Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "varoluşsal bir tehdit ve felaket" olarak nitelendirdiği düşen doğurganlık hızı birçok ilde 1,4'ye kadar gerilerken, Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı rapor, son durumu ortaya koydu.

Doğurganlık Hızı 1,42'ye Geriledi

Çalışmada yer alan verilere göre, Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2014 yılında kadın başına 2,19 çocuk düzeyindeyken, 2025 yılında yaklaşık 1,42 seviyesine kadar geriledi. Nüfusun kendini yenileme eşiği kabul edilen 2,1'in altında kalan il sayısı 76'ya tırmandı. Yenilenme eşiğinin üzerinde sadece Şanlıurfa (3,15), Şırnak (2,53), Mardin (2,23), Diyarbakır (2,14) ve Siirt (2,11) kaldı.

Ankara'da 1,11, İstanbul'da 1,14 ve İzmir'de 1,10 olarak ölçülen doğurganlık hızı ulusal ortalamanın oldukça altında kalırken, demografide "en düşük-düşük doğurganlık" olarak tanımlanan 1,30 eşiğinin altındaki il sayısı 38'e ulaştı. Toplam doğurganlık hızının 1,30'un altına 2027-2028 yıllarında ineceği tahmin edilirken, net üreme hızı 0,68 olarak hesaplandı. Bu tablo, her kadın kuşağının kendinden sonraki kuşağı yalnızca üçte iki oranında yenilediğini gösterdi.

Manisa’da Son Durum

TÜİK verilerine göre İllere Göre Toplam Doğurganlık Hızı yıllar içinde düşmeye devam etti. Buna göre 2012 yılında1,9 olan doğurganlık hızı, Manisa’da yıllar içinde azalmaya devam ederek 2025 yılında 1,4 seviyelerine kadar geriledi. 2018 yılı ile birlikte düşüşe geçen doğurganlık hızı önce 1,8 seviyesine 2020 yılı itibariyle 1,7 seviyesine, 2021 yılı itibariyle ise 1,6 seviyelerine düştü.

2024 yılında ise 1,5 seviyelerine kadar düşen doğurganlık hızı Manisa özelinde son olarak 2025 yılı içerisinde 1,4 olarak ölçüldü.

Asıl Kırılma İkinci Çocukta Yaşanıyor

Raporda doğurganlık kaybı bileşenlerine ayrıldığında, 2013-2025 dönemindeki 0,688 puanlık kaybın yüzde 34,8'inin evlilikten, yüzde 22,3'ünün ilk doğumdaki gerilemeden, yüzde 36,4'ünün ise birinci çocuktan ikinciye geçişteki zayıflamadan kaynaklandığı belirlendi. Erteleme etkisi çıkarıldığında ilk doğumun payı yüzde 10,7'ye inerken, ikinci çocuğa geçişin payı yüzde 42,4'e tırmandı.

Özellikle 2021-2025 döneminde tvoplam kaybın yüzde 75,9'unun birinci çocuktan ikinciye geçişteki zayıflamayla ilişkili olduğu görüldü. 2021'de evlenen çiftlerin yaklaşık yüzde 70'inin ilk çocuğunu evliliğin ilk üç yılında dünyaya getirmesi, evlilik sonrası çocuk eğiliminin korunduğunu ancak ilk çocuktan sonra ailelerin geri adım attığını kanıtladı.

Kaynak: Haber merkezi