Toprak altından çıkarılan kil kabın içinden ve çevresinden gümüş külçeler, bilezikler, sikkeler ile takı parçaları fışkırdı. Buluntular arasındaki en dikkat çekici objelerden biri ise İskandinav mitolojisinde korumanın sembolü sayılan küçük bir Thor çekici oldu.
Kuzey Jutland Müzeleri yetkilileri, toplam ağırlığı 18,5 kilogramı bulan bu gümüş miktarının, Danimarka’da daha önce çıkarılan en büyük Viking gümüş hazinesinin neredeyse üç katı büyüklüğünde olduğunu vurguladı.
Külçelerdeki Gizemli Runik Yazı: "Hutu"
Arkeologların parçalar üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, gümüş külçelerden birinin üzerinde Viking Çağı’na ait runik harfler tespit edildi. Yazıtın “Hutu” kelimesini oluşturduğu, bunun hazine sahibinin adı veya bir mülkiyet işareti olabileceği değerlendiriliyor.
Hazineden çıkan sikkeler ise keşfin tarihsel rotasını netleştirdi. Buluntular arasında, İngiltere'de 899-924 yılları arasında hüküm süren Kral Edward (Edward the Elder) dönemine ait 2 Anglo-Sakson gümüş sikkesi yer alıyor. Bu veriler, hazinenin 10. yüzyılda toprağa gömüldüğünü gösteriyor.
Doğu Ticaretinin Kanıtı: İslami Sikkeler
Keşfin bir diğer çarpıcı boyutu ise hazineye ait parçalar arasında İslami sikkelerin de bulunması oldu. Kuzey Jutland Müzeleri uzmanlarından Torben Sarauw, bu sikkelerin Vikinglerin sadece Avrupa ile sınırlı kalmadığını, Doğu'daki uzak coğrafyalarla da güçlü bir ticaret ağı kurduğunu bir kez daha kanıtladığını belirtti.
Ayrıca gümüşlerin belirli ağırlık standartlarına göre gruplandığı tespit edildi. Bu durum, gümüşün o dönemde sadece servet biriktirmek için değil, aynı zamanda doğrudan ticari ödeme aracı olarak da kullanıldığını doğruluyor.
Dev Servet Neden Toprağa Gömüldü?
Yaklaşık 1100 yıl önce bu dev servetin neden ve kimden gizlendiği henüz gizemini koruyor. Araştırmacılar; hazinenin bir Viking yerleşiminin hemen yakınında, stratejik bir yol üzerinde ya da güvenlik amacıyla gözden uzak bir noktada saklanmış olabileceği ihtimallerini araştırıyor.
Mevcut alanda geniş çaplı bir arkeolojik kazı yapılması mümkün görünmezken, çıkarılan 700’den fazla tarihi parça detaylı analizler yapılmak üzere Danimarka Ulusal Müzesi’ne teslim edildi.





