Ünlü bir tekerleme var.

"Atın ahmağı rahvan, insanın ahmağı pehlivan".

Hep öyle bilirdik, ama işin aslı öyle değilmiş.

"Hayvanın aptalı öküz, insanın aptalı da çiftçi”!

Ne büyük bir iftira. Üstelik çok ayıp! Hepimizin mesleğine resmen hakaret!

KURU ÜZÜM VE TEŞEKKÜR

Manisalı bağcılar olarak “kuru üzüm” diye, diye içimiz kurudu.

Olsun, varsın! Zaten boşuna telaş etmişiz.

Çok değerli ve bilgili Tarım bakanımızın yoğun programına rağmen, Manisa’ya teşrifleri bizleri çok mutlu etti. Sağ olsunlar, var olsunlar!

Bu konuda kendilerine eşlik eden Manisa’mızın güzide ve çalışkan, vatandaşının hak ve menfaatlerine özen gösteren “çiftçi, özellikle bağcı dostu” AKP’li milletvekillerine, özellikle de “üzüm komisyonu başkanı” AVUKAT sayın İsmail Bilen beyefendiye teşekkür ederiz.

Kuru üzüm ile alakalı gerek Ticaret borsamızın başkanı ve yönetim kurulu, gerekse üyeleri olan, biz bağcıların “veli-i nimeti” üzüm işletmelerinin bağcılara yararlı olmak için gece-gündüz gösterdikleri azim ve çaba takdire şayandır!

Hepsine müteşekkiriz.

ÜLKEMİZİN ÇOK CİDDİ SORUNLARI VAR

Manisa’da bu kadar güzel işler olurken yurdun başka bir yöresinde ve tüm ülkede insanlar çok dertli.

Son günlerde ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı devasa sorunları hepinizin malumu. Mesela;

“Ayder yaylasındaki kaçak yazlık evler dev gibi sorun. “Yıkım kararı çıkacak” lafı, “Laz” kardeşlerimizin canını çok sıkıyor. Arkalarında koskoca “Reis” var, neden korkuyorlar ki?

Sanki bu sıkıntı yetmezmiş gibi daha büyüğü yine aynı yerde patlak verdi.

Bizzat Rize valisinin el koyduğu üzerinde yoğun tartışmaların ve toplantıların yapıldığı, jandarma komutanlığına bağlı birliklerinin yoğun stratejik çalışmaları ile yaylanın yamaçlarına kurulan “salıncaklar, acaba kaldırılacak mı” endişesi hepimizi, tüm ülkeyi sarmış durumda.

Bu arada yine aynı yöreden sevindirici bir haber daha alınca içimize bir parça su serpildi.

Bir “Karadeniz ayısının” önüne koyulan bir tabak kestane balı, bir tabak çam balı yerine bir tabak Anzer balını seçip, yemesi tüm halkımızı sevindirdi.

Zira millet olarak biz “ayıların sadece armudun iyisini yediğini” bilirken “Karadeniz ayısının Anzer balını tercih edecek kadar zeki olduğunu da” keşfetmiş olduk.

KURU ÜZÜMDE REKOLTE

Bu sene ovadan ürün yerine para fışkırıyor sanki. Domates, karpuz lebalep. Ne yapacağız bu kadar parayı bilmem!

Allah bin bereket versin! Dağ taş kuru üzüm. Bağlarda üzüm kes, kes, bitmiyor. Sergiler almıyor kesilen üzümü. Çiftçi memnun, ziraat odaları başkan ve yönetim kurulları sevinçten dillerini yuttular, konuşamıyorlar artık.

Hatta dün borsanın önünde at arabasında yılın ilk mahsulü kuru üzüm, davul, zurna, halay gırla. Sorma gitsin..

Yalnız yetkili “üzüm tespit komisyonu” yine çok büyük hata yaptı.

İlgili arkadaşlar rekolteyi yanlış hesapladılar galiba, bakan bey 305 bin ton ilan etti. Bence en az 50 bin ton eksik açıklandı! Gerçek rakam 400 bini bile bulabilir!

Yani üzüm o kadar çok ki, dünyayı doyururuz!

Hatta sağ olsun bakanımız “eğer kuru üzüm kg. fiyatı piyasada 10 liranın altına düşerse TMO olarak destekleme alımı yaparız” demiş.

Çok doğru ve isabetli karar! İşte benim Tarım Bakanım bu!

Allahtan TMO, her sene TKK kanalıyla çiftçiden 3-4 bin ton gibi çok yüksek miktarda müdahale alımı yapıyor, yoksa bağcı perişan olacak!

KURU ÜZÜM FİYATI EN DÜŞÜK 6-7 TL. OLMALI

Eğri oturalım doğru konuşalım.

Manisa ovasında bulunan bağların yüzde 40’ı, ya kirada ya da ortakta.

Demek adam para kazanıyor ki bağ tutup işliyor.

Bağların ne masrafı var? Gübre, zirai ilaç bol, işçi bulunuyor. Mazot-gübre desteği cabası. Allahtan ceza mı istiyoruz?

Hem sonra “veli-i nimetimiz” üzüm işletmeleri taş mı yiyecek?

Bu sene dağ, taş kuru üzüm. Bu kadar üzümü dışarıya satmak kolay mı? Bu adamlar bizim için gecelerini, gündüzlerine katıp, çalışıyorlar, nankörlük etmeyelim, bağcı kardeşlerim!

Üzümün çok olduğunu gören “elin gavuru” fiyatları da düşürmüş. Hem yalan olsa işletmeciler söyler mi?

Adamlar daha harman başlamadığı halde ihraç fiyatını 1.70 doların altına çekmişlermiş.

Bence bu üzümün bu sene ki fiyatı 9 numara için 6-7 lira olursa iyi olur. Hem işletmeci ekmek yer, hem de biz bağcıları bu fiyatlar kurtarır.

Üzüm üreten ilçelerden hangi arkadaşı arasam “Enis salkımlar küçük, daneler ufak, üzümler tam şıralanmadı, kilo basmayacak” diyor. Bakmayın siz onlara millet! Her zaman ki “çiftçi edebiyatı”.  Neden mi?

“Bu sene üzüm kaç para olur” diye sorunca da, her bağcının ağzında “bu sene üzüm 8 lirayı geçmez, işletmeler bu fiyatta alacak” diyorlar.

Kızan, küfreden, tepki veren var mı? Yok!

Kısacası “alan razı, satan razı”.

Bu arada bizim borsa başkanımız Sadık Özkasap yeni üzüm sezon açılışına iyi ki TARİŞ yetkililerini davet etmemiş.

Ne gerek var zaten?

Kendimiz çalıp, kendimiz söyleyince daha güzel oluyor.

Bakmışsın gelip bakan beye “destekleme alım işini bize verin, alış fiyatının yüzde 2’si kadar depo kirası, hamaliye, eksper masrafımızı karşılayın, bağcıdan ister dökme, ister çuvallı, ister büyük boksta 100 bin ton üzümü 1.5 ayda alalım” deyip adamın kafasını çeleceklerdi.

Aferin Sadık Özkasap!

Yazımın başında “”rahvan, pehlivan, öküz, çiftçi” gibi sözlerimi sakın üstünüze almayın!

Zira ben o sözleri “başkan Ömer Beşir’in Somalili çiftçisi” için hatırlattım.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol