Eskişehir'de eşini öldürdükten sonra 8'inci kattaki evinin balkonundan atlayarak intihar girişiminde bulunan ve hastaneye kaldırılırken polislere "Balıktan zehirlendik" diyen Mehmet K.'nın yargılanmasına başlandı.
Sevim K.'nın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması, Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Mehmet K., maktulün kardeşi ve müşteki Servet Özdemir, taraf avukatları ile tanıklar katıldı.
Duruşmada sanığın savunması kadar maktulün ailesinin anlattıkları da gündeme geldi. Kardeşinin ölümüne ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan Servet Özdemir, "Cenaze kilitli evde 3 gün kalmış" dedi.
SANIKTAN DİKKAT ÇEKEN SAVUNMA
Eşiyle olay günü tartıştıklarını anlatan Mehmet K., yaşananları tam olarak hatırlamadığını savundu. Eşinin kendisine hakaret ettiğini öne süren sanık, "O anda nasıl öldürdüğümü bilmiyorum. Ağzını tutmak istedim bağırmasın diye, kendimi de aşağıya attım" ifadelerini kullandı.
Olayın ardından evden ayrıldığını ve daha sonra eşini telefonla aradığını söyleyen sanık, "Dışardayken aradım, eşim açmadı. Bu esnada Sevim'in öldüğünü anladım" dedi. Daha önce de iki kez intihar girişiminde bulunduğunu ileri süren Mehmet K., eşinin kendisini küçümsediğini iddia etti.
KARDEŞİNDEN MAL VARLIĞI İDDİASI
Maktulün kardeşi Servet Özdemir ise duruşmada verdiği ifadede, cinayetin mal varlığı nedeniyle işlendiğini öne sürdü. Kardeşinin Şanlıurfa'da fıstık bahçeleri ve mülkleri bulunduğunu belirten Özdemir, sanığın bu malları ve altınları sattırarak kızlarına vermek istediğini iddia etti.
Özdemir, "Kardeşimin mallarını ve altınlarını sattırıp kızlarına vermek istedi. Kardeşim kabul etmeyince cinayeti işlemiş. Cenazeyi 3 gün boyunca kilitli evde tutmuş ve komşulara 'Köye gitti' diyerek yalan söylemiş. Madem balıktan zehirlendiler, insan ambulansı arar. Şikayetçiyim, başka kadınlar ölmesin" diye konuştu.
Sanık avukatı, müvekkilinin intihar girişiminde bulunduğunu, zaman algısını kaybettiğini ve olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak beraat ve tahliye talep etti. Müşteki avukatları ise sanığın çelişkili ifadelerine dikkat çekerek en üst hadden cezalandırılmasını istedi.
Duruşmada dinlenen komşu tanıklar da olay öncesindeki günlere ilişkin bildiklerini anlattı. Bir komşu, olay sabahı saat 08.00 sıralarında yüksek bir ses duyduğunu, daha sonra sanığın balkonunun önündeki sac bölüme düştüğünü öğrendiğini söyledi.
Yaklaşık 10 yıldır komşuları olduğunu belirten bir diğer tanık ise Ramazan ayında sahur sırasında çiftin tartıştığını ve karşılıklı bağırma sesleri duyduğunu anlattı. Tanık, bu tartışmanın ardından Sevim K.'nın sesini bir daha duymadığını, sanığın balkondan atlamasının ardından ise kapısına bırakılan notu gördüğünü ifade etti.
"ÖLÜM CEZANIZ VARSA VERİN"
Duruşmanın sonunda son sözü sorulan Mehmet K., "Bir diyeceğim yok, ölüm cezanız varsa verin" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı aralık ayına erteledi.
"CENAZE EVDE ÜÇ GÜN KALMIŞ"
Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Servet Özdemir, kardeşinin ölüm haberini basından öğrendiklerini ve Eskişehir Şehir Hastanesi morguna gittiklerini anlattı.
Özdemir, komşuların Sevim K.'yı üç gündür aradığını ancak kendisine ulaşamadığını söylediğini belirterek, sanığın ise kardeşinin köye gittiğini söylediğini aktardı.
Kardeşinin cansız bedeninin üç gün boyunca kilitli evde kaldığını öne süren Özdemir, sanığın olayla ilgili farklı ifadeler verdiğini savundu. Özdemir, "Madem balıktan zehirlendiniz, ambulansı ara, sağlık ekiplerini ara. Önce balıktan zehirlendik diyor, sonra tartıştık diyor. Bunların hepsinin yalan olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Sanığın kardeşinin üzerine kayıtlı fıstık bahçesini satmasını istediğini ve elde edilecek parayı kızlarına vermeyi amaçladığını iddia eden Özdemir, altınların da talep edildiğini, kardeşinin bunu kabul etmediğini öne sürdü.
Şikayetçi olduğunu yineleyen Özdemir, "Başka zavallı kadınları öldürmesinler böyle insanlar. Kadınlar Allah'ın emanetidir. Kadın ölür mü ya?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.





