlıklarına başlandığını söyledi.

Hızlı kentleşme yeni riskler oluşturuyor

Hızlı kentleşme ve nüfus artışının sürdürülebilir planlama ve uygun arazi kullanımıyla desteklenmemesi halinde önemli risklere yol açabileceğini belirten Pıhtılı, taşkın yatakları, kıyı alanları ve stabil olmayan dik yamaçlar gibi tehlikeye açık bölgelerde yapılaşmanın afet risklerini artırdığına dikkat çekti.

Kentlerin yalnızca fiziki ve mekansal özelliklerinin değil, çevresel etkiler ile toplumun sosyoekonomik açıdan zarar görebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Pıhtılı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir yerleşimler oluşturulması için kapsamlı stratejiler geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Afet olmadan önce yapılması gerekenler belirlenecek

İRAP'ın afet risklerinin azaltılmasında önemli bir araç olduğunu belirten Pıhtılı, planın afetlerin etkilerini en aza indirmek için afet meydana gelmeden önce yapılması gereken çalışmaları belirlediğini söyledi.

Plan kapsamında doğa ve insan kaynaklı tehlikelerin yerleşim alanlarında oluşturabileceği etkilerin önceden tespit edilmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik çalışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda kısa, orta ve uzun vadeli eylemler belirlenecek.

2027-2031 yılları için yeni yol haritası

Yeni İRAP'ın 2027-2031 yıllarını kapsayacağını belirten Pıhtılı, planın hazırlanması ve uygulanmasında kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların sürece dahil edileceğini ifade etti.

Pıhtılı, çok paydaşlı katılım sayesinde afet risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmalarda bütüncül bir yaklaşım ortaya konulmasının amaçlandığını kaydetti.

Kaynak: İHA