Türk Metal-Sen, Manisa’nın ve Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri olan Vestel’de gerekli çoğunluğu sağlayarak yetki belgesi için bakanlığa başvurmuş ve sendikal faaliyetler için hazırlıklara başlamıştı. Şimdiye kadar sessiz kalan Vestel yönetiminden ilk açıklama geldi

Vestel Beyaz Eşya Fabrikası’nda yeterli çoğunluğu sağlamasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na resmi başvuruyu yapan ve bakanlıktan yetki belgesini alan Türk Metal Sen, sendikal faaliyetler için hazırlıklara başlarken Vestel’den itiraz geldi. Bakanlık, gönderdiği cevap yazısında fabrikada toplu sözleşme imzalanmak için gerekli şartların sağlandığını kabul ederken, 7 Aralık tarihinde Vestel’e resmi tebliğ yapılmıştı. Ancak Vestel yönetimi,  hukuk yoluyla Türk Metal Sen’e karşı mücadele kararı aldı ve itirazda bulundu. Vestel İnsan Kaynaklarından yapılan şirket açıklamasında; öncelikle ilk derece mahkemeleri ve ilerleyen aşamalarda da istinaf mahkemesi ve Yargıtay’a gidileceği bildirildi. Türk Metal Sen’in sendikal faaliyetlerinin, hukuki değerlendirmeler sonucunda karara bağlanarak kesinleşmesini talep eden Vestel yönetiminden yapılan o açıklamada şu sözlere yer verildi: *Şirketimizin çalışanlarımızın vereceği kişisel kararlara ve tercihlere olumlu ya da olumsuz bir yaklaşımı söz konusu değildir. Çalışma ortamımız sendikalı ya da sendikasız da olsa, Vestel yönetimi bugüne kadar olduğu gibi aynı şekilde devam edecektir.”

“AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDECEK”

Ülke genelinde yağış var! Ülke genelinde yağış var!

Manisa’da 1984 yılında başlayan faaliyetlerini 1994 yılından beri Zorlu Holding bünyesinde sürdüren Vestel’de 19 bin işçiyi ilgilendiren önemli bir süreçten geçiliyor.

Resmi belgenin ulaşmasının ardından açıklama yapan Vestel İnsan Kaynakları Direktörlüğü, çalışma ortamının ve yönetimin aynı şekilde devam edeceğini belirterek, “Türk Metal Sendikası’nın yetki belgesi için Çalışma Bakanlığı’na yapmış olduğu başvuru, 7 Aralık Çarşamba günü tarafımıza tebliğ edilmiştir. Öncelikle belirtmek isteriz ki; bir sendikaya üye olmak veya üye olmamak ya da üyelikten ayrılmak her bir çalışanın kişisel olarak kendi iradeleri ile verebileceği bir karardır, bu karara herhangi bir kişi veya kurum tarafından olumlu ya da olumsuz bir etki yapılması yasal değildir. Bu yaklaşımla şirketimizin çalışanlarımızın vereceği kişisel kararlara ve tercihlere olumlu ya da olumsuz bir yaklaşımı söz konusu değildir. Çalışma ortamımız sendikalı ya da sendikasız da olsa, Vestel yönetimi bugüne kadar olduğu gibi aynı şekilde devam edecektir.” dedi.

İTİRAZ SÜRECİ BAŞLADI

Türk Metal-Sen’in yetki belgesini almasının ardından itiraz sürecine girişen Vestel kanadından, “yetki belgesinin geçerliliği ancak hukuki sürecin ardından söz konusu olacaktır.” çıkışı geldi. Vestel itiraz süreciyle ilgili, “Bununla beraber, 13 Aralık Salı günü, Bakanlık tarafından Şirketimize gönderilen başvuruya yasal olarak itirazda bulunarak, gerek sayıların gerek üyelik bilgilerinin doğruluğunun öncelikle ilk derece mahkemeleri ve ilerleyen aşamalarda da istinaf mahkemesi ve Yargıtay aşamalarında hukuki değerlendirmeler sonucunda karara bağlanarak kesinleşmesini talep etmiş bulunuyoruz. Bundan sonraki süreç, hukuki boyutta devam edecek ve söz konusu ‘’yetki belgesinin geçerliliği ancak bu hukuki sürecin tüm aşamaları bittikten sonra söz konusu olabilecektir. Uzun süredir devam eden üyelik sayısını tamamlama süreçlerinde gerçeği yansıtmayan birçok bilgi ve söylenti ortaya atıldı ve bu tür yaklaşımlar maalesef hala devam etmektedir.” açıklamasında bulundu.

“SÖYLENTİLER GERÇEK DEĞİL”

Sendikaya üye olmak istemeyen çalışanların üye olanlardan farklı sosyal haklara sahip olacağı söylentilerini yalanlayan Vestel, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:

Özellikle son dönemlerde farklı uygulamalar olacağı söylentisi ile sık olarak gündeme gelen işten çıkarma, işe alma, bölüm değişikliği, terfi gibi uygulamalar başta olmak üzere, tüm idari konu ve kararlar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Şirket yönetimi tarafından belirlenecek ve uygulanacaktır. Bu konulara şirket yönetimi dışında başka hiçbir kişi ya da kurumun müdahil olması söz konusu olamaz. Diğer yandan çok sık ifade edildiğini bildiğimiz, sendikaya üye olmak istemeyen çalışma arkadaşlarımızın işten çıkarılacağı ya da üye olanlardan farklı maddi ve sosyal haklara sahip olacakları gibi asılsız iddialar kesinlikle doğru olmayıp, yasal ve idari açıdan da bunların gerçekleşmesi mümkün değildir. İş ortamımız her şartta hepimiz için ve hep birlikte huzurlu, verimli olmaya devam edecektir.

KULİS ÖZEL