Küresel emtia piyasalarında süren dalgalanma altın fiyatlarını yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. Jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentiler, değerli metaller üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, yıl sonuna yönelik dikkat çekici tahminler paylaşıldı.
Ortadoğu’da devam eden gerilim ve enerji koridorlarına ilişkin belirsizlikler piyasaları dalgalı bir seyre iterken, altının “güvenli liman” özelliği de zaman zaman sorgulanıyor. ABD ile İran arasındaki tansiyon ve Fed yetkililerinden gelecek mesajlar, yatırımcıların odağında yer alıyor.
Hafta içinde altın fiyatlarında sınırlı geri çekilmeler görülürken, piyasalarda özellikle enflasyon verileri ve faiz patikası beklentileri belirleyici unsur olarak öne çıktı.
5.300 TL senaryosu dikkat çekti
Tastylive Küresel Makro Başkanı Ilya Spivak’ın değerlendirmeleri, piyasada en çok konuşulan tahminler arasında yer aldı. Spivak, mevcut teknik görünümün zayıflaması halinde ons altının yıl sonuna kadar 3.700–3.800 dolar bandına gerileyebileceğini öngördü.
Bu senaryonun TL bazlı yansımasına göre, dolar kuru sabit kalsa bile gram altının 5.300 TL seviyelerine kadar düşebileceği hesaplandı. Kurun 50 TL’ye yükselmesi durumunda ise gram altının yaklaşık 5.900 TL seviyelerinde kalabileceği ifade edildi.
Mevcut seviyelerle karşılaştırıldığında bu durumun, yatırımcı açısından gram başına yaklaşık 1.000 TL’lik değer kaybı anlamına gelebileceği belirtiliyor.
Diğer kıymetli metaller de geriliyor
Sadece altın değil, diğer değerli metallerde de aşağı yönlü hareketler dikkat çekiyor. Gümüş fiyatlarında yüzde 0,3’lük düşüş görülürken, platin ve paladyumda da benzer şekilde değer kayıpları yaşandı. Küresel risk iştahındaki dengelenme, emtia piyasalarında genel bir geri çekilme eğilimini destekliyor.





