Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan zeytin üreticileri baba-oğul Mehmet Korkmaz ve Bekir Korkmaz, zeytinde verim düşüşünden çeşitlere, gerçek zeytinyağının ayırt edilmesinden doğru saklama koşullarına kadar merak edilen tüm konularda önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin en önemli zeytin merkezlerinden biri olan Manisa’da, üreticiler hem verim hem de kalite konusunda dikkat çeken değerlendirmeler yapıyor. Akhisar’da uzun yıllardır zeytincilikle uğraşan baba-oğul Korkmazlar, zeytinde “bir yıl var, bir yıl yok” olarak bilinen zeytinin nedenlerini anlattı. Zeytin çeşitlerinden iklimin etkisine, natürel üretimin öneminden gerçek zeytinyağının nasıl anlaşılacağına kadar birçok başlıkta konuşan Korkmaz, tüketicilere de önemli uyarılarda bulundu.

“Bir Sene Var, Bir Sene Yok” Gerçeği

Zeytinde yaşanan verim dalgalanmasına dikkat çeken Mehmet Korkmaz, ağaçların dinlenme sürecinin uzun sürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Bir sene var bir sene yok olarak bilinen periyodun yaşanması, genellikle ağaçların uzun süreli üretimden sonra yorulmasından kaynaklanıyor. Zeytin ağacı yoğun ürün verdiği bir sezonun ardından kendini toparlamak ve yeniden güç kazanmak için dinlenme sürecine giriyor. Bu dinlenme süresi uzadığında ise bir yıl ürün bol olurken, ertesi yıl ciddi düşüşler yaşanabiliyor. Özellikle bakımın yeterli yapılmadığı, budama ve gübrelemenin aksadığı dönemlerde bu dalgalanma daha da belirgin hale geliyor. Bazı yıllar verimde yüzde 30-40’a varan kayıplar görülebiliyor ve bu durum hem üreticinin gelirini hem de piyasadaki zeytin ve zeytinyağı arzını doğrudan etkiliyor.”

Manisa ve Akhisar’da Yetişen Zeytin Çeşitleri

Akhisar ve Manisa bölgesinin zeytin çeşitleri açısından oldukça zengin olduğunu vurgulayan Korkmaz, şu bilgileri paylaştı: “Zeytin çeşitleri arasında Domat, Edremit ve Gemlik olarak bilinen, halk arasında ise daha çok Trilye diye adlandırılan türler Akhisar ve Manisa bölgesinde yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Bu bölgelerde elde edilen zeytinlerin kalitesinin yüksek olmasının en önemli nedenleri arasında iklim koşullarının zeytin yetiştiriciliğine son derece uygun olması ve ağaç yapısının verimli olması yer alıyor.”

Hangi Zeytin Nerede Kullanılıyor?

Zeytin çeşitlerinin kullanım alanlarına da değinen Korkmaz, şu ifadeleri kullandı: “Edremit cinsi ve domat cinsi bunlar genel olarak yeşil olarak değerlendirilir. Trilye genelde yağlı sele olarak ve uslu tipleri de genelde ihracata gider ve çekirdeksiz ve dilim zeytin yapılır.” dedi.

“Gerçek Zeytinyağı Donar”

Gerçek zeytinyağının nasıl anlaşılacağına dair önemli ipuçları veren Korkmaz, “Gerçek zeytinyağı donar ve zeytinyağı normal oda sıcaklığında sıvıdır. Gerçek zeytinyağı hafif gırtlağı yakar. Gırtlağı yakmayan zeytinyağı asit oranı biraz yüksektir. Asit demek de kötü bir şey değil, zararlı değil. Zeytin ve zeytinyağının içindeki değerlerdir. Daha kaliteli zeytinden soğuk sıkımla yapılan yağlardır. Soğuk sıkımla yapılan yağlar biraz daha sarımtıraktır, aynı erken hasat olan koyu yeşildir.” ifadelerini kullandı.

Zeytinyağı Nasıl Saklanmalı?

Zeytinyağının doğru koşullarda saklanmasının kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Korkmaz, şunları söyledi: “Zeytinyağı nasıl saklanılır? Genelde güneş ışınlarından uzak tutulması, galvaniz kaplarda, tenekelerde saklanması daha uygundur. Zeytinyağında k değeri önemlidir. İçindeki bakterilerin saklanmasına k değeri denir yani buna raf ömrü denir. Zeytinyağını uzun süre kullanmak istiyorsak güneş ışınlarından uzak tutmalıyız.”

“Güvenilir Markayı Tercih Edin”

Sahte zeytinyağı konusunda da uyarılarda bulunan Korkmaz, “Zeytinyağını alırken dikkat edilmesi gereken güvenilir marka olması. Zeytinyağının hafif damağı, gırtlağı hafif yakması gerekiyor. Eğer yakma olayı yoksa zeytinyağının değeri düşüktür. Bir de sahte zeytinyağı yapanlar var. 15 derecenin altında katılaşır bu da doğal olduğunu gösterir. ” diye konuştu.

Muhabir: Didem ALTINAY