Türk Milliyetçiliği Ülküsüne bir ömür adayan, Yücel Hacaloğlu, 1936 yılında Rize'nin Fındıklı ilçesinin Çağayan köyünde doğdu. İlk öğrenimini Kars'ta, Lise eğitimini de Trabzon'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu. 1957'de gazeteci olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde Yelken, Türkiye Spor, Yeni İstanbul, Son Havadis, Sabah gibi çeşitli gazete ve dergilerde görevler üstlendi. 1974 yılında da Kıbrıs Barış Harekatı sırasında esir düşen on gazeteci arasında yer aldı. Daha sonra Alparslan Türkeş'in başbakan yardımcısı olduğu dönemde, başbakanlık basın müşaviri olarak vazifelerde bulundu. Bunun yanında bir müddet Radyo Televizyon Üst Kurulu'nda danışmanlık yaptı. 2001 yılında da buradan emekliye ayrıldı. Halen Türk Ocakları Danışma Kurulu Üyeliği ve Türk Yurdu Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği yapmakta idi. 

Türk Ocağın da uzun yıllar görev alan Merhum Ağabeyimizin TürkOcaklarını anlatan ifadeleri ile bir kez daha hatırlayalım. 

Demişlerdi ki: 

''Türk Ocağı biliyorsunuz Osmanlı Devleti’nin çöküş devresinde birtakım idealist insanların bir araya gelip, Türk milletinin kurtuluşunun Türkçülükte olduğunu iddia ederek, bu konuda görüş belirterek kurdukları bir dernektir. 23 Mart 1912’de (1328) kurulmuştur. Kuranlar arasında dört isim esastır: Milli Şair olarak adlandırılan Mehmet Emin Yurdakul, Kazanlı Yusuf Akçura, Azerbaycanlı Ahmet Ağaoğlu ve Erzincan Kemahlı Doktor Fuat Sabit. Bunlar dört resmi kurucudur. Yine bu isimler evvela 190 Askeri Tıbbiyeli ile –ki o zaman sivil tıbbiyeli zaten yoktu- Türkiye’nin kurtuluşunun Türkçülükte olduğunu ifade eden bir mektup hazırlıyorlar. Bu mektubu devrin ilim ve fikir adamlarına gönderiyorlar. Ve 1911 yılında başlayan çalışmalar sonucu 1912 yılı 28 Mart’ında resmen kurulmuş oluyor. Kurulduktan sonra da, biliyorsunuz o sırada Balkan Harbi, I. Cihan Harbi ve Milli Mücadele arka arkaya gelmiştir, çok sıkıntılar çekmişlerdir. 

Yusuf Akçura’nın Mısır’da basılmış bir kitabı vadır: Üç Tarz-ı Siyaset. İslamlaşmanın da Batılılaşmanın da Türkiye’yi kalkındıramayacağını, çözümün Türkçülükte olduğunu ifade eden bir eserdir. Cumhuriyet ilan edildikten sonra Mustafa Kemal Paşa, Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Türkiye’de o zaman kültürle uğraşan dernek yoktur. Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu), Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) var. Bunların dışında da Türk Ocağı vardır. Bunlardan sadece Türk Ocağı kültürle özellikle de milli kültürle uğraşmaktadır. O dönemki özü kısaca budur. 

  

Atatürk, her gittiği yerde Türk Ocağı’nı ziyaret ederdi 

1923’ten sonra Türk Ocağı yeniden faaliyete geçmiştir. Atatürk, o zamanki adıyla Mustafa Kemal, Türk Ocağı’na yardım yapmıştır. Gittiği yerlerde Türk Ocağı şubelerini ziyaret etmiştir, bunların hatıra defterlerine yazılar yazmıştır. Ben de bunları yayınladım. 1931 yılının 10 Nisan’ına gelinceye kadar 276 şubesi, 32 bin üyesi olan bir dernektir. Dernek 10 Nisan 1931’de CHP’nin bünyesine iştirak etmiştir. 

Neden kendisini feshetmiştir? Birinci neden Türk Ocağı’na gençlerin çok gelmesidir. O günkü adıyla Cumhuriyet Halk Fırkası’na gelenler ise çok az. Türk Ocağı’nın ilerde bir siyasi parti haline gelme ihtimali vardır. Diğer bir neden o zaman kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın belediye seçimlerindeki adaylarının büyük çoğunluğunun Türk Ocağı mensuplarından oluşmasıdır. Üçüncü neden de Türkiye dışından gelen Mehmet Emin Resulzade, Zeki Velidi Togan gibi Türk liderlerin Türkiye’ye geldikleri zaman Türk Ocağı’na gelmeleridir. Bunlar Türkiye’nin dışında da Türkler olduğunu, kendilerinin de bunlardan olduğunu belirtmekteydiler. Ruslar ise “bunlar Türk Ocağı’na gelerek emperyalist fikirler aşılıyorlar” diyerek Türkiye’ye protesto mektubu göndermişti. Tüm bu gelişmelerin sonunda 10 Nisan 1931’de Türk Ocağı kapanmıştır. 

O tarihe gelene kadar dört-beş önemli başkan olmuştur. Bunlardan Hamdullah Suphi ilk maarif vekillerindendir. Hamdullah Suphi 9 Mayıs 1949’da Türk Ocağı’nı yeniden kuracaktır. Böylece bu güne kadar gelinmiştir. Şu anda Türk Ocağı’nın 78 tane şubesi vardır. Politikayla asla meşgul olmamak temel ilkelerden biridir. Bugün çok üye yapılmamaktadır, yaklaşık 7.500 kadar üyesi vardır. İstanbul’da yedi, Ankara’da bir şube vardır. Karadeniz bölgesindeki şehirlerden Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Zonguldak’ta şubeler vardır. İç Anadolu ve Ege’de şubeler vardır. Doğu Anadolu’da Urfa’da vardır. Türk Ocağı’nın mal varlığı olarak da Balgat’ta bir binası vardır. On üç şubenin binası kendisine aittir. Ankara Şube binası da para toplayıp alınmıştır. Bu şekilde varlığını sürdürmektedir. '' 

Allah rahmet eylesin. Akraba, dost ve Ülküdaşlarıma baş sağlığı diliyorum 

  

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.