20 Nisan günü online bir toplantı yapıldı. “MESİR MACUNU FESTİVALİ’NİN GÜNCEL DURUMU” istişare toplantısı. Sayın Valimizin himayelerinde yapılan bu toplantı, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Sayın Prof.Dr. M.Öcal Oğuz tarafından tertiplendi. Toplantının konusu da UNESCO’nun somut olmayan miras listesinde olan Mesir’in UNESCO ile bağlantısının istişare toplantısında değerlendirilmesiydi.

İstişare konularına yüzeysel olarak değinmek adına;

Mesir Macunu Festivali’nin UNESCO’nun amaç ve prensiplerinin hayata geçirilmesindeki yeri ve UNESCO ile yapılan SÖZLEŞMEYE KATKISI NEDİR?

Mesir Macunu Festivali’nin korunmasında yaşatılmasında gelecek kuşaklara aktarılmasında ve geleneğin görünürlüğünün arttırılmasında LİSTEYE (UNESCO’ya) KAYDININ ROLÜ VE KATKISI NEDİR?

Festivalin ürün üretimlerinin düzenli bir şekilde derlenmesi, araştırılması, belgelenmesi, korunması, geliştirilip güçlendirilmesi gibi korumaya yönelik süreçlerin işleyişi hakkındaki düşünceler.

Festivalin sürdürülebilir korunmasında ve unsura yönelik farkındalığın arttırılmasında SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ve ÖZEL SEKTÖRLERİN ROLÜ NEDİR?

Valilik, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Celal Bayar Üniversitesi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun açılış konuşmalarını yaptığı bu toplantının sunumlarını Ahmet Tan ve Dr. Öğr.Üyesi Ahmet Erman Aral yaptılar.

30 civarında katılımcıların arasında Manisa’dan, İl Kültür Müdürümüz İbrahim Sudak, CBÜ’den öğretim üyeleri, ve Manisalı yerel tarihçilerin yanında birkaç katılımcı daha vardı.

Hatırlayabildiğim kadarıyla, Mesir’i bugüne kadar böyle bir toplantıda online da olsa hiç tartışmamıştık. Yıllardır süregelen Mesir Şenliği’ni, zamanı geldiğinde saçımını yapıp bir haftalık zayıf etkinlikler ile kutlamıştık. Hatta halk arasında Mesir, özelliğini her yıl giderek kaybetmekte, katılımcıların, vatandaşların artacağı yerde zayıfladığı, her kutlamadan sonra çok konuşulan tenkid edilen konuların başlıcalarıydı.

Mesir’i, benim de katıldığım bu toplantıda değerlendirirken çok geniş ve birazda ütopik düşündüğümde: Mesir 41 çeşit bitkiden oluşan baharatının elde edilmesiyle doğaya bağlılığı ve doğanın bir parçası olduğu, Mesiri karma zamanı ile Nevruz ritüeline vurgu yaptığı ve tabiatın uyanışını vurguladığı, karıldıktan sonra macunun yapışkan haline gelmesiyle bağlılığı birlikteliği, bir kağıda sarılması ile kardeşliği, saçılması esnasında  adaletli paylaşımı, Mesir’i kapmaya çalışanların gayret ve her kapanın nasibi kadar alabildiği, saçan insanların geleneksel kıyafetleri ile 482 yıldır süregelen bu etkinliğin geleneksel kıyafetlerinin sergilendiği, her festival, şenlik ve kutlamalarda olduğu gibi hemen biti vermeyen; yankıları, macunun tadı, kapılan macunların yakınlarımıza şifadır diyerek dağıtıldığı, şenlikten sonra yaygın ve uzun  bir süreci kapsamaktadır Mesir Macunu.

Ayrıca yine bu toplantı esnasında öneride bulunduğum: Mesir’i bir dernekten ziyade Mesir’in geleneğine de uygun olacak şekilde kurulacak bir vakıf marifetiyle yönetmemiz gerektiğiydi. Vakfın kadim tarihine geleneğimize uygun olması hasebiyle, halka dokunuşu, çeşitli bağışlar ile katılımcı sayısının arttırılması sağlanacağı gibi yerel yönetim idarecilerin vakfa üyeliğinin olması, sivil toplum kuruluşlarının vakıf yönetiminde yer alması sayesinde çok güçlü, verimli ve sürdürülebilir olacaktır.

2012 yılında Sayın İbrahim Daşöz’ün Manisa’da valilik yaptığı zamanda “Mesir Şenliği UNESCO Somut Olmayan Dünya Kültürel Miras Listesine” alınmasının ardından 10 yıl geçmesine rağmen  ne Manisalılar ne de bu belgeyi kullananlar UNESCO listesine girmenin önemini idrak edememişler.

Dünya ülkeleri dahil, bizim ülkemizde kültürel eserlerine UNESCO belgesi alabilmek için yıllarca aday listesinde sırada beklemektedirler. Şehzadeler Şehri Manisa’mızın, binlerce yıllara sari kadim medeniyetinin yanında, her adım atışımızda rastlayabildiğimiz  ortaya çıkarılmış ve çıkarılacak kültürel eserlerimiz, somut olmayan halk hikayelerimiz ile dolu olduğu kadim Anadolu Tarihimizin yanında UNESCO belge sayısının yetersizliğini, yöneticiler ve yerel halklarımızın bu konuda duyarsız olmalarına bağlıyorum.

472. saçım yılında UNESCO listesine girdiğimiz tarihten buyana son üç yıldır yapılamayan Mesir Şenliğimize ne kadar üzülsekte daha fazla dertlenmeden 2019 yılında 479.sunu düzenlediğimiz şenlikte kaldığımız yerden 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yıl coşkusuyla da daha canlı daha heyecanlı ve festivalsiz geçen üç yılda yapamadığımız yılların acısını, üzüntüsünün verdiği heyecanı coşkusu ile yepyeni bir şenliğin programlarına yumurta kapıya gelmeden şimdiden başlayalım.  

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner112