Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhur İttifakı’nın TBMM’ye sunduğu Anayasa Değişikliği Teklifinin, “devleti laiklikten, demokrasiden ve hukuk devleti olmaktan uzaklaştırma adımı’ olarak niteledi

AK Parti, MHP ve BBP’li milletvekillerinin imzasıyla TBMM’ye sunulan Anayasa Değişikliği Teklifi’ne Atatürkçü Düşünce Derneği’nden (ADD) tepki geldi. ADD Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamayı, Manisa Şube Başkanı Hamza Kopal, Manisa kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, muhalefet milletvekillerine de çağrıda bulunularak değişikliğe destek vermemeleri talep edildi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu'ndan adaylık açıklaması CHP Lideri Kılıçdaroğlu'ndan adaylık açıklaması

Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Cumhur İttifakı bileşenlerinden TBMM’de temsil edilen AKP, MHP ve BBP’li 336 milletvekilinin imzaları ile TBMM Başkanlığına sunulan Anayasa Değişikliği Teklifi, devletimizi laiklikten, demokrasiden ve hukuk devleti olmaktan uzaklaştırma adımıdır. Din kurallarını esas alan bu teklif; Anayasamızın ‘Hiçbir faaliyetin… Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının Devletin işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı’nı belirten Başlangıç Bölümü’ne ve devletimizin niteliklerini belirleyen, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez 2. maddesine aykırıdır.  Teklif; Devlet görevlilerinin kıyafetlerini dini esaslara göre düzenlediği için de; ‘Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandıramaz…’ hükmünü koyan Anayasanın 24. maddesine aykırıdır. Teklifle kamu görevlilerinin din, mezhep, tarikat ve cemaat aidiyetlerine göre ‘tercih edilen kıyafet’lerle görev yapmalarının serbest bırakılması, devletin vatandaşlar karşısında tarafsız ve adil olma ilkesini tartışılır hale getirecek, Ulusal birlik ve beraberliğimizi zedeleyecek, ayrışmaları artıracak, iç barışımıza zarar verecektir. Bu da “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.” diyen Anayasanın 14. maddesi ile 3 Aralık 1934 tarih ve 2596 sayılı Devrim Yasasına açıkça aykırıdır. Kabul edildiği takdirde, çeşitli inanç ve aidiyetler nedeniyle ‘tercih edilen kıyafetlerin’ çok farklı renk, biçim ve nitelikte olması kamu hizmetinin sunumunda endişe ve tereddüt yaratacak, kaosa neden olacak, söz konusu hizmetin devlet tarafından değil, o kıyafetleri “tercih eden” gruplar tarafından verildiği algısı oluşturacak, devletin devlet olma niteliğini zayıflatacak, yurttaşların devlete güven duygusunu sarsacaktır.”

Açıklamanın devamında ise şöyle denildi: “Keza teklif; Devrim Yasalarını koruyan Anayasanın 174. maddesini yok saydığı gibi, TBMM Başkanı ve AKP’li Başkan Vekilinin de imzaları ile verildiğinden şekil yönünden de Anayasaya aykırıdır. Zira Anayasanın 94. maddesi, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.’ demektedir. Öte yandan, reşit olanların kuracağı sağlıklı bir aile birliği, bireylerin onurlu ve insanca bir yaşama ulaşabilecekleri ekonomik koşulları sağlamaları, dünyayı ve hayatı algılayabilecekleri ve anlayabilecekleri bir eğitime ve erginliğe ulaşmaları ile mümkündür. Yoksulluğun ve cehaletin yozlaştırdığı, yüreklerimizi dağlayan aile ve birey örnekleri her gün televizyonlarda yayınlanırken, bunların temel nedenlerini ele almayan bir Anayasal düzenlemenin “aileyi koruma” amacı taşıdığı söylenemez. Üstelik teklif, son derecede muğlak bazı ifadeler nedeniyle ‘Tek Eşlilik’ kuralını yok edebilecek, nikahın nerede, kim tarafından kıyılacağı konusunda belirsizlik yaratabilecek sakıncalar da içermektedir. Kadına ve çocuğa şiddet ortamını besleyen uygulama ve kararları gibi, ilk imzacısı ve onaylayıcısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden hangi sakilerle çıktığı da iyi bilinen bir anlayışın, kadın haklarını sadece türban üzerinden sürekli gündeme getirmesinin samimiyetsizliği apaçık ortada iken bu teklifi ciddiye almak olanaksızdır. Milletimiz ekonomik, siyasal ve sosyal krizlerle, yolsuzluklar ve yoksullukla boğuşur, yasaklar ve antidemokratik baskılarla bunalır ve yaşamsal bir seçime giderken laiklik başta olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerine, Anayasamızın ruhuna, Başlangıç Bölümü’ne ve yukarıda belirttiğimiz maddelerine aykırı olan bu teklif çok tehlikelidir, çok yersizdir, çok gereksizdir. Getirenler de, destekleyecek olanlar da tarih önünde sorumlu olacaklardır. Kabul edilmesi halinde vahim ve telafisi olanaksız sonuçlar doğuracağı açık olan bu teklife destek vermemenizi, görüşüleceği Komisyon ve Genel Kurul toplantılarına katılmamanızı ısrarla talep ediyoruz. Bildiğiniz gibi Laiklik olmazsa, ne Atatürk Cumhuriyeti’nden, ne Demokrasiden, ne hukuk devletinden, ne de insan hak ve özgürlüklerinden söz edilebilir.