Manisa'da 'Türkiye- Rusya İlişkileri' Konuşuldu

RUSYA Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enverovic Çetin, Manisa'da konferansa katıldı.

Manisa'da 'Türkiye- Rusya İlişkileri' Konuşuldu

RUSYA Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enverovic Çetin, Manisa'da konferansa katıldı.

06 Aralık 2016 Salı 21:44
Manisa'da 'Türkiye- Rusya İlişkileri' Konuşuldu

RUSYA Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enverovic Çetin, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin bozulmasında Batı'nın büyük rolü olduğunu savundu. Çetin, "Maksat Türkiye ile Rusya'yı düşman edip, Kuzey Suriye'de savaştırmaktı" dedi.
Türk asıllı olan Rusya Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enverovic Çetin, Manisa'da Celal Bayar Üniversitesi'nin düzenlediği, 'Rusya uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye- Rusya ilişkileri' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Üniversite öğrencilerine Türkiye ve Rusya arasındaki gelişmeleri anlatan Çetin, Batı ve Amerika Birleşik Devletleri'ni eleştirdi. Batı'nın dünyanın Doğu'sunu sömürdüğünü dile getiren Çetin, 15 Temmuz'daki darbe girişiminde de bu güçlerin parmağının olduğunu savundu. Çetin, "15 Temmuz'dan önce Türkiye'nin ayakta durmasını sağlayan, iyi ilişkileri olan Rusya ile arasını bozmak lazımdı. Bunun içinde bahane lazımdı. İçerideki uzantıları olan FETÖ'yü kullanarak Rus uçağı düşürüldü. Buradaki maksat Türkiye ile Rusya'yı düşman edip, Kuzey Suriye'de savaştırmaktı. Fakat Rus ve Türk devletleri bu olayın sırrını çözdü. Doğu, Batı'nın bu hain planını anladı. İki ülkenin arasını bozmak isteyenlerin başkaları olduğu hemen anlaşıldı" diye konuştu.
'TÜRKİYE VE RUSYA OYUNA GELMEDİ'
Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerinin düzelmesinden rahatsızlık duyulduğunu kaydeden Çetin, iki devletin oyuna gelmediğini ifade etti. Çetin şöyle devam etti:
"Başarılı olamayacaklarını anlayınca Suriye'de oluşturdukları terör örgütlerini süratle faaliyetlerini hızlandırdılar. İki, üç yıldır DAEŞ'e müdahale yoktu, gündeme geldi. Düğmeye kim bastı, nasıl oldu? Zurnanın zırt dediği yer, Kürt koridorundan bir petrol boru hattı geçirmekti. Yani Kuzey Irak'taki petrolü Türkiye'ye uğramaksızın taşımak zorundalardı. Bunun da yolu Kuzey Suriye'de bir Kürt koridoru oluşturmaktı. DAEŞ ile mücadele etmek için bölgeye gelen ABD'den hiçbir başarı görülmedi. Bölgede seçilmiş Esad hükümeti ulusal güvenliğin tehlikesi ve savaşan teröristlerin büyük çoğunluğunun Rusya Federasyonu ve eski Sovyetler Birliği vatandaşı olması nedeniyle Rusya'yı yardıma çağırdı. Rusya müdahil olmak zorundaydı. Türk olduğum için Suriye'deki operasyonlarda benim de canımı acıtan şeyler oldu. Esad, Rus gücünü kullanmak istedi, kullandı. Bölgedeki kendine muhalif herkesi terörist gören hükümet kendi haritalarıyla Rus bombardımanını yönlendirdi. Türkmen bölgesinden ölenler oldu. Ama burada Rusya'nın Türkmenler'i bombalamak gibi bir derdi yoktu."
'İKİ ÜLKE ARASINDA TİCARETİN MİLLİ PARAYLA YAPILMASI GÜNDEME GELDİ'
Başbakan Binali Yıldırım'ın Rusya ziyaretinin çok anlamlı olduğunu kaydeden Çetin, iki ülke arasındaki ticaretin milli paralarla yapılmasının gündeme geldiğini belirtip, "Bu gelişme Türkiye-Rusya arasında değil, Çin-Rusya arasında, Hindistan-Rusya arasında Türkiye-Çin arasında yapılacak ticaretin de milli paralarla yapılmasının öncüsü olacaktır. Artık durup dururken ABD'ye gidenler dışında, Avrupa'ya gidenler dışında dünyanın doğusuna gidenlerin dolar ve Euro alma ihtiyaçları kalmayacaktır. Bu manevi olarak batının moralini bozan, doğunun moralini yükselten iyi bir hamleydi" diye konuştu.
'HALEP'İ KASITLI OLARAK GÜNDEME GETİRİYORLAR'
Çetin, "Suriye'de Halep'te katliam var" söylemlerinin kasıtlı olarak çıkarıldığını da savunarak, "DEAŞ ve benzeri örgütlerin PYD dahil militan sayısının azaldığını görenler Türk halkına ajitasyon yaparak ikide bir Halep'i gündeme getirip 'Rusya madem iyi bir komşu, madem iyi bir müttefik, neden Halep'i bombalıyor? Neden Halep'te çocuklar ölüyor?' gibi benim de içimi yakan, benim de bir Müslüman Türk olarak hüzünle baktığım olayı başka yönde ajitasyon yaparak kullanmaya başladılar. Çözümden bahseden kimse yok. Herkes 'Neden bombalıyor, neden bombalıyor?' Çözümle ilgili yorum yapan var mı? Yok. Bir yandan da işin en acı tarafı ise Halep'te ve Fırat Kalkanı'nda Türkiye'nin ve Rusya'nın ittifakını başarılı olduğunu gören ABD ve batı, aniden düğmeye basarak Musul'a vurmaya başladı. Sanki Musul'daki tehlike dün çıkmıştı. Sanki Musul 3 yıldır işgal altında değildi. Ama bu operasyon aslında Türk-İslam dünyası için dile getirilmeyen bir acıydı. Şu anda ABD ve müttefiki batılı ülkeler Musul'da Ortaçağ katliamı yapmaktadır. Orada Türk basını ve tarafsız basın olmadığı için 1 milyon nüfuslu şehir koridorsuz, aralıksız bombalanmaktadır. Bununla ilgili Türkiye'den hiçbir ses çıkmamaktadır. Hatta Musul'un varlığından bile kimse bahsetmemektedir. Ama bakınız Halep'te nüfus 250 bin, Musul'da 1 milyon. Şimdi akrabalıkları ve diğerler şeyleri söylemek gibi bir kastım yok ama Halep'teki nüfus Arap, Kürt ve diğer unsurlar, Musul'da ciddi bir Türkmen nüfusu var. Yani orada ölenlerin çoğu Müslüman Türk. Bunları ayırmak istemiyorum ama neden acaba Musul'daki ölümlere gözyumuluyor. Halep'te insani mola isteyen BM, ABD ve Batı, bu insani molanın DEAŞ'A da verilmesini istedi. Yani insani mola adı altında destek verdikleri teröristlerin ölmesini engellemek istiyorlar. Türkiye maalesef her nedense işin gerçeğini en son duyuyor. Bunu biz duyurduk. İşin aslını biz duyurduk ki Türk halkı da tüm dünya da işin gerçeğini öğrensin. Halep'te dün teklif edilen insani molanın asıl amacı teröristleri korumak. Teröristlerin tekrar toparlanmasını sağlamak. Rusya ve Çin'in veto etmesinin sebebi sadece bu" diye konuştu.

Son Güncelleme: 06.12.2016 21:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.