Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında meydana gelen silahlı saldırının ardından Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcıları ilçede temaslarda bulundu. AR-GE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Güngör ile Aile ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Merve Kır Müftüoğlu, saldırıda yaralanan öğrencileri ve ailelerini ziyaret etti.
Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Güngör ve Müftüoğlu, olayın ardından alınması gereken tedbirler ve okul güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“OLAY SİYASİ POLEMİĞE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ”
Prof. Dr. Özcan Güngör, açıklamasına yaralanan öğrenciler, aileleri ve Turgutlu halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Güngör, yaşanan olayın doğrudan siyasi tartışmanın konusu haline getirilmesini istemediklerini belirterek, olayın ardından görev yapan sağlık ve güvenlik personeline teşekkür etti.
Güngör, tedbirlerde bazı aksaklıkların bulunabileceğini ancak yaşanan acı üzerinden siyasi polemik yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.
“GENÇLERİN SADECE NOTLARINA BAKMAMALIYIZ”
Türkiye’de özellikle gençler arasında “nihilist radikalleşme” olarak tanımladığı bir risk alanının daha görünür hale geldiğini savunan Güngör, gençlerin yalnızca akademik başarılarının değil; aidiyet duygularının, yalnızlıklarının, dışlanma deneyimlerinin, okul güvenliğinin ve aileleriyle ilişkilerinin de takip edilmesi gerektiğini söyledi.
PISA verilerine de değinen Güngör, öğrencilerin okuldaki aidiyet, güvenlik, akran zorbalığı ve aileleriyle iletişim durumlarının da eğitim politikalarında dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Güngör, “Bir gencin yalnızca notuna değil; okula gelip gelmediğine, kendisini nereye ait hissettiğine, dışlanıp dışlanmadığına, kimlerle ilişki kurduğuna ve ailesiyle konuşup konuşamadığına da bakmak zorundayız” dedi.

“OKUL GÜVENLİĞİNDE PERSONELİN NİTELİĞİ DE ÖNEMLİ”
Okullarda güvenliği sağlamak amacıyla personel istihdam edilmesinin önemli olduğunu belirten Güngör, görevlendirilecek personelin öğrenci psikolojisi, kriz yönetimi ve riskli davranışları fark etme konusunda eğitim alması gerektiğini ifade etti.
Güngör ayrıca, daha önce kamuya geçiş imkanı bulamayan uzman çavuşların gerekli eğitimlerden geçirilerek okul güvenliği alanında değerlendirilebileceği yönündeki önerilerini hatırlattı.
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanındaki uzmanlığın yanı sıra, çocuklarda ve gençlerde şiddet eğilimi ile radikalleşme süreçlerini inceleyecek özel uzmanlık alanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Güngör, risklerin olay gerçekleşmeden önce tespit edilmesinin önemine dikkat çekti.
“RİSK TESPİT EDİLDİYSE GEREKLİ MEKANİZMALAR ÇALIŞTI MI?”
Saldırının meydana geldiği bölgenin daha önce riskli olarak değerlendirildiğine ilişkin açıklamalara da değinen Güngör, risk tespitinin ardından gerekli mekanizmaların devreye sokulup sokulmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Güngör, “Bu riskli bölgeye dair ilçemizde kurulması gereken yapılar kuruldu mu? Toplantılar gerçekleştirildi mi? Görevler zamanında yerine getirildi mi?” sorularını yöneltti.
Fiziki güvenliğin yanı sıra sosyal risk analizlerinin de yapılması gerektiğini belirten Güngör, yapay zeka destekli kamera sistemleri ve benzeri bilimsel yöntemlerden yararlanılması gerektiğini ifade etti.
MÜFTÜOĞLU: “RİSKİ GÖRDÜĞÜMÜZ ÇOCUKLARI TAKİP ETMELİYİZ”
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Merve Kır Müftüoğlu da saldırının ardından yaralı öğrencileri ve ailelerini ziyaret ettiklerini belirtti. Bazı öğrencilerin başka hastanelere sevk edildiğini, bazı öğrencilerin ise taburcu edildiğini ifade eden Müftüoğlu, ailelerin yaşadığı endişeye dikkat çekti.
Müftüoğlu, okullardaki güvenlik tedbirlerinin yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak aileler, öğretmenler, okul yönetimleri, sosyal çalışmacılar, rehberlik servisleri ve güvenlik birimlerinin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi.
Risk grubunda bulunan çocukların olay yaşanmadan önce tespit edilmesinin önemini vurgulayan Müftüoğlu, “Riski gördüğümüz çocukları takip etmeye ihtiyacımız var. En önemli meselelerden biri bu” ifadelerini kullandı.
“ÖNEMLİ OLAN OLAY YAŞANMADAN ÖNCE ÖNLEM ALMAK”
Müftüoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'nın olay sırasında yurt dışında çocuk güvenliğine ilişkin bir programda bulunmasını da eleştirdi. Bakan'ın Turgutlu'ya gelerek öğrencileri ve ailelerini ziyaret etmesi ve alınacak somut tedbirleri kamuoyuyla paylaşması gerektiğini savundu.
Anahtar Parti'nin Aile ve Sosyal Politikalar Başkanlığı ile Eğitim Politikaları Başkanlığının konuya ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirten Müftüoğlu, mevcut uygulamaların yeterli olmadığını ileri sürdü.
Müftüoğlu, “Bu sadece protokol imzalamakla çözülebilecek bir mesele değil. Sahada; aile, okul, öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları ve güvenlik birimleriyle birlikte çalışılması ve sistemin sürekli denetlenmesi gerekiyor” dedi.
Açıklamasının sonunda devletin çocukları koruma yükümlülüğüne vurgu yapan Müftüoğlu, yaralanan öğrencilerin yanı sıra ailelerin ve okul arkadaşlarının da olaydan etkilendiğini belirtti.
Müftüoğlu, “Önemli olan olay yaşandıktan sonra müdahale etmek değil, olay yaşanmadan önce gerekli önlemleri almaktır” ifadelerini kullandı.





