Hasan Sabbah'ın Alamut kalesinde yetiştirdiği Haşhaşinler, İran dan gelen mollalar, Şeyh Bedrettin bağlıları, Haçlılar, Haçlı artıkları, İslami Harekat, İbda-C, Hizbullah.......
Her biri, Anadolu coğrafyasın da hakim güç olan her kim ise ona karşı, terör dediğimiz ahlak dışı, kitleleri korkutmaya, sindirmeye yönelik savaş türünü, acımasızca uyguladılar.
Bu gün de Taliban dan İşid'e uzanan çizgi de onlarcası, yaş, cinsiyet, milliyet, din farkı gözetmeksizin katletmeye devam ediyorlar.
Her biri, inandırıldıkları inan sisteminde kendilerinden olmayanı ve veya kendisine gösterilen hedeftekileri kafir olarak görmekte.
Tarihin hemen her çağında, dini kendi siyasi ve dünyevi emellerine alet eden, devletlerin yöneticileri ve sözde din adamları var oldular. Krallar, Sultanlar, Başkanlar, papazlar, piskoposlar, papa lar, imamlar, halifeler...
Tarihin hemen her çağında, ezen, sömüren güçlüler ve ezilen, sömürülenler...
Asiller, aristokratlar, beyler, ağalar, burjuvalar, işçiler, köylüler, köleler...
Kalem, yazar. Doğru ve yanlışı yazana göre yazar.
Kalem doğru yazdığında doğru okunur, ilim olur, mana olur, güç olur, adalet ve hoş görü olur.
Kılıç, silahtır, güçtür, hem savunmak ve hemi de saldırmak içindir.
Hak yolun da kullanılan kılıç zapt eder, kalem ile birlikte fetheder.
Kılıç ve kalem zalimin ve de cahilin elinde ise!
Ruhları, kalpleri kirletir, nefisleri azdırır.
Bir ülke de, hak ve adaletten uzaklaşılıyor, hoş görünün yerini baskı artıyor, yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık korunuyor, toplum acımasızca ötekileştiriliyor ise...
Toplumu yönetenler, kalkınmayı sadece madde de görüyor, tarihten ders almıyor, ilme, bilime, tecrübeye, gelenek, görenek, örf, adet ve tecrübeye sırt çeviriyorlar ise...
Milli Güç, her gün özellikle yönetenlerin, destekçilerinin ve desteklediklerinin elinde örseleniyor ise...
Devlet kadrolarında ki bürokrat ve teknokratlar, liyakat esasına göre değerlendirilip görevlendirilmiyor ise...
Partizanlık, doğruları göremeyecek kadar gözleri, gönülleri kör etmiş ise...
Ülkeyi, esaretten kurtarıp yeni bir devlet kuran kurucu iradeyi, Milli Andı yok sayan, İstiklal Marşını tartışan, Türkiye Cumhuriyet Devleti, tanımını kullanmamakta, devletin kurumların dan kaldırmakta, Türk Ordusu, Türk Polisi, Türk Üniversiteleri, Türk Milli Takımı dememekte ve Türkiye Milli Takımı,... vs. demekte direniyor iseniz...
Bombalar patlayıp insanlar parçalandığında, onlarca hata, gaflet ve dalalet sonucu ŞÜHEDA ve gaziler üzerinden iktidar ve muhalefet siyasi pirim yapma çabasında ise...
Kalemleri ile hıyanet saçanları destekleyen, etki ajanlarını doğru okumayan kendinden olmayanın doğrusunu reddeden yobazların var olduğu bir ülke de, bir RAMAZAN sonrası, göz yaşı, üzüntü, yarın ne olacak, endişesi için de bir bayram yapabilecek miyiz?
Necip Türk Milletinin namuslu insanlarının ödediği vergiler ile akıl almaz maaşlar alan, milletin vekilleri, üst düzey bürokratları, Türkiye Milli Takımlar antrenörü (Fransa da ki hezimeti sonrası), hiç olmaz is bayram tatilinde oturup samimi bir öz eleştiri yaparlar mı ?
Allah'ın Türk Milletini ve İslam Alemini koruması dileği ile bayramımız kutlu olsun
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.