İstanbul Adalar açıklarında son günlerde kaydedilen 2,2 ile 3,2 büyüklüğündeki mikro depremler gündeme geldi. Sarsıntıların ardından gözler bölgedeki fay hareketliliğine çevrilirken, Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, depremlerin ana fay hattı üzerinde değil, ana fayı kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında meydana geldiğini ifade etti.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar açıklarında meydana gelen mikro depremlerin ikincil ve üçüncül fay kollarında gerçekleştiğini belirterek, bu sarsıntıların yıkıcı bir deprem üretecek nitelikte olmadığını söyledi.

Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketliliğin endişe edilecek bir tablo oluşturmadığını ifade eden Üşümezsoy, söz konusu fayların ana faydan farklı özellik taşıdığını dile getirdi.

“Adalar Fayı Yaşlı Ve Ölü Bir Faydır”

Üşümezsoy, Adalar fayıyla ilgili değerlendirmesinde, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” ifadelerini kullandı. Mikro sarsıntıların kılcal fay kollarındaki hareketlerden kaynaklandığını belirten Üşümezsoy, bu fayların yıkıcı büyüklükte deprem oluşturacak düzeyde stres biriktirme kapasitesine sahip olmadığını savundu.

“1999’dan Bu Yana Benzer Süreçler Yaşanıyor”

Bölgede meydana gelen mikro depremlerin daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu belirten Üşümezsoy, 1999 yılından bu yana benzer küçük ölçekli sarsıntıların görüldüğünü ifade etti.

Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin olağan bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, son sarsıntıların büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi