İktidar bir değer yaratan emektir.
Ya da birinden istenen hizmet veya birine verilen görevdir.
İktidarların oluşumu insanları yönetebilme, yönlendirebilme gücüdür.
Sanayi de, tarım da, ticaret te, kısacası ekonomik alanlardaki etkinliklerin bütünü iktidarın elindedir.
BİLİYORUZ Kİ,
Halk iktidarı adlı cumhuriyet düzeni, perde arkasında tarihteki gördüğümüz, yaşadığımız, okuduğumuz iyi veya kötü kişilerin yönettiği sayfalarla doludur.
İktidar halktan aldığı güçle takas aracı olan PARA yı basar
Bunu da bankaların hizmetine sunar.
Bankalarda halk iktidarı ile yönetenlerden edindikleri parayla halkı iliğine kadar sömürür.
Böylece de KAPİTALİST denilen düzen ortaya çıkar.
Halksa toplumun refaha ermesini, herkesin mutlu yaşamasını ister.
Halk eşit ve mutlu bir yaşam sağlanması için oy verir.
Partiler de iktidara gelir veya muhalefette yerlerini alırlar.
ANCAK,
Böyle durumlarda halkın iktidara gelmediği, halk iktidarının olmadığı, yaşanılan süreçte, tarihsel yaşamda görülür.
Bugün siyasiler, milli gelir, kişi başına düşen gelir miktarlarıyla, bazı kılıflar uydurarak, halkımızın zenginleşmesinden ifade ederler. Bunun böyle olmadığı alenen açıktır.
Çünkü adı üzerinde yönetim şeklimiz KAPİTALİZM dir.
Ülkeyi yönetmek, halk ile iç içe olmak, halkımızın sorunlarını dinleyip, çözüm üretmek iktidarların görevi olduğu kadar, muhalefet te kalan, siyasi güçlerin uyarı ve denetim mekanizmalarını devreye sokmaları gerekir.
Son yapılan milletvekili seçimlerinde halk iktidara dedi ki
Yanlışların çok, biz bu dağılımı coğrafyamız da böyle yaparız. Çık işin içinden çıkabilirsen.
Çünkü sen çıraklık, kalfalık, ustalık dönemleri yaşattın. Ama sorunları çözemedin. Yandaş, çıkarcı gruplarla iş birliği yaptın. Sorunları dev gibi büyüttün.
İktidarlar sorunları çözme gücünü bulamazsa çözecek güçler bulunur.
Sorumlu yurttaş olmanın birinci koşulu soru sormak, doğruları çoğaltmaktır.
Ülkede boşluk, kaos, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik var mı?
Hukuk sistemimiz adil çalışıyor mu?
Kırsal kesim dediğimiz köylerimizde kasabalarımızda varoşlarda kaldırım taşı döşemekle mavi boncuk dağıtmanın önemi yok.
İşsiz gençlerimizi kahve köşelerinde oturtmanın manası yok.
Üniversite okuyup da kendi işini kuramayan, devlet kadrolarında yer alamayan gençlerimize avutmanın anlamı yok.
Sanayi de, tarım da, ithalat ve ihracatta dengeleri korumadan işlem yapmanın tutarsızlığını yaşamaya,
Halkımızın hakkı yok.
İçinizdeki kincileri, yolsuzları, çıkarcıları, temizleyerek bu güzelim ülkemizin geleceğine düşünerek
Elinizi taşın altına koyunuz.
Bunu TÜRKİYE CUMHURİYETİ kurulurken GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Kuvay-i milliye ruhu ile bu ülkeyi nasıl kurduysa, halkını nasıl yönettiyse,
Şimdi sıra sizde ülkemize ve halkımıza düşünerek milli mutabakat hükümetini hemen kurmalısınız.
İşte o zaman milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, ulusalcılık, laiklik cumhuriyetçilik armonisi ortaya çıkar kalkınma hamlelerimiz devreye girer.
Yoksa sen ben kavgası sürer gider.
NE OLUR O ZAMAN
Olan ülkemize olur,
Olan halkımıza olur,
Olan bu coğrafya da yaşayan milletimize olur.
MİLLETİMİZ DEDİ Kİ
Biz sizleri seviyoruz, sizler de bizleri seviniz.
ÖYLEYSE
Geliniz bir olalım
Münkire kürek çalalım
Haksızın hakkını alalım
Tevekkel tü te aI ALLAH
Esen kalınız efendim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.