Manisa riskli iller arasında

Deprem üretebilecek fay hatlarını açıklayan yer bilimci Aysun Aykan: '24 kent ve 80 ilçe deprem bekliyor'

Manisa riskli iller arasında

Deprem üretebilecek fay hatlarını açıklayan yer bilimci Aysun Aykan: '24 kent ve 80 ilçe deprem bekliyor'

25 Kasım 2021 Perşembe 09:10
Manisa riskli iller arasında

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan, çok önemli açıklamalarda bulundu.

Habertürk'ten Alper Uruş'a konuşan Aykan, yurt genelinde Düzce, Erzurum ve Konya'da yaşanan 5 büyüklüğündeki depremler, Türkiye'nin deprem gerçeğini istemesek de hatırlattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan'ın açıklamaları şöyle:

"24 KENTİMİZ 80 İLÇEMİZ FAY HATTINDA"

"Ülkemizin önemli bir bölümü deprem tehlikesi ve riski altındadır. Türkiye Diri Fay Haritası'na bakıldığında; 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip yaklaşık 500 diri fay bulunmakta. Şu an ki yapılan çalışmalara göre şehir merkezinden diri fay geçen kent sayısı 24 olmuştur.

RİSK ALTINDAKİ KENTLERİMİZ

Risk altındaki bu iller; Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl'dür. 24 kentimizin yanı sıra, 80'i aşkın ilçemiz de doğrudan fay hatları üzerindedir.

Bu fayların kırılması durumunda ilk önce fay zonu üzerindeki yapılar zarar görecektir. Bu faylardan özellikle kırılma zamanı gelmiş olanların yani sismik boşluk olarak tanımladığımız, yerleşim yerlerinden geçenler büyük risk oluşturmaktadır.

Türkiye'de yaklaşık 20 yerde deprem üretme olasılığı olan fay var. Bunlara sismik boşluk diyoruz. Kırılma zamanı gelmiş, yeterli derecede gerilim birikmiş, her an kırılabilecek fay parçaları.

Bilimsel çalışmaların, özellikle Kuzey Anadolu Fayı başı olan Bingöl ve Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisinden geçen kısmı ile, Balıkesir, Kahramanmaraş taraflarının yakın gelecekte deprem olacağı yönünde olduğunu gösteriyor, buralara dikkat edilmesi, hazırlık yapılması gerekiyor.

Türkiye'nin birçok yerinde deprem üretme zamanını doldurmuş ve yeterli gerilimi biriktirmiş faylar var. Yapılan çalışmalara göre, sismik boşluk olarak değerlendirilen faylar, yakın bir gelecekte tekrar deprem olacağını gösteriyor; fakat depremin tam zamanını bilemiyoruz.

Marmara Denizi içinden geçen kuzey koldaki deprem dağılımları ise en son depremlerin 1509 ve 1766 yılında gerçekleştiğini, 200–250 yıllık dönüş periyotları olduğu düşünüldüğünde bu alanın bir sismik boşluk olduğu yani kırılma zamanı geldiği görülmektedir. Ulusal ve uluslar arası yapılmış çalışmalara göre; 1999 Depremi'nden sonra 30 yıl içerisinde % 65 ihtimalle 7’den büyük maksimum 7.6 büyüklükte bir depremin Marmara Denizi'nde olacağı yönündeydi. Bu süreden 20 yıl geçtiğini düşünürsek, 10 yıl içinde olma olasılığı yüksek.

Burada olacak büyük bir depremde, Marmara Denizi'ne kıyısı olan tüm iller; İstanbul, Balıkesir, Bursa, Yalova, Çanakkale, Kocaeli, Tekirdağ ağır bir şekilde etkileyecektir. Marmara Bölgesi, nüfus yoğunluğu, sanayi, ekonomi, tarihsel birikim bakımından en yoğun olan bölgedir. Bu yüzden bu deprem tüm Türkiye’yi etkileyecek ve Türkiye’nin ekonomisine zarar verecektir.

Depremden sonra geri getiremeyeceğimiz iki şey var: İlki can kaybı. İkincisi ise kaybolan tarihi ve kültürel varlığımız. Deprem yönetmeliğine uyulması ve yapı denetim ile can kaybını azaltabiliriz. Kültürel varlıkları onarmak uzmanlık gerektiren bir konu ve zor bir iş.

Marmara Bölgesi’nin yıkıldığını düşünebiliyor musunuz? Hangi gelirle ayağa kaldıracaksınız? Hangi uzmanlıkla kaybolmuş, zarar görmüş kültürel varlıkları onaracaksınız? Bu depreme hazırlıksız yakalanırsak; Türkiye yardım için başka ülkelere muhtaç olabilir; bu da ülkemizi farklı sıkıntılara sokacaktır; dolayısıyla büyük bir kaos olabilir. Bu kaosun önüne ancak gerekli önlemleri alarak geçebiliriz.

Türkiye’deki yerleşim alanlarının önemli bir bölümünün diri faylar üzerinde konumlandığı bilindiğinden, bu faylar üzerinde olası bir depremde yüzey kırığı nedeniyle gerçekleşecek olan can ve mal kayıplarını en aza indirmek için; yüzey kırığı oluşturacak diri faylar 1/5000-1/1000 ölçekli imar haritalarına işlenmeli ve fayın her iki tarafına "Sakınım Bandı" oluşturularak, bu alanda bina ve bina türü yapılaşmaya kısıtlama getirilmelidir."HABERTÜRK

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner153

banner112