Bir toplum da en çok yakındığımız konuların başın da vefasızlık geliyor.
Temelde bakacak olursak vefasız olan DÜNYA değil, Dünya da yaşayan canlılardan insanlar, VEFA yı veya VEFASIZLIĞI yaratıyor.
Gerçekten her kişinin harcı değil VEFALI olabilmek.
Geçmişinde ikili ilişkilerde son derece samimi olan, birbirlerinden ayrılmayan insanlar, kişisel duyguları öne çıkınca, insanlar arasındaki güven azaldığı gibi, vefasızlıklarını da göstermeye başlarlar.
Bakıyoruz da;
Bu dünya da vefalılar vefasızlardan az kaldığını görüyoruz.
İnsanoğlu bu yaşamda işadamı, bilim adamı, sanatçı, sporcu, siyasetçi, din adamı olabiliyor.
Ama bunların çoğunda vefa ya aramak çok azınlıkta kalıyor.
Çıkarları söz konusu olunca, en yakınını bile unuta bilen hatta satabilen kişiler haline geliyor.
Bu tip kişilerden sakınmak gerekir.
Vefasızlık aslında çıkarcılığa dönmüş. İnsanlar arasındaki samimiyeti bozmuş duruma getirildi.
Gerçekten VEFASIZLIK ülkemiz de aldı başına gidiyor. Yüzsüzlük derseniz diz boyu haline getirildi.
Yalancılık, dostuna kazık atmalar, yüzünü gülüp arkadan aşağılamalar aldı başına gidiyor.
Bu toplum, bu millet neden acaba bu duruma getirildik?
İnsanlar arasındaki ekonomik dengesizlik, topluma bu duruma getirdi.
Önce adam olmak gerekir.
Liboşların, hırsızların, yolsuzların, vurguncuların, ihanet şebekelerinin, satılık hainlerin, din tüccarlarının böylesine bollaştığı ülkemiz de unutturmak istedikleri ATATÜRK e , Türk Milleti olarak iyi düşünelim diyorum.
Bu ülkede nice bilim adamları yetişiyor.
Yetişiyor da vefa borcumuzu bu bilim ve ilim adamlarına ödeyebiliyor muyuz?
Onlara ülkemiz için sahip çıkabiliyor muyuz?
Karda kışta, dağ da bayır da ilim öğretmek isteyen eğitimcilerimize sahip çıkabiliyor muyuz?
Tarla da çalışıp hasat almak isteyen çiftçilerimize sahip çıkabiliyor muyuz?
Masa başın da saatlerce çalışan memurlarımıza sahip çıkabiliyor muyuz?
Fabrika da çalışan işçilerimize sahip çıkabiliyor muyuz?
Yer altın da çalışan kara çocuklarımıza sahip çıkabiliyor muyuz?
Sokak ta yaşayan aç susuz yaşlısı genci çöp toplayan insanlarımıza sahip çıkabiliyor muyuz?
Evin de tenceresine kaynatıp çocuklarına doyurmak isteyen kadınlarımıza sahip çıkabiliyor muyuz?
Vefalı olmak, çok daha mühim.
Vefalı olmak iktidarlardan başlar, toplumun bütün katmanlarına kadar aşama ,aşama gider.
İşte o zaman vefalı olmak kendiliğinden doğar.
İnsanlar arasın da samimiyet artar. Güven duygusu insanlarda oluşur.
Birisini inanmanın ne anlama geldiğini, herkes kalbinin derinliklerin de hisseder.
Güvenilen birinin ihanetinin nasıl bir hayal kırıklılığı yaratacağını hepimiz biliriz.
Düşünüyorum da;
Doğru bildiğim yaşamın, yalandan ibaret olduğunu inanmamak mümkün değil.
Bu günlerde ülkemiz insanlarının çoğunun vefalı olamadığını gözlemliyorum.
Sebebi de ülkemize yöneten iktidarlar ve insanlar arasında ki ekonomik dengesizlik derim.
Vefalı yıllar dileklerimle Halkımızın yeni yıllarını en içten dileklerimle kutlar, yarınlarımız da sağlıklı vefalı, toplumsal dayanışma için de iri ve diri olunması dileklerimle…







Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.