Hangi sözcük anlatır cehaleti cahillere…
Hangi cümle anlatabilir kötülere, kötülük denen rezaleti…
Hangi paragraf tarif edebilir insan canının kıymetini bilenlere…
Bir bakın ki;
Paranın içinde kişiliğini insanlığını kaybedenler var mı bu toplum da?
Doğrulara söyleyenlere kör deniliyor mu bizim halkımız da?
Adalete savunanlara sağır deniliyor mu bu günler de?
Haklı olup ta insanlığa savunanlara siz kimsiniz deniliyor mu şimdi?
Her gün bir olay,
Her gün bir dram,
Her gün bir facia,
Her gün gündem değiştiren bir olay.
Yeter beee… Yeter.
Bıktık. Usandık. İnsanlığımızdan utanır hale geldik.
Her gün yatağımızı yatarken yarın ne ile uyanacağız diye diye, düşünür olduk.
Kısacası karamsar, güvensiz, duyarsız olduk.
Her gün bir olay, her gün bir dram, her gün bir facia…
Tarım işçilerinden tutun da, maden işçilerine.
İnşaat işçilerinden tutun da, çocuk ölümlerine.
Emniyet mensuplarından tutun da , Mehmetçiklerimize kadar.
Kadın cinayetlerinden tutunda, intihar olaylarına kadar her şey var bu ülkede.
Cehenneme mi yaşıyoruz biz halk olarak bu dünyada?
İnsanlara güzel bir yaşam sunmak, sosyal bir toplum yaratmak şöyle dursun, insanca yaşamalarına bile sunamaz olduk.
Çocuklarımızın, torunlarımızın büyümelerini, eğitimlerini izin veremez olduk.
Şehitlerimizin mezarlıklarında bile rahat uyumalarını bile yaşatamaz olduk.
Bu acılar bize yetmez mi?
Bu facialar bize yetmez mi?
Lütfen kılıf uydurmayalım.
Cehenneme yaşadığımız bu dünya da, kötülüğün ateşini söndürelim.
Çocuklarımıza, torunlarımıza, halkımıza güzel, çağdaş yapılı bir ülke bırakalım.
Cahilliğin diz boyu yaşandığı ülkem de, ne yazık ki bu durumun okumakla da ilgili olmadığını anlamak umutsuzluğu düşürüyor insanı.
Nasıl bir ülke ki; Fethullahçıların, Süleymancıların, nurcuların ellerine teslim edilmişiz.
Nasıl bir ülke de yaşıyoruz ki; Bu ne idi ğü belirsiz tarikatların eline düşürülmüşüz.
Nasıl bir ülke de yaşıyoruz ki; Bu haberlere yayın yasağı getirerek halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlıyoruz.
Freni boşalmış sağa sola çarparak giden bir kamyon gibi, nereye gideceği belirsiz halk olarak yaşam sürdürmekteyiz.
İnsan hakları, hukuk, adalet, yaşam hakkı kavramları hiçe sayılıyor bu günler de.
Siyasal kültürümüz böyle olunca siyasetçi, üretken, nitelikli, değerli insanlar yerine, üstlerine alkışla, yağlamayla, takla atarak bağlı olan, bağımsız ve özgürce düşünmeyen kişileri, yani zekasıyla değil, şark usulü kurnazlıkla konumlanan şaklabanları yeğler olduk.
Bu gün böyle olunca da, iddia ve model sahibi olmayanlar onları yerinden etmez.
Tüm tersine yerlerine sağlamlaştırırlar.
Ülkeleri "ÖNEMLİ" insanlar değil…!
Ülkeleri "DEĞERLİ" insanlar geleceğe taşırlar…!
Mesele aynı fikirlerde olup anlaşmak değil,
Mesele farklı fikirlerde olup birbirine saygı duyabilmektir.
İşte böyle davranabilenlere İNSAN denir.
İnsanı güzel yapan YÜZÜDÜR.
Yüzü de güzel yapan GÖZÜDÜR.
Ama;
İnsanı insan yapan, ağzından çıkan SÖZÜDÜR.
Öyle değil mi Sevgili okurlar.
Esen kalınız efendim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.