Cumhurbaşkanından önemli açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nı değerlendirdi.

Cumhurbaşkanından önemli açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nı değerlendirdi.

15 Ekim 2019 Salı 23:45
Cumhurbaşkanından önemli açıklamalar!

 "Münbiç'e rejimin girmesi benim için çok çok olumsuz değil." diyen Erdoğan, "Sonunda bunların kendi topraklarıdır. Ama burada terör örgütlerinin kalmaması benim için önemli. Yani bizim onlara söylediğimiz “Burada YPG/PYD kalacak mı kalmayacak mı?” Sayın Putin'e de ben bunu söyledim. Eğer terör örgütlerinden Münbiç'i temizliyorsanız, buyrun buranın bütün lojistiğini siz sağlayın veya rejim sağlasın. Ama yok bunu böyle yapmayacaksınız, oradaki aşiretler bize 'gelin bizi kurtarın' diyor. Çünkü Münbiç'in tamamına yakını yüzde 85-90’ı Arapların. Kürtlerin değil." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'daki temaslarının ardından yurda dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Türk Konseyinin 10’ncu kuruluşunun en önemli zenginliği Özbekistan’ın tabi üyeliğe geçmesiydi. Şu anda üye sayısı beş oldu. Onun için ben de “iki devlet bir millet” ifadesine yenisini ilave ettim. Şimdi “beş devlet bir millet” olduk. Eğer Türkmenistan da buna katılırsa o zaman “altı devlet bir millet” olacağız. Şimdi tam “yahşi” oldu.

Bu arada Macaristan da gözlemci üye oldu. Macaristan’ın tabi farklı desteği de oldu. Budapeşte de güzel bir ofis verdiler. Çok ciddi bir mali kaynak da verdiler. Üyelere neredeyse yük yok, sadece eleman verecekler. Onlar maaşlarını da karşılayacaklar. Bu şekilde Türk Konseyi Avrupa’ya girmiş oluyor. Macaristan’da Kıpçakların yeri varmış. 100 bine yakın Kıpçak varmış. “Bizde Atilla çoktur. Neredeyse her mahallede bir Atilla bulursunuz” dedim. Şu anda Budapeşte Türk Konseyi için önemli bir yer konumuna gelecek. Bizim de önümüzdeki ay bir Macaristan ziyaretimiz olacak.

Türk dünyasının birlik, beraberlik ve istikrarı, huzuru bizim için stratejik önceliğe sahiptir. Aramızdaki dayanışmayı artırmak için de çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Türk dünyası bizim dış politika vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerimizi son 16 yılda her alanda geliştirdik. Gerek genç nüfus, gerek doğal kaynakları, gerek ekonomik potansiyeli ile Türk dünyasının geleceğinin aydınlık olduğuna inanıyorum. Yeter ki akıllı, gerçekten başarılı bir sevk ve idareye sahip olsun.

BARIŞ PINARI HAREKATININ 7. GÜNÜ

Barış Pınarı Harekatının bugün 7’nci günündeyiz. Harekat planlandığı gibi başarıyla yürüyor. Dördüncü günde Rasulayn, beşinci günde Tel Abyad’ı teröristlerden arındırarak buraları güven altına aldık. Bugün itibarıyla yaklaşık 32 kilometrelik derinliğe ulaştık. M4 Karayolunu kontrol altına aldık. Bu süreçte sivillerin zarar görmemesi için azami gayret gösterdik, gösteriyoruz. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de elinden gelen her türlü gayreti gerçekten gösteriyor.

Karşı taraf acımasız. Yaklaşık 700 havan topu, roketi bizim tarafımıza atmaları suretiyle birçok sivil hayatını kaybetti. Bunun içinde Suriyeli 9 aylık Muhammet yavrumuz da var. Bunun yanında da 18 sivil ve 3 askerimiz de şehit oldu. Bunlardan bir tanesi bu sabah Münbiç’te şehit oldu. Rejimin oraya top atışlarıyla olan bir netice. Buna karşı bizim yoğun atışlarımız oldu. Bunun karşılığında da bunun bedelini rejime çok ağır bir şekilde ödettik.

Biz tabi siviller noktasında çok hassasız. Bunu Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarında da gösterdik. Oysa Rakka ve Deyrizor’da 4 bin, Musul’da 9 ile 11 bin sivil hayatını kaybetti. Bunları maalesef Batılı ülkeler hep göz ardı etti. Bunları hiçbir zaman konuşmadılar. Şimdi bizi baskı altına almaya çalışıyorlar. Biz harekatımızı tamamıyla karşımızdaki terör örgütlerine karşı yaptık ve yapıyoruz.

Barış Pınarı Harekatının amacı belli; sınırlarımızı her türlü terör unsurundan temizlemek ve mültecilerin güvenli bir şekilde evlerine dönmelerini sağlamaktır. O da kendi tercihlerine dayalı olarak. Harekat hedeflerine ulaşana kadar devam edecektir.

ARABULUCULUK TEKLİFİ TRUMP’TAN MI GELDİ?

Evet. Şimdi de Trump’a bir teklifimiz oldu. Biz dedik ki bir heyet gönderin. Çünkü “Ateşkes ilan edin” diyorlar. Bizler asla ateşkes ilan edemeyiz. “Sizin teklifiniz vardı 20 mil, öbür tarafında Irak sınırına kadar. Biz şu anda bu 20 mil teklifinizi, Irak sınırından da 444 kilometre batıya olan bu bölgeyi tamamıyla boşaltmanın gayreti içerisindeyiz. Kimden? Terör örgütünden. Bunu boşaltana kadar bizim ateşkes ilan etmemiz mümkün değil. Çünkü biz burayı güvenli bölge olarak ilan ediyoruz. Burayı güvenli bölge haline getirdiğimiz zaman ülkemizdeki bunca o toprakların sahiplerinden arzu edenlere kendi topraklarına gidebilme imkanını da sağlamış olacağız. Ve onların lojistik desteğini, korumasını da biz temin edeceğiz. “Bu da sizinle daha önce yaptığımız görüşmedir” dedim. Çünkü bunların hepsi bizim bilgisayar kayıtlarımızda da var. Sayın Trump benim bu teklifim üzerine, önce Mike Pence ve Ulusal Güvenlik Danışmanı O'Brien'ı Türkiye'ye gönderiyordu. Fakat daha sonra galiba Pence’i gönderme kararını aldılar. Bu akşam Ulusal Güvenlik Danışmanıyla da İbrahim Bey bir görüşme yapacaklar. Ve büyük ihtimalle yarın bu heyet Ankara'da olacak ve görüşmeleri gerçekleştirilecekler.

"YAPTIRIM KONUSUNDA ENDİŞEMİZ YOK"

PYD/YPG hızla mevzi kaybediyor. “Harekatı durdurun” diye bize baskı yapıyorlar. Yaptırımlar açıklıyorlar. Bizim hedefimiz belli. Bizim herhangi bir yaptırım konusunda endişemiz yok. Biliyorsunuz bu yaptırımların içerisinde şahsım da dahil olmak üzere üç tane bakan arkadaşım ve bize vize koymak suretiyle bizi Amerika'ya sokmama gibi şeyler var. Ticari bazı yaptırımlar var. Yani bunlar herhalde insan tanımıyorlar. Böyle bir sıkıntıyı yaşıyoruz. Ben Sayın Trump'a da bunları ayrıca söyledim. Bir taraftan da bizi ayın 13'ünde ABD'ye davet ediyorlar. 

"ABD HEM BURALARDAN ÇEKİLİYOR HEM DE BİZE “BURALARA GİRMEYİN” DİYOR"

Münbiç biliyorsunuz Amerikalıların daha önce bize “90 gün içerisinde tamamen boşaltıp teslim edeceğiz” dedikleri yerdi. Şu anda ise rejimin Münbiç'e çok ciddi bir baskısı var. Ama terör örgütü içeride. Onları boşaltarak değil. Boşaltıp da oraya girmiş olsa bizim de diyecek lafımız yok, 'burayı gerçek sahiplerine teslim ettiler' diyebiliriz. Ama böyle bir şey yok. Yine YPG orada. O zaman ne farkı var bu işin. Sadece etiket değişiyor. 

Dün sayın Trump'a ifade ettiğim gibi bizim Kobani veyahut başka bir yere saldırmak, Kürtleri ve sivilleri hedef almak gibi bir hedefimiz yok. Buraları güven altına almayı hedefliyoruz. Çalışmalarımızı da bu çerçevede yürütüyoruz. Tabi burada da bir çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. ABD hem buralardan çekiliyor hem de bize “buralara girmeyin” diyor.

Tabi bizim harekatımız inanıyorum ki Suriye'de siyasi çözüm sürecine de çok ciddi katkılar verecektir. Temennim odur ki yarın yapılacak olan görüşmeler bizler için hayra alamet olur. 

Şu an itibariyle 611 etkisiz hale getirilen terörist var. Bunların 556'sı ölü, 26'sı yaralı, 29 teslim alınan var. Bu arada bizim de kayıplarımız olarak 20 sivil, 4 asker şehidimiz var. 159 sivil yaralımız, 47 asker yaralımız var. Bunun yanında Suriye Milli Ordusu'nda 32 şehit var, 123 yaralı var. Son olarak 820 roket ve havan atışı yapılmış ve alan olarak yaptığımız temizlik de 970 kilometrekareyi bulmuş vaziyette. 

7. GÜN GERİDE KALDI. PLANLANAN TAKVİMDEN DAHA HIZLI İLERLİYOR. ŞİMDİ NASIL BİR TAKVİM ÖNGÖRÜYORSUNUZ?

Burası matematik olay değil. Bu tamamen sosyolojik olay. Tabi ki terörle mücadele kabiliyeti, anlayışı… Şimdi bunun tarihi olmaz. Ama burada hedefler olur. Bizim hedeflerimiz belli. Hedeflerimiz nedir? Güvenli bölge başlığı altında Irak sınırından 444 kilometre batıya, öbür tarafta da 32 km derinlik… Bu bizim onlarla başlattığımız, Trump mutabakatının bir neticesidir. Ama mutabakatı yaptığımız kişiler bu mutabakata uymuyor ne yazık ki… Bu gelen heyetin önüne önce bunu koyacağız. “Buyurun Trump ile yaptığımız mutabakatın metni…” Şimdi diyoruz ki gelin bu terör örgütünü sınır dışına atalım, burayı güvenli bölge ilan edelim. İyi niyetli iseniz lojistik desteği beraber sağlayalım. Bu insanları çadırlardan kurtaralım. Teröristi düşünüyorsunuz da çadırlardaki milyonlarca insanı niye düşünmüyorsunuz.  Gelin bu insanları konteynerden kurtaralım. 

TRUMP DEAŞ’LILARI TÜRKİYE’NİN DEVRALMASINI İSTİYOR?

Bu DEAŞ’lıların olduğu cezaevleri sadece Rakka’da değil. Kuzey tarafta da var. Bunları alırız. Kaldıkları cezaevlerine cezaevi demek zor. Yabancı savaşçıları kendi ülkelerine göndeririz. Tutuşacaklar. Fransa diyecek “göndermeyin”, Almanya diyecek “göndermeyin”. Ondan sonra cezaevlerinde kuracağımız mahkemelerde bunları yargılamaya geçeceğiz. Bu sınırdakilerin dışındakileri ABD düşünsün.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol