Eğitim-İş Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Lale Kale, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında eğitim gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kale, özel sektör öğretmenlerinin hak arama mücadelesinden öğretmen güvenliğine, sendikal örgütlenmeden eğitim yöneticilerinin atanma süreçlerine kadar birçok konuda eleştiriler yöneltti.
Özel sektör öğretmenlerine destek
Ankara’da günlerdir eylem yapan özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru ve atama bekleyen öğretmenlerin taleplerinin haklı olduğunu belirten Kale, öğretmenlerin taban maaş güvencesi, güvenceli çalışma koşulları ve mülakat sisteminin kaldırılması taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi.
Öğretmenlerin polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Kale, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin sesine kulak vermesi gerektiğini belirterek, Eğitim-İş’in öğretmenlerin yanında olmaya devam edeceğini kaydetti.
“Eğitim-İş büyümeye devam ediyor”
Sendikanın Türkiye genelinde 150 bini aşkın üyeye ulaştığını belirten Kale, Eğitim-İş’in yalnızca ekonomik ve özlük hakları için değil, laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışı için de mücadele verdiğini söyledi.
Manisa’daki örgütlenme çalışmalarına da değinen Kale, Şehzadeler ilçesinde ilk kez yetkiyi aldıklarını belirterek hedeflerinin Yunusemre ve Turgutlu’da da yetkili sendika olmak olduğunu ifade etti.
LGS soruşturmasının takipçisi olacaklar
Daha önce gündeme taşıdıkları LGS nakil yerleştirme sürecine ilişkin soruşturmada disiplin incelemesinin tamamlandığını belirten Kale, ilgili personele ceza teklif edildiğini öğrendiklerini söyledi.
Savcılık soruşturmasının da sürdüğünü ifade eden Kale, disiplin sürecinin ve yargı aşamasının takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Atatürk’e hakaret davasında beraat kararına tepki
Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan bir öğretmen hakkında açılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Atatürk’e hakaret davasına da değinen Kale, verilen beraat kararının kamu vicdanını yaraladığını savundu.
Disiplin soruşturmasının halen sürdüğünü belirten Kale, dosyanın bakanlık müfettişlerine devredildiğini ve süreçten adil bir karar çıkmasını beklediklerini söyledi.
Kale ayrıca, öğretmenin cezaevinden tahliyesi sonrasında Eğitim-Bir-Sen yöneticilerinin yaptığı karşılamayı da eleştirerek değerlendirmeyi kamuoyunun vicdanına bıraktıklarını ifade etti.
Mobbing şikayetleri arttı
Özellikle kadın öğretmenlerden yoğun mobbing şikayetleri aldıklarını belirten Kale, eğitim kurumlarında mobbinge karşı sıfır tolerans uygulanması gerektiğini söyledi.
Yetkilileri daha önce de bu konuda uyardıklarını ifade eden Kale, eğitim çalışanlarının psikolojik baskı altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.
“Okullarda öldürülmek istemiyoruz”
Son dönemde yaşanan öğretmen cinayetleri ve okul saldırılarına dikkat çeken Kale, öğretmenlerin can güvenliği sorununun giderek büyüdüğünü söyledi.
Fatma Nur Çevik’in öldürülmesi, Şanlıurfa’daki okul saldırısı ve Kahramanmaraş’taki olayları hatırlatan Kale, güvenli okul talebiyle çeşitli eylemler gerçekleştirdiklerini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmek istediklerini ancak karşılarında polis barikatlarını bulduklarını söyleyen Kale, “Okullarda öldürülmek istemiyoruz” mesajını yineledi.
Şiddet uygulayan veliye 40 bin lira ceza
Öğretmenlere yönelik veli şiddetine ilişkin de açıklamalarda bulunan Kale, sözlü saldırıya uğrayan bir öğretmenin davasını üstlendiklerini belirtti.
Mahkeme sonucunda veliye 40 bin lira para cezası verildiğini açıklayan Kale, kararın öğretmenlere yönelik şiddet davaları açısından önemli bir emsal oluşturduğunu ifade etti.
“Bir öğretmen kaç bakanlığa hizmet edecek?”
Öğretmenlerin asli görevleri dışında farklı kurumların işlerini yapmak zorunda bırakıldığını savunan Kale, seçim görevleri ve adliyelerde verilen icap nöbetlerini örnek gösterdi.
Turgutlu’da rehber öğretmenlere verilen icap görevlerinin gönüllülük esasına dönüştürülmesinde sendikanın hukuk mücadelesinin etkili olduğunu söyleyen Kale, öğretmenlerin farklı bakanlıkların personeli gibi kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi.
“Biz jandarma mıyız, ormancı mıyız?”
Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise okul yöneticilerine verilen orman nöbeti görevleri oldu.
İdarecilerin 12 saat boyunca ormanlık alanlarda nöbet tutmasının istendiğini belirten Kale, bu uygulamaya sert tepki gösterdi.
Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin görev tanımının belli olduğunu vurgulayan Kale, “Biz öğretmeniz, biz idareciyiz. Orman Genel Müdürlüğü personeli değiliz. Olağanüstü durumlarda her zaman görev aldık ancak bu uygulama görev tanımımızın dışındadır” dedi.
Bu nedenle sendika olarak üyelerine söz konusu görevi kabul etmemeleri yönünde eylem kararı aldıklarını açıkladı.
Tercih danışmanlığı uygulamasına eleştiri
Geçtiğimiz yıl rehber öğretmenlerin alışveriş merkezleri ve meydanlarda tercih danışmanlığı yapmak zorunda bırakıldığını belirten Kale, öğretmenlerin adeta bir satış görevlisi gibi kullanılmasına karşı çıktıklarını söyledi.
Atamalarda liyakat eleştirisi
Son dönemde Manisa’da 5 ilçe milli eğitim müdürü ile 3 il müdür yardımcısının değiştiğini hatırlatan Kale, yapılan atamaların liyakat ve tarafsızlık ilkeleri açısından soru işaretleri yarattığını savundu.
Bazı atamalarda belirli bir sendikaya yakın isimlerin tercih edildiğini öne süren Kale, kamu yöneticilerinin tüm sendikalara eşit mesafede olması gerektiğini söyledi.
“Devlet kurumları sendikaların arka bahçesi değildir”
İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bazı sendikalara yakın bir görüntü verdiğini iddia eden Kale, devlet kurumlarının tüm kamu çalışanlarına ait olduğunu vurguladı.
Kamu yöneticilerinin tarafsız davranması gerektiğini belirten Kale, eğitim camiasında liyakat, eşitlik ve adalet beklentisinin güçlendiğini ifade etti.
Basın toplantısının sonunda konuşan Kale, Eğitim-İş’in Cumhuriyet değerleri, laik ve bilimsel eğitim anlayışı ile eğitim emekçilerinin hakları için mücadelesini sürdüreceğini belirterek, eğitim çalışanlarının sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceklerini söyledi.





