Televizyon dünyasında bazı senaryolar, aradan yıllar geçtikten sonra yaşanan gerçek olaylarla benzerlikleri nedeniyle dikkat çekti. Bazıları kamuoyunda “kehanet” olarak yorumlanırken, bazı örneklerde ise senaristlerin dönemin gündeminden yararlandığı ve benzerliğin tesadüften ibaret olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’de Kurtlar Vadisi Pusu hakkında yeniden gündeme gelen tartışmalar da dizilerin gerçek hayatla ilişkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Dizinin senaryosunda FETÖ’nün müdahalesi olup olmadığına ilişkin soruşturma kapsamında senaristler ve bazı oyuncular bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağrılırken, senaryo ekibine yardımcı olduğu iddia edilen bir kişi tutuklandı.

Yurt dışında ise yıllar önce yayımlanan bazı dizilerdeki sahneler, sonradan meydana gelen gerçek olaylarla benzerlikleri nedeniyle dikkat çekti.

11 Eylül’den 6 ay önce İkiz Kuleler senaryosu

The X-Files karakterlerinin yer aldığı yan yapım The Lone Gunmen’in 4 Mart 2001’de yayımlanan ilk bölümünde, bir yolcu uçağının İkiz Kuleler’e çarptırılmasını konu alan bir komplo işlendi.

Bölümde uçak saldırısının arkasında ABD hükümeti ve güvenlik bürokrasisi içerisindeki bazı kişilerin bulunduğu kurgulanıyordu. Amaç ise saldırının ABD karşıtı terörist gruplar tarafından gerçekleştirilmiş gibi gösterilmesi ve ABD’nin terörle mücadele politikalarına daha fazla kaynak ayrılmasının sağlanmasıydı.

Dizide komplo üç hacker tarafından ortaya çıkarılıyor ve saldırı engelleniyordu.

İlk bölümün yayımlanmasından yaklaşık 6 ay sonra, 11 Eylül 2001’de El Kaide tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kaçırılan uçaklardan ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’ne çarptı.

Dizinin senaristlerinden Frank Spotnitz, yıllar sonra saldırıları televizyondan gördüğünde aklına ilk olarak The Lone Gunmen’in geldiğini söyledi.

Londra saldırısından önce çekilen bölüm

İngiliz casusluk dizisi Spooks’un 2005 yılında yayımlanan 4. sezonunun ilk iki bölümünde Londra’da gerçekleştirilen bir terör saldırısı konu edildi.

Dikkat çeken nokta, bölümlerin 7 Temmuz 2005’te Londra’da gerçekleştirilen bombalı saldırılardan önce çekilmiş olmasıydı.

Londra’daki saldırılarda 52 kişi hayatını kaybetti. Gerçek olayın ardından BBC, dizinin saldırıyı konu alan bölümlerini yayınlama konusunda değerlendirme yaptı.

Dizinin senaryosu yazılmıştı, gerçek saldırı gerçekleşti

The West Wing dizisinin 2001-2002 döneminde yayımlanan 3. sezonundaki “On the Day Before” bölümünde, Kudüs’te bir kafeye düzenlenen intihar saldırısında iki ABD’li öğrencinin hayatını kaybettiği kurgulanıyordu.

Bölümün senaryosu hazırlanıp oyunculara dağıtıldıktan sonra, 9 Ağustos 2001’de Kudüs’teki Sbarro pizza restoranına intihar saldırısı düzenlendi.

Saldırıda 15 kişi öldü. Bunlardan ikisi ABD vatandaşıydı. Bir başka ABD vatandaşı ise saldırıda yaralandı ve 22 yıl komada kaldıktan sonra hayatını kaybetti.

Gerçek saldırının ardından dizinin yayın takvimi değiştirildi ve bölüm planlanandan daha geç, 31 Ekim 2001’de yayımlandı.

Black Mirror ve David Cameron iddiası

Black Mirror’ın 4 Aralık 2011’de yayımlanan ilk bölümü de yıllar sonra gerçek bir siyasi iddia nedeniyle yeniden gündeme geldi.

Bölümde kurgusal İngiltere Başbakanı Michael Callow, kaçırılan bir İngiliz kraliyet ailesi mensubunun serbest bırakılması karşılığında canlı televizyonda bir domuzla cinsel ilişkiye girmeye zorlanıyordu.

2015 yılında dönemin İngiltere Başbakanı David Cameron hakkında yayımlanan “Call Me Dave” adlı biyografide ise Cameron’un Oxford Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarında ölü bir domuzla cinsel içerikli bir eylem gerçekleştirdiği iddiası ortaya atıldı.

Cameron iddiayı kesin bir dille reddetti.

Black Mirror’ın senaristi ve yapımcısı Charlie Brooker ise bölüm ile Cameron hakkında ortaya atılan iddia arasındaki benzerliğin tesadüf olduğunu savundu. Brooker, söz konusu iddiayı daha önce duymuş olsaydı bunu senaryoya yazmak yerine farklı şekilde değerlendireceğini söyledi.

The Simpsons ve Trump’ın başkanlığı

The Simpsons ise gerçek olayları önceden bildiği iddialarıyla en fazla gündeme gelen yapımlardan biri oldu.

Dizinin 19 Mart 2000’de yayımlanan “Bart to the Future” bölümünde, Bart Simpson’ın gelecekteki hayatı gösterilirken kız kardeşi Lisa’nın ABD Başkanı olduğu görülüyordu.

Lisa’nın Oval Ofis’te yaptığı konuşmada, kendisinden önceki Başkan Trump’tan devraldığı bütçe sorunlarından söz ediliyordu.

Donald Trump’ın 2016’da ABD Başkanı seçilmesinin ardından bu sahne sosyal medyada “The Simpsons Trump’ın başkanlığını bildi” şeklinde paylaşıldı.

Ancak bölümün yayımlandığı 2000 yılında Trump zaten kamuoyunca tanınan bir iş insanıydı ve Reform Partisi üzerinden başkan adaylığı girişiminde bulunmuştu. Dolayısıyla Trump’ın siyasi geleceğine ilişkin bu gönderme, dönemin kamuoyundaki gelişmelerinden beslenen bir senaryo tercihi olarak değerlendirilebilir.

FIFA skandalı da dizide işlendi

The Simpsons’ın 30 Mart 2014’te yayımlanan bölümünde ise FIFA’yı temsil eden kurgusal “Dünya Futbol Federasyonu”nun bir yöneticisinin yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanması işlendi.

Bölümden yaklaşık 14 ay sonra, Mayıs 2015’te FIFA’nın üst düzey yöneticileri yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

Bu gelişme de The Simpsons’ın geleceği gördüğü iddialarına konu oldu. Ancak bölümün yayımlandığı dönemde FIFA içerisindeki yolsuzluk iddiaları zaten kamuoyunda tartışılıyordu. Bu nedenle söz konusu sahnenin, gelecekteki operasyonu öngörmekten ziyade dönemin gündemine yapılan bir gönderme olduğu değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber merkezi