Manisa’nın Demirci ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki bıçak ustası Orhan Karakaya, babasından devraldığı mesleği yarım asrı aşkın süredir sürdürüyor. “Makasçı Şükrü”nün oğlu olarak tanınan Karakaya, 15 metrekarelik mütevazı atölyesinde her gün örs başına geçerek çeliğe şekil veriyor.
Hacıhasan Mahallesi Yağcılar Sokak’taki dükkânında 1962 yılından bu yana çalışan Karakaya, mesleğe ilkokuldan sonra babasının yanında çırak olarak başladı. Yıllar içinde ustalaşan Karakaya, bıçak üretiminde en kritik aşamanın “su verme” işlemi olduğunu vurguluyor.
Geleneksel yöntemlerle üretim yaptığını anlatan usta, süreci şöyle özetliyor: “Paslanmaz çeliği ölçüsüne göre kesiyoruz, ocakta dövüyoruz. Ardından zeytinyağında bekletip ahşap sap takıyoruz. Son olarak çift bileme yaparak ürünü hazır hale getiriyoruz.”
Demirci’nin hem hayvancılık hem de halıcılık kültürüne katkı sunan Karakaya, özellikle küçükbaş hayvan yetiştiricileri için ürettiği yün kırkma makaslarına ayrı önem veriyor. Ürettiği ürünler arasında kurban bıçakları, ekmek bıçakları, bağ aşı bıçakları ve halı dokumada kullanılan özel kesim bıçakları da bulunuyor.
“Sağlığım el verdiği sürece ateş başındayım”
Mesleğin kendisine hem hayat hem de geçim kaynağı olduğunu söyleyen Karakaya, çocuklarını da bu zanaatla büyüttüğünü belirtiyor. Ailesinin zaman zaman atölyeye destek verdiğini ifade eden usta, işine bağlılığını şu sözlerle dile getiriyor: “Çocuklarım yardımcı oluyor. Sağlığım elverdiği sürece ateşin başında çeliğe şekil vermeye devam edeceğim.”
Karakaya’nın yıllara meydan okuyan emeği, Demirci’de zanaatkârlığın hala canlı olduğunu gösteriyor. Müşterilerinden Kılavuzlar Mahallesi’nden çoban İbrahim Gür ise ustanın işçiliğini şu sözlerle anlatıyor: “Koyun çobanlığı yapıyorum, Orhan amcayı yıllardır tanırım. Bıçaklarımızı ve makaslarımızı ona bilettiririz. İşçiliği ve esnaflığı çok iyidir.”





