Nasreddin hocanın neden bu topraklarda
yaşadığını anlamak için uzman olmaya
gerek yok.Yurdum insanına bak!Yeter.
Sadece o mu?Tasavvuf da bu topraklarda
filiz verdi.Felsefenin kökleri de bu topraklarda
atıldı.Ne kadar önemli.
Medeniyetlerin beşiği de oldu.Yıkılışına da
sahne oldu.
Dinlerin büyüdüğü kavşak oldu.Mezheplere
ev sahipliği yaptı.Kanların akmasının da
nedeni olacak kadar güzeldir bu topraklar.
***
GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM..
BİDON KAFALILAR..
BU ÜLKENİN YARISI APTAL...
Son 15 yılda oy kullandığımız seçim
sayısını çokluğu nedeni tam olarak
bilemiyorum.
Yukarıdaki başlıkta yazdığım cümleler
bir ara isim vermeden"AKP seçmeni"
için köşe yazılarında kullanılırdı.
Birisini B.Coşkun yazdı.İyi biliyorum.
Diğerini Y.Özdil'mi?tam bilemiyorum.
Diğerini de Sanatçı Müjdat Gezen
seçim sonrası bir günde söylemişti.
Bu arada "benim oyum ile çobanın
oyu bir mi?"Benim oyum ile gecekonduda
oturanın ki aynı olamaz?"diyen de çıktı.
Tabii bu sözleri söyleyenler de AKP'liler
değildi.
***
Düşünün bir parti kuruluyor.
Aradan bir sene dahi geçmiyor,iktidar oluyor.
Ve tam 14 yıldır bu ülke de tek başına iktidar.
Ve de önümüzdeki 5 yılda da gidecek gibi
görünmüyor.
***
Karşısında da 14 yıldır aynı üç parti.
Sayısız genel,yerel seçim..
Üç partiyi topluyorsun,bir parti etmiyor.
***
Şimdi tutar da AKP yandaşı medya
yukarıda yazılı olan manşetleri
muhalefet partiler seçmeni için
yazar,çizer,söyler ise yanlış olur mu?
***
İKTİDAR-MUKTEDİR
Siyaset bilimcileri"her iktidar,muktedir
olur diye bir kavram yoktur"der.
Gerekçesi de"yönetme beceriksizliği"..
Son 2 yılın AKP'si en azından Manisa'da
bu durumda.
Birinci neden ülke çapındaki siyasi,
sosyal çalkantılar.
İkinci neden ise muazzam yönetim ve
yönetme boşluğu.
Koskoca ülke ve 17 milyon sempatizan
seçmenini memnun etmek,bir adama
havale edilmiş vaziyette.
Ülke yeniden "devlet olma çabası"sarf
ederken,sanki tüm bu olanlar onları
ilgilendirmiyormuş gibi,yerelde başka
hesaplar peşinde olmalarını "politik
çapsızlıklarına" vermek lazım.
***
UCUZ POLİTİKA
Düne kadar birlikte hareket ettikleri,
bir dediklerini iki etmedikleri,önlerini
açtıkları,imkan sağladıkları,hatta
sayelerinde servetlerini büyüttükleri
insanlara "cüzzamlı"muamelesi yaparak,
"pardon!yanlış yapmışız"ucuzluğu ile
hareket edip,hiç bir şey olmamış gibi
halka dönerek üç maymunu oynamakla
bu işin içinden sıyrılacaklarını
zannedenler varsa,yanılıyorlar.
"Kamu vicdanı"bu ucuzluğu kabul etmiyor.
***
Bakın ünlü düşünür Rousseau ne diyor:
"Yanlışlıktan dönmek erdemdir.
Onun cezasını vicdanı çeker".
Ama,"yanlış yapanı da sırf yandaşın
diye kayırmak,gizlemek,savunmakta
şerefsizliktir".
***
MAKAM SAYGINLIĞI
Bu ülkenin duyarlı,bağlılık duygusu
taşıyan her yurttaşı üç makama
"tabu"gözü ile bakar,saygıda kusur
etmez.
Birincisi devleti şehrinde temsil eden
"vilayet makamı ve valisi",ikincisi
"kışladaki ordusu ve askeri",
üçüncüsü de "adalet sarayı ve onun onurlu
temsilcisi olan hakim ve savcılar".
Bu üç kurum şu anda devlet,milli
savunma ve adalet adına şevkle ve azimle
görev ifa ederken,
iktidarı,muhalefeti ve sağduyulu halkı,
devletine katkı noktasında neredeler?
İktidar partisi sanki "yok hükmünde".
Muhalefet,"siyaset ve yargıda bir yanlış
yapan olsa da hesap sorsak"hevesinde.
Halkta,"bir şeyler yapın da heyecan olsun"
derdinde..
Taş kafanıza düşmeden,bu sefer siz taşın
altına elinizi sokun,uyuşuk beyinler!
Kocaman 1.8 milyonluk bir kentin özgürlük
ve gelecek inisiyatifi bir cumhuriyet
baş savcısının omuzlarına yıkılamaz,
yıkılmamalıdır.
Nerede"vatandaş olma bilinci"?
Nerede"yurtseverlik,vatan sevgisi"?
Bu kadar STK ne işe yarar?
Hepside mi tertemiz?
Yok mu içlerinde çürük meyveler?
Vardı ise,nereye kayboldular?
Bırakın bu üç maymun tavırlarını!
Bırakın bu ikiyüzlülüğü!
Bırakın"her devrin adamı olma tezgahını"!
Bu devlet ve onun adına görev ifa edenler,
bu ülkenin bekası için "gerçeği arıyorlar".
Gerçekte bu şehrin içinde.Bilenlerde
bizleriz,hepimiziz.
Bunun adına "ihbarcılık"denemez.İhbar
eden de,"söz konusu devletin bekası ise"
"muhbir"olmaz.
***
BAĞ-BAĞCI-KURU ÜZÜM
Tarım bakanına yazdım.
İlgili dairesi,"ilgileneceğiz"dedi.
İlgilenen tek vekil olan AK Manisa milletvekili
Recai Berber'e hitaben köşe yazısı yazdım.
Nasıl sonuç alındığı belli.
Tarım kredi kooperatifi şirketler genel müdürü
Mahmut Candan,Bölge müdürü ve de genel
müdüre bizzat yüzlerine söyledim,yazdım,
oda başkanına söylettim.
Salihli-Turgutlu-Ahmetli-Manisa-Saruhanlı
ziraat odası başkanlarını defalarca uyardım.
"İhraç fiyatları 5.65 tl.,3.20 tl.ye bağcının elinden
üzüm alıyorlar dedim.Bu kadar kar sadece
işletmecilerin cebine girmemeli"dedim.
"Verilen fiyat bağcıya yeter"diyen ziraat odası
başkanını kulağımla dinledim.
"10 numara üzüm 4.50tl.,9 numara 4 tl.olsun"dedim.
Tamam diyenler Ankara'ya gitti...Aaa!caymışlar.
50 krş. kestiler
Kim caydırdı?Bil(m)iyorum.
***
Maliyeyi,Defterdarı bizzat bu köşeden uyardım.
Maliye bakanlığına da yazdım.
Gelirler genel müdürlüğüne de..
Olanı biteni,hepsini yazdım.
***
Ben vatandaşlık görevimi yaptım,arkadaş!
***
Bağcı kardeş!
Benden buraya kadar.
Kahvehane köşesinden sallayacağına,
semeri büyüteceğine,
kaldır k.çını,git derdini ilgilisine,oy attığın
siyasetçilere anlat.
Anlatmıyorsan da,hiiiç ağlaşma.
Tamam mı?
***
"Piyasa ne olacak?"
Ben borsacı değilim.
Borsa başkanına sorun.
Üzümde istikbal var mı?
Ürünüm elimde mi kalacak?
Bana sormayın!
Ziraat odası başkanı ben değilim
Gidin ona sorun.
Neden böyle oluyor?Neden ucuza
malımız elimizden alınıyor?
Ben anlamam!Vekilde değilim,
işletmeci de.
Onu oy attığın iktidar partisi AKP'nin
il başkanına,milletvekillerine sor.
"Sahibimiz yok,destek veren yok"!
Bana ne!
Ben dert babası değilim!Sen git onu
Muhalefet milletvekillerine sor.
***
Sayısız mail alıyorum.Ama,okuyamıyorum.
Zaman yetmiyor.
Geceler dahil,her gün 50'ye yakın telefon.
Cevap vermekten sesim kısıldı.
Her Allah'ın günü"ağabey şu da yaz,bunu da yaz"
demenizden de yoruldum.
***
Çare var mı?
Var!
Git bağının yarısını kökle!
Senin gibi herkeste köklesin.
Seneye üzümünü iki katı fiyata sat!











Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.