banner72

Askerlik yapanlar, "alçak sürünme" nedir iyi bilirler.

Sivil de ise "alçakta sürünenler" de, "alçak sürüngenler" de var.

Say, say bitmez.

Ülke giderek hızla aşure kazanına döndü.

Herkesin kendine göre doğrusu, kendine göre öfke veya sempati beslediği kişi, olay, ya da fikri var.

Hepsi iyi, hoş, güzel de, bunun adına demokrasi, fikir özgürlüğü falan değil, düpedüz "ayrışma" denir!

Esas sıkıntı da işte burada.

Hiç mi ortak noktamız kalmadı?

Ya da "evet haklısın, doğru söylüyorsun" diyenlerin yerine, “bak, o öyle değil” diyen sözleri daha sık duyar olduk.

İstanbul'un Şişli, Kadıköy, Sultanbeyli ile Edirne, Manisa, Çorum, Rize, Erzincan, Elazığ, Hatay, Hakkarili'yi bir arada tutacak ne kaldı, NE?

Birisi diyor “Kürdistan”, diğeri “Lazistan”, Güney iller dolmuş “Suriye göçmeni”, batı da ise “ne tür insan ararsan var” hesabı.

Dünyada milli bayrağının üzerine kurucu liderinin fotoğrafını bastırıp, millete bayrak diye dağıtan başka bir ülke gördünüz mü?

Bu ülkenin aynı anda doğusunda askerimiz savaşıyor, şehit oluyor, ortasında geçim derdi diz boyu sesler yükseliyor, kuzeyinde seçim telaşı, bayram tatiline giden milyonlar, batısında plajda eğlenen gençleri, güneyinde milyonlarca göçmeni, çadır kentleri, deniz kenarlarında binlerce yabancı turisti var.

Öyle bir hale geldik ki, sanki ülke dendi mi, sadece yaşadığımız kentten ibaret sanıyoruz.

DEVLET İTİBARI YERLERDE SÜRÜNÜYOR

Bir meczup çıkıyor, "keşke Yunan Ege'de kalsaydı da bu Kemalistler olmasaydı" diyebiliyor. Üstelik devlet ricalinden de izzet ve itibar görebiliyor.

Bir “imam bozuntusu” cami minberinden "keşke T.C. yerine Osmanlı kalsaydı da, Fransızları onlar hallederdi" diyebiliyor. Laf olsun diye güya açığa alınıyor.

Adı gibi biliyor ki maaş aldığı diyaneti kuran kişinin aynı zamanda ülkeyi de yeni baştan kurduğunu unutacak kadar gafil, sefil yaratık!

Devlet adabı görmüş, kamuda genel müdürlük yapmış bir parti genel başkanı hakimlerin bir kısmına "çete" diyecek kadar ucuz siyasete soyunuyor. Yargı camiasından tık yok!

Onun “çömez, siyaset acemisi” adayı da devletin valisinin "itlik yaptığını" söyleyecek kadar bas itlik yapıyor. Yetmiyor, “demedim” diyerek yalan da söyleyebiliyor.

Hayatı boyunca babasından “gel lan buraya eşek oğlu eşek” lafı duyarak büyümüş, gördüğü her şeyi eşek ile ölçülendiren birisinin, sırf Sayın cumhurbaşkanına “yalakalık ve yaltaklık” yapayım derken ordunun şerefli generallerini “sıralanmış eşeklere” benzetecek kadar “adileşmesine” ne buyurulur?

Birisi susuyor, öteki konuşuyor. Söyleyen sendense "iyi demiş" oluyor, değilse "ahlaksız, şerefsiz, utanmaz, devlet düşmanı" ilan ediliyor.

Kendisine televizyon programında sorulan “Kandil’de ki PKK liderleri yapılacak seçimde sizi destekliyorlar, ne diyorsunuz” sorusuna verdiği cevaba bak:

“Biz herkesin oyuna talibiz”!

Günde ortalama iki şehidi, gencecik fidanı toprağı verdiğimiz bu günlerde;

“Sen o seçimi kazan, al o belediye başkanlığı koltuğunu, başına çal”! Tamam mı?

Bir İstanbul BBB seçimini kazanma uğruna bütün ulvi değerlerimiz sıfırlanıyor. Devleti, yöneteni, bürokratı, STK’ları, hele iyice ekseni ve şakuli kaymış vatandaşı dahil, herkes suspus.

Şahıslar üzerinden devlet-i aliye’nin kurumlarına saldırılmasına nasıl izin veriliyor, o da anlaşılır gibi değil?

Yüreği yetmeyenlerin alayının ortak cümlesi ise şu:

Korkuyoruz(!)

Kimden ve neden?

R.T.Erdoğan’dan!

Allah’tan kork, utanmaz!

Bu devlet ve kurumları hepimizin ortak değeri değil mi?

Doğru olanı ve devletinin şerefini korumak, savunmak ne zaman suç oldu?

LAZ BALONU

Siyaseti doğru okumak için beylik laflara ihtiyaç yok!

Hele mevcut partilere siyaseten uzak iseniz, işiniz daha da kolaylaşıyor.

Şu satırları yazdığım anda tv açık oturumuna daha üç tam gün var.

Olağanüstü bir durum olmadığı takdirde, vatandaş usta-çırak belediyecileri görecek, dinleyecek.

İstanbul bir belediye değil, adeta başlı başına bir devlet. O yüzden ulaşım indirimi, kreş yapma gibi ucuzluklarla yönetecek beyinlere emanet edilmeyeceğini 24 Haziran sabahı herkes görecek!

Ne hikmetse bu gerçeği görenler de İstanbul’un aydın, entelektüel, eğitimli seçmeni değil, varoşların ve sade yaşamı olan insanları olacak!

“Hızla şişirilen balon çabuk patlar”!

200 bin.

Bu sihirli rakamı unutmayın! Tamam mı?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol