Eğitim-Bir-Sen'de etkinlik

Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından ilçe temsilcilikleri, kadınlar komisyonu ve yönetim kurullarını kapsayan teşkilat eğitimi gerçekleştirildi.

Eğitim-Bir-Sen'de etkinlik

Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından ilçe temsilcilikleri, kadınlar komisyonu ve yönetim kurullarını kapsayan teşkilat eğitimi gerçekleştirildi.

27 Aralık 2021 Pazartesi 13:26
Eğitim-Bir-Sen'de etkinlik

  Bu yıl üçüncüsü düzenlenen teşkilat eğitim programında, "Temsil ve İletişim Becerileri", "Teşkilat Kültürü", "Sosyal Medya ve Algı Yönetimi" konularında eğitim verildi.

  Manisa'da bir otelde gerçekleştirilen eğitim programının açılış konuşmasını yapan Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, "Teşkilat eğitimlerimizle, bilgiden hikmete yol alacağız, fikirden hakikate yöneleceğiz, iradeyi eylemle taçlandıracağız, irfanla, insanca yeni bir yolculuğa çağıracağız. İrfani bir kavrayış ve insani bir yürüyüşle, sendikal bilinçle ve sivil toplum örgütü direnci ile usulden esasa, ahkamdan ahlaka, mevcuttan makbule doğru bir istikamet yürüyüşünde olacağız. İşte bu yürüyüş, ‘yeni ufuklardan yeni umutlaradır." dedi.

  Geçmiş yıllarda yaptıkları teşkilat eğitimlerinde amaç olarak iki temel çerçeveyi ortaya koyduklarını dile getiren Öner, “Bunlardan ilki, bulunduğumuz yeri ve yürüdüğümüz hedefi belirleyen ‘zirveden yeni ufuklara’, ikincisi ise hedefe yürüyüşün yönünü ve yöntemini ortaya koyan içimize, işimize ve dışımıza yolculuktu. Çok şükür, ‘zirveden yeni ufuklara’ yolculuğumuz da ‘içimize, işimize ve dışımıza’ yolculuğumuz da istikametini kaybetmeden devam ediyor. Artık yeni bir eşikteyiz. Yenilenen fakat yozlaşmayan, dönüşen fakat eksenini kaybetmeyen, değişen, gelişen ve bu sayede değerini de yükselten bir sendikal kulvarın kurucusuyuz." şeklinde konuştu.

  Örgütlülüğün bizzat bireyin dayanışma ruhunun, dayanışma iradesinin tecessüm etmiş hali olduğuna dikkat çeken Öner, “Geleneğimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi mayalayan anlayış ‘bir’dir, ‘birlik’tir.’ Çünkü biz cümle varlığın birliğine ve kardeşliğine inanırız. Eğitim-Bir-Sen olarak, örgütlülüğümüzü ideolojik alanın dışında konumlandırmamızın, tekçi anlayışlara karşı çıkmamızın en büyük sebebi de budur. Biz diyoruz ki, örgütlülük bireyi, ferdi yok etmemelidir. Hele hele eğitim gibi tamamen olma ve dönüşme/dönüştürme ilkesine dayanan bir alanda bireyi yok sayacak, bir kalıba sokacak eylemlere karşı çıkmamız bu ilkenin zorunlu sonucudur.” diye konuştu.

  "EK ZAM İSTİYORUZ"

  Öner, kurdaki hareketlilik sonucunda gıda ve kira fiyatlarında ciddi bir artışın meydana geldiğini kaydederek, "Biz toplu sözleşmeyi bu hareketlilikten önce yaptık. Şimdi memurun alım gücü düştü. Şimdi biran önce ek protokolle emeğimizin ederini, emeklinin memurun yüzünü güldürecek, onları rahatlatacak, ek zam istiyoruz.’’ dedi. 3600 ek gösterge konusunun yakın zamanda gündeme alınacağını dile getiren Öner, şöyle devam etti: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu konuda zaten bir çalışma yürütüyor. Sonrasında biz de sürece dâhil olarak komisyonlar bazında ne yapılabileceğini görüşeceğiz. Yıllardır dile getirdiğimiz, sosyal diyalog mekanizmalarının tamamında masaya taşıdığımız ve en son toplu sözleşmede hüküm altına aldığımız 3600 ek gösterge çalışmasını yetkili konfederasyon olarak paydaş, katkı ve katılım sunarak gerçekleştireceğiz. Düzenlemenin, kamu görevlilerinin tamamını kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi için elimizden geleni yapacağız.”

  "ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU BİRAN ÖNCE MECLİS GÜNDEMİNE GELMELİ"

  Öner, eğitim çalışanlarının beklentilerine de değinerek, “Öğretmenlik Meslek Kanunu konusundaki çalışmalarımız ve ısrarlarımız sonuç vermiştir. Öğretmenlerin özlük haklarını koruyup geliştirecek, çalışma şartlarını iyileştirecek, öğretmenliği kariyer mesleğine dönüştürecek içerikte bir Öğretmenlik Meslek Kanunu bir an önce Meclis gündemine taşınmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliğinin ikincil görev olmaktan çıkarılarak kariyer ve liyakat ilkesi çerçevesinde yeniden ele alınması, kazanılmış haklar korunarak ve mali haklar güçlendirilerek sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Eğitim kurumu yöneticilerinin iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde işveren vekili statüsünde olmasından kaynaklı idari para cezalarının yükümlüsü olmalarının hakkaniyete ve adalete aykırı olduğunu, söz konusu yükümlülüğün kişisel olmaktan çıkarılarak, kurumsal hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.

  Eğitim kurumlarında yaşanan sıkıntılara da değinen Öner, okullarda yardımcı hizmetli personel ihtiyacının bulunduğunu belirterek, “Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında yapılan takviye bir miktar nefes aldırdı ama sorunu toptan çözmedi. Okul yöneticileri, okul aile birlikleri ile bağışlar üzerinden bütçe oluşturmaya, asgari ücretten personel alarak yaşadıkları soruna çözüm üretmeye çalışmaktadır. Devlette her kurumun bütçesi var. Okulların hepsinde bütçe yok. Para bulma dâhil her işin üstesinden gelmekle sorumlu okul yöneticileri var. Okul yöneticilerinin, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının okullarımızı açık tutmak için verdiği çabanın kalıcı sonuçlar vermesi için yardımcı personel ihtiyacı ivedilikle karşılanmalı, okul bazlı ödenek tahsisi bir an önce hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu. İHA

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner112