Columbia Üniversitesine bağlı Uluslararası İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsüne göre, El Nino koşulları Tropikal Pasifik'te güçlenirken, Pasifik'te 5 derece kuzey ve 5 derece güney enlemleri ile 170 derece ve 120 derece batı boylamları arasındaki okyanus şeridini tanımlayan Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklığı anomalilerinde sürekli yükseliş eğilimi gözlemleniyor.

Deniz yüzeyi sıcaklığı anomalileri, Nisan-Mayıs 2026 döneminde uzun dönem ortalamasının 0,98 derece üzerinde ölçülürken, bu fark Haziran'da 1,55 dereceye yükseldi. Son ölçümlerde deniz yüzeyi sıcaklığı ise uzun dönem ortalamasının 2,1 derece üzerine çıktı. Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklığı ölçümleri, El Nino koşullarının güçlenmeye devam ettiğini ve çok güçlü bir El Nino'ya doğru gidildiğini gösteriyor.

Güçlü El Nino etkileri geliyor

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, AA muhabirine, verilerin El Nino'nun dikkati çeken bir hızlanma sürecine girebileceğini gösterdiğini söyledi.

Ağustos-ekim ayları için öngörülen 2,9 dereceyi aşan El Nino tahmininin gerçekleşmesi halinde, 1997-1998 ve 2015-2016 gibi tarihe geçmiş güçlü El Nino olaylarıyla kıyaslanabilen ve öncekilerden daha güçlü bir olaydan söz edilebileceğini belirten Kurnaz, gelecek aylarda küresel sıcaklık ve yağış normallerinde belirgin değişiklikler görüleceğini ifade etti.

El Nino etkileri Türkiye'de de hissedilebilecek

Türkiye'nin, El Nino'nun klasik etki haritasının merkezinde yer almadığına dikkati çeken Kurnaz, Akdeniz havzasının, El Nino yıllarında genellikle daha sıcak ve daha kurak bir sonbahar-kış eğilimi gösterdiğini ifade etti.

Kurnaz, Türkiye'de gelecek aylarda sıcaklık anomalilerinin sürmesi ve bununla birlikte orman yangını riskinin uzatılmış bir sezon boyunca yüksek olmasının beklendiğini aktardı.

Öte yandan, söz konusu etkilerin rekor kıran sıcaklıkların üzerine eklendiğini belirten Kurnaz, şunları kaydetti:

"Bu yüzden aynı büyüklükteki bir El Nino, bugün geçmişe göre daha yüksek mutlak sıcaklıklara, daha güçlü buharlaşmaya ve dolayısıyla hem daha şiddetli kuraklıklara hem de daha yoğun yağışlara yol açabiliyor. Günümüzdeki olayı geçmiştekilerden ayıran ikinci özellik ise okyanusların genel ısı içeriğinin çok daha yüksek olması bu da El Nino'nun besleneceği enerji kaynağının daha büyük olduğu anlamına geliyor. Üçüncü fark, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün aynı döneme denk gelmesi ki bu çakışma, iki sistemin etkilerini birbirine ekleyerek bölgesel risklerin geçmiş dönemlere kıyasla daha keskin yaşanmasına zemin hazırlıyor."

Kaynak: AA