Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Erdoğan, son dönemde siyasette daha önce tanık olunmadığını söylediği gelişmeler yaşandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mesaisine Ankara'da devam ediyor. Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine yol ve dava arkadaşlarını selamlayarak, "teşekkür ederek" başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması, grup toplantısına gelen partililerin tezahüratlarıyla da sık sık kesildi.

"Partimiz ve ittifakımızla diğerleriyle aramızdaki ufuk ve anlayış farkını açıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti;

Tabii burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet meclisi tıkama çalışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor.

İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını gazi meclise taşıyanlar eklenmiştir.

Yüce meclis; siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır.

Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.

Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevrenleri mi ararsın; dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın; dün halkın kahramanı ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün halk düşmanı diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın...

Tekmili birden mevcut. Çerçi dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet...

Ne ararsan hepsi var.

İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu. Şimdi değerli kardeşlerim, kuşkusuz her siyasi parti kendinden sorumludur. Biz başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmeyiz.

Rakiplerimizin kendi içinde ne yaptıkları, birbirlerine ne dedikleri, partilerini neye çevirdikleri bizi alakadar etmez.

Tartışmayı sokaklara ve meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz bu yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz.

Ama bir partinin iç meselesi bu yüce çatının ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız.

Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır.

Lafa gelince 'Cumhuriyeti biz kurduk', 'Atatürk'ün partisi' olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir.

Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor.

Kaynak: Haber merkezi