Manisa’nın Turgutlu ilçesinde öğrencilerin yaralandığı silahlı saldırının ardından Eğitim-İş Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Lale Kale, basın açıklaması düzenledi. Kale, saldırının ardından okullardaki güvenlik sorunlarına, deprem nedeniyle yaşanan okul değişikliklerine ve öğrencilerin psikososyal destek süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasına eğitim camiasına, öğrencilere ve ailelere geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Kale, yaralanan öğrencilerin Niyazi Üzmez Anadolu Lisesi, Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Hasan Ferdi Turgutlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden oluştuğunu söyledi.
“HASAN FERDİ TURGUTLU BU OLAYDA GÖZDEN KAÇIRILDI”
Hasan Ferdi Turgutlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan sürecin de olayın değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini belirten Kale, okulun Turgutlu’nun en eski eğitim kurumlarından biri olduğunu söyledi. Kale, okulun geçmişine ilişkin, “Hasan Ferdi Turgutlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Turgutlu’nun en eski okuludur. Asgari kışla olarak başlayan okul, daha sonra meslek lisesine dönüşüyor. Ankara yolu üzerinde 22 dönümlük arazide A blok, B blok ve üç atölyeden oluşan bir okul. İçerisinden sanayiciler ve iş adamları çıkarmış, köklü bir okul.” ifadelerini kullandı.
Okulun A bloğuna ilişkin iki yıl önce alınan karara da değinen Kale, kararın uzun süre uygulanmadığını, okulların açılmasına kısa süre kala öğrencilerin binadan çıkarılmasının gündeme geldiğini söyledi. Kale, “Bu okuldan iki yıl önce karot örneği alınıyor ve A bloğu için yıkım kararı geliyor. İki yıldır bu karar ellerinde. Herhangi bir girişimde bulunmuyorlar. Ancak okullar açılmaya iki hafta kala ‘Okulu boşaltın, A bloğu boşaltın’ kararı geliyor.” dedi.
730 ÖĞRENCİ VE YAKLAŞIK 60 ÖĞRETMEN ETKİLENDİ
Okulun aynı zamanda proje okulu olduğunu belirten Kale, öğrencilerin başka okullara nakledilmesiyle birlikte yaklaşık 730 öğrenci ve 50-60 öğretmenin süreçten etkilendiğini ifade etti. Kale, “Bu durumdan 730 öğrenci, 50-60 kadar da öğretmen etkilendi. A bloktaki elektrik bölümünü İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne bütün kadrolarıyla, resmi kayıtlarıyla ve donanımlarıyla verdiler. Buradan 510 öğrenci etkilendi. 510 öğrenciyi İnci Üzmez’e aldılar. Geriye kalan 220 öğrenciyi de Şehit Anıl Barış Çetin Meslek Lisesi’ne aldılar. Bir anda okulun yarısı gitti. Bu da insanın aklına şu soruyu getiriyor bu okul kademeli olarak tasfiye ediliyor, kurum olarak silinmeye mi çalışılıyor?” ifadelerini kullandı.
“CİDDİ BİR HAK KAYBI VAR”
Öğrencilerin okul değişikliği nedeniyle hak kaybı yaşadığını savunan Kale, velilerin de nakil sürecine ilişkin itirazlarının bulunduğunu söyledi. Kale, “Veliler haklı olarak ‘Benim çocuğum buraya puanla geldi’ diyor. Ancak İnci Üzmez Meslek Lisesi not ortalamasıyla alan bir okul. Burada en başta bir hak kaybı var. Çünkü ciddi bir hak kaybı var. Velilerden biri ‘Ben çocuğumu İnci Üzmez’e yazdırmadım. Hasan Ferdi’ye yazdırdım. İnci Üzmez’in bölgesini beğenmiyorum, tehlikeli buluyorum’ dedi. Ancak buna herhangi bir cevap verilmedi.” diye konuştu.
“RİSKLİ BÖLGEYE 510 ÖĞRENCİ DAHA NASIL EKLENDİ?”
İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bulunduğu bölgenin riskli olarak değerlendirilmesine rağmen okulun öğrenci sayısının artırıldığını belirten Kale, güvenlik tedbirlerini sorguladı. Kale, “Madem İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin etrafı birinci derecede riskli bölgeydi, neden riskli bölgelere okul yapıyoruz? Güvenli bölgelerde okul yapılması gerekmiyor mu? Riskli bölgedeki çocukları güvenli bölgeye taşımanız gerekmiyor mu? İkinci olarak, madem burası birinci derecede riskli bölgeydi, velilerin neden haberi yok? İnci Üzmez velilerinin, öğretmenlerinin ve öğrencilerinin neden haberi yok? Bugüne kadar bu riskli bölgede çocuklar okudu. Neden hiçbir güvenlik önlemi almadınız? Mevcudu koruyamamışsınız, 510 öğrenciyi daha oraya nasıl ekliyorsunuz?” diye konuştu.
“İNCİ ÜZMEZ LİSESİNDE KANTİN YOK”
Okulda kantin bulunmadığını da belirten Kale, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için okul çevresinde yürümek zorunda kaldığını ifade etti. Kale, “İnci Üzmez’de bir de kantin yok. Birinci derecede riskli bölge dediğiniz yerde çocuklar bir tane su alabilmek için 150-200 metre gitmek zorunda mı? Hiçbir şey akıl alır gibi değil. İki ay boyunca ne yaptı İlçe Milli Eğitim? Neden son iki hafta kala bu çocukların kaydını apar topar diğer okullara aldı, hiçbir güvenlik önlemi almadan?” diye konuştu.
“OKUL GÜVENLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ARDINDAN SALDIRI YAŞANDI”
Türkiye genelinde okullarda yaşanan şiddet olaylarına da değinen Kale, farklı illerde meydana gelen olayları hatırlattı. Kale, “Bazen bu olaylar bağıra bağıra geliyor. Biliyorsunuz, yedi bakanlık oturdu, okul güvenliği işbirliği protokolü imzaladı. Bu protokolün imzalanmasından 15 saat sonra maalesef Turgutlu’daki acı olayla karşılaştık. 25 Eylül’de Mersin’de 7 yaşında bir çocuğun çantasında sınıf öğretmeni tarafından tabanca bulundu. 28 Eylül’de Van’da 7. sınıf öğrencisi ruhsatsız bir pompalı tüfekle okulun önünde yakalandı. Aynı gün Osmaniye’de lisenin bahçesinde bir öğretmenimiz tabancayla vurularak öldürüldü. Güvenlik önlemi aldık dedikleri olay, okullara ikişer tane güvenlik görevlisi verilmesi değil. İŞKUR koordinasyonunda TYP kapsamında, toplum yararına projeler kapsamında bir kadın, bir erkek bahçe görevlisi verildi. Bunlara güvenlik anlamında sadece 10 gün teorik eğitim veriliyor. Güvenlik görevlisi değil aslında. Herhangi bir saldırıda kendilerini dahi koruyacak bir donanımları yok. Biz eğitimciler olarak diyoruz ki okullara kadrolu güvenlik görevlisi verin. Bunlara ciddi eğitim verin. Tehlike anlarında nasıl davranacakları konusunda teorik olmayan, uygulamalı eğitimler verin. Kadrolu olursa yıllarca orada öğrencileri, velileri ve okul çevresini tanır, yabancıyı tanır ve içeri sokmaz.” ifadelerini kullandı.
“OKUL ÇEVRESİNİN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI”
Okulların özellikle giriş ve çıkış saatlerinde risk altında olduğunu belirten Kale, İçişleri Bakanlığı’nın okul çevrelerinde güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini söyledi. Kale, “Okulların en tehlikeli zamanları giriş ve çıkış saatleridir. Okulların çevre güvenliğini mutlaka sağlamaları lazım. Özellikle risk arz eden bölgelerde, okul giriş ve çıkışlarında ve öğle aralarında okul çevresinin güvenliği sağlanmalı.” dedi.
“BU SİLAHLARA ÇOCUKLAR NASIL BU KADAR KOLAY ULAŞIYOR?”
Ruhsatsız silah ve pompalı tüfeklerin çocukların eline geçmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kale, silahlara erişimin nasıl mümkün olduğunun araştırılması gerektiğini söyledi. Kale, “7. sınıf çocuğu, 1. sınıf çocuğu bu silahları nasıl bu kadar kolay ele geçirebiliyor? Sürekli haberlerde ‘ruhsatsız pompalı tüfek’ okuyoruz. Bunlar kırtasiyede mi satılıyor? Nasıl bu kadar kolay elde edebiliyor bu çocuklar? Okulun yanına elinde koskocaman silahla nasıl bu kadar kolay gelebiliyor? Sorumlular artık elini taşın altına koymak zorunda.” ifadelerini kullandı.
“REHBER ÖĞRETMEN SAYISI ARTIRILMALI”
Okullarda güvenliğin yalnızca fiziksel tedbirlerle sağlanamayacağını belirten Kale, öğrencilerin psikososyal durumlarının da takip edilmesi gerektiğini söyledi. Kale, “Okullarda 500 öğrenciye bir tane rehber öğretmen düşüyor. Bir rehber öğretmen bir öğrenciyle saatlerce, günlerce uğraşabilir. Siz 500 öğrenciyi bir rehber öğretmene tanımlıyorsunuz. Bir öğretmenin 500 öğrenciyle ilgilenebilmesi mümkün mü? Hele ki psikolojik desteğe ihtiyacı olan çocukları düşünün. Rehber öğretmen sayısının artırılması lazım. Bir öğretmen sınıfa girdiğinde sıkıntılı ya da sorunlu dediğimiz çocuğu hemen anlayabilir. Öğrenci rehberlik servisine yönlendiriliyor. Rehberlik servisi öğrenciyle görüşmeler yapıyor, raporlar hazırlıyor, görüşmeleri tutanak altına alıyor ve ailesiyle görüşüyor. Eğer rehber öğretmen çocuğun psikososyal destek alması gerektiği kanaatine varırsa bunu veliye bildiriyor. Ancak süreç veli inisiyatifine kalıyor. Bizim herhangi bir yaptırımımız yok.” dedi.
“OKULLARDA SANATSAL VE SPORTİF FAALİYETLER ARTIRILMALI”
Okullardaki sanatsal ve sportif faaliyetlerin de artırılması gerektiğini savunan Kale, öğrencilerin farklı alanlardaki yeteneklerinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Kale, “Çoğu okulda spor salonumuz yok. Sanata bakış açısıyla resim dersleri düşürüldü, müzik saatleri düşürüldü. Her çocuk matematikte ve fende başarılı olmak zorunda değil. Bu tarz çocukların sanatsal ve sportif faaliyetlerde yetenekleri yüksek olabilir. Okullarda ciddi manada sanatsal ve sportif faaliyetlerin artırılması, spor salonlarının yapılması lazım.” dedi.
“HER OKULA KADROLU SAĞLIK PERSONELİ ATANMALI”
Okullarda sağlık personeli bulunması gerektiğini de belirten Kale, öğretmenlere verilen temel ilk yardım eğitimlerinin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Kale, “Her okula mutlaka kadrolu bir sağlık personeli atanmalı. Öğretmenlere kısa bir eğitim veriliyor, acil yardım eğitimi veriliyor ancak bu yeterli değil. Her okulda artık bir sağlık personeli görevlendirilmeli.” diye konuştu.
“SAHADA OLAN BİZİZ, ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ GÖREN BİZİZ”
Eğitim-İş olarak daha önce okullardaki şiddet olaylarına ilişkin çalışmalar yaptıklarını belirten Kale, sendikaların çözüm süreçlerine dahil edilmesini istedi. Kale, “Eğitim-İş olarak iki senedir okullardaki şiddet olaylarına dikkat çekmek için iş bıraktık. ‘Güvenli okul, sağlıklı eğitim’ imza kampanyaları düzenledik. Türkiye’nin tamamında on binlerce imzayı çözüm önerilerimizle beraber Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduk. Meydanlarda sesimizi duyurmaya çalıştık. Bundan sonra artık bu iş sadece tek bakanlığı da aştı. Eğitim paydaşlarının çağrılmasını talep ediyoruz. Çünkü sahada olan biziz, yaşayan biziz, çözüm önerilerini gören biziz. Eğitim paydaşlarının en büyük ayağı olan sendikaların tavsiyelerine artık kulak asılsın.” diye konuştu.





