MHP’li Durmaz’dan CHP’ye sert eleştiriler!

MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, partisinin Manisa İl Kongresinde CHP ve Türk Tabipler Birliğine sert eleştirilerde bulunarak, "CHP’nin içine HDP’nin kaçtığı artık inkar edilemez bir gerçektir. CHP’nin Atatürk maskesi düşmüş, altındaki HDP yüzü görülmüştür" dedi

MHP’li Durmaz’dan CHP’ye sert eleştiriler!

MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, partisinin Manisa İl Kongresinde CHP ve Türk Tabipler Birliğine sert eleştirilerde bulunarak, "CHP’nin içine HDP’nin kaçtığı artık inkar edilemez bir gerçektir. CHP’nin Atatürk maskesi düşmüş, altındaki HDP yüzü görülmüştür" dedi

11 Ekim 2020 Pazar 16:36
MHP’li Durmaz’dan CHP’ye sert eleştiriler!

MHP’nin yıllardır önce devlet diyen bir anlayışla siyaset yaptığının altını çizen Durmaz, “Bugün ülkemiz içeride ve dışarıda birçok sorunla baş etmeye çalışmaktadır. Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim, Ege’de yükselen tansiyon, sınırlarımızdaki terör operasyonlarıyla egemenlik haklarımızı korumaya çalışırken, bir taraftan da ekonomik kuşatmayı yıkmaya, diğer taraftan da korona virüse karşı mücadele eden bir Türkiye söz konusudur. Liderimizin dediği gibi 'Türkiye çoklu bir cephe hattındadır.' Böyle bir durumda siyasi hesap yapanların mutlaka ahlakı sorgulanmalıdır. Özellikle CHP ve yancıları, CHP’nin arka bahçesi gibi çalışan bazı sözde sivil toplum kuruluşları böyle zamanları siyasi fırsata dönüştürmeye çalışmaktadır. Bunlar vatanımızın güvenliğini tehdit eden, milletimizin dirliğine göz dikenlere karşı yapılan operasyonlar öncesi hep devletimizin aleyhine açıklamalarda bulunmuşlardır" dedi.

" MERKEZ KONSEYİ ADI VERİLEN TÜRKİYE DÜŞMANLARI"

Geçtiğimiz günlerde Tabipler Birliği ile ilgili tartışmaları herkesin yakından takip ettiğine dikkat çeken Durmaz, “Sayın Genel Başkanımızın ‘Türk hekimlerini temsil edemez’ dediği bu yapı kurulduğu günden bugüne her zaman devletimizin karşısında olmuştur. Adındaki Türk isminin anlamından ve kapsayıcılığından habersiz bu birlik mutlaka kapatılmalıdır. Ayrıca siyasi cambazlık yapıp, Sayın Genel Başkanımızın sözlerini doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza söylenmiş gibi çarpıtanlar da Türk Tabipler Birliğiyle aynı zihniyete sahip olanlardır. Bizim derdimiz Tabipler Birliğinin tepesine yuvalanmış Merkez Konseyi adı verilen Türkiye düşmanlarıyladır. Tabipler Birliği asla ve kata Türk hekimlerinin temsilcisi olamaz. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Tabipler Birliğini ziyaret ederek, terör dili içeren ve devlete kin kusan açıklamalara ve yöneticilerine sahip çıkmıştır. İP’in başındaki Hanımefendi de partisinin kurultayında bu ihanet odağına selam yollamış, telefon görüşmesi yaparak destek olduğunu beyan etmiştir. Bugüne kadar hiçbir şehidimize, manevi değerimize selam vermeyip sahip çıkmayanlar PKK’nın sözcüsü konumundaki Tabipler Birliğine sahip çıkma ve selam gönderme yarışına girmişlerdir. Tabipler Birliği yetkilileri şayet siyaset yapmak istiyorlarsa CHP, HDP ve İP’den başlayabilirler, çok da yakışacaklardır. Ama bunlar kesinlikle biz Türk hekimlerini temsil ediyoruz demesinler” şeklinde konuştu.

“CHP’NİN ATATÜRK MASKESİ DÜŞMÜŞ, ALTINDAKİ HDP YÜZÜ GÖRÜLMÜŞTÜR”

“CHP’nin içine HDP’nin kaçtığı artık inkar edilemez bir gerçektir” diyerek konuşmasına devam eden Durmaz, “Bugün Atatürk’e Atatürk diyemeyen bir CHP söz konusudur. CHP Genel Başkanı da Atatürk diyemeyen İl Başkanına sahip çıkmış, aynı zihniyette olduğunu göstermiştir. CHP’nin Atatürk maskesi düşmüş, altındaki HDP yüzü görülmüştür. Atatürk’ün partisinde, Atatürk diyemeyenler bölücülerle kol kola Atatürk’ü istismar etmekte, Atatürk’ün değerlerine düşmanlık etmektedirler. Bunlar Atatürk konusunda zerre kadar sahip olsalardı Atatürk’ün yüz yıl önce emperyalizme karşı verdiği misak-ı milli mücadelesinden feyz alır, bugün yine emperyalizme karşı verilen, ‘Mavi vatan’ ve misak-ı milli konularında devletimizin yanında yer alırlardı. Maalesef üzülerek ifade etmem gerekir ki CHP ve yancılarının böyle bir milli duruşu ve desteği söz konusu olmadığı gibi aksine köstek olmaya çalıştıklarını milletimiz feraseti ile görmektedir. Bunlar muhalefet yapmayı, Türkiye’de muhaliflikle, yabancılara muhbirlikle karıştıran kişilerdir. Gittiğim her yerde söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. Bunlar Libya’da Hafter’ci, Suriye’de Esad’cı, Pensilvanya’da FETÖ’cü, Kandil’de PKK’lı olmuş ama bir kere bile Türk Devletinin ve milletinin yanında olmayı başaramamışlardır. YPG’ye terör örgütü diyemeyenlerle yan yana gelmişlerdir. Suriye’de ne işimiz var, Doğu Akdeniz’de ne işimiz var, Karadeniz’de ne işimiz var diyen tarihten ve coğrafyadan habersiz CHP ve yancıları dünyanın öbür ucundan gelip burnumuzun dibinde misak-ı milli sınırlarımızın içinde hesap yapanlara bir günden bir güne ‘Burada ne işiniz var’ diyememişlerdir. Bugün de ne yazık ki Karabağ’da ne işimiz var demektedir. Karabağ, Türk’tür ve Allah’ın izniyle de Türk kalacaktır. Kardeş ülke Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz. CHP’nin bugünkü kadroları maazallah Atatürk zamanında yaşamış olsalardı emin olun ‘Ne işimiz var Hatay’da’ derlerdi. Hamdolsun Türkiye Cumhuriyeti bu hastalıklı zihniyete inat gönül coğrafyasında ay yıldızlı, al bayrağımızın gölgesini bekleyen mazlumların yanında olmaya devam edecektir” diye konuştu.

ANAYASA MAHKEMESİ TARTIŞMASI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılması üzerine CHP’nin eleştirmesine de tepki gösteren Durmaz şunları söyledi:

“Geçtiğimiz günler Genel Başkanımız, ‘Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine uygun olarak yeniden yapılandırılmalı’ demişti. Bunun üzerine CHP’nin Genel Başkanını, Atatürk’e Atatürk diyemeyen İl Başkanının yanında durmaya devam eden CHP’nin Özgür çocuğunu bir telaş aldı. Demediklerini bırakmadılar. Bunlar bir anda hukuka inanan, adalete güvenen kişiler oluverdiler. Halbuki CHP’nin Genel Başkanı başta olmak üzere birçok sözcüsü Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, YSK, Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerine, hakimlere ve savcılara demedikleri lafları bırakmadılar. Kılıçdaroğlu 10 Şubat 2017’de ‘Türkiye’yi bugün kaos ortamına sürükleyen temel öge Anayasa Mahkemesidir’ diyor. ‘Bu AYM asla ve asla topluma güven vermez’ demişti. Yine Kılıçdaroğlu 15 Mayıs 2019’da ‘Çete mensubu üyelerin adlarını okuyorum. Bunlar YSK’da görev yapan çete mensubu sözde hakimlerdir. Bu 7 hakim YSK’daki çetenin organlarıdır’ diyerek hem YSK üyelerine hakaret etmiş hem de hedef göstermiştir. Yine Sayın Kılıçdaroğlu 25 Şubat 2020’de ‘Bu kararı verenler hakim değil sarayın köleleridir’ diyerek HSK’ya hakaret etmiştir. Pek çok örneği olmakla birlikte lafın kısası şudur. CHP’nin bize hukuka saygı dersi vermeye kalkması ne haddidir ne de hakkıdır. Tam ifadesiyle kendini bilmezliktir. Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği sıkıntılı süreçlere rağmen ülkemiz açısından geleceğe dair umutlarımız hep dönem olduğu gibi bugün de diridir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu 2023 lider ülke Türkiye’yi inşa yolunda ülkücü hareket inşallah geleceğin mimarı olacaktır. Büyük hedefler büyük heyecanların, büyük heyecanlar ise büyük düşüncelerin eseridir. Gayret bizden tevfik Allah’tandır.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner112