Sivil Toplum Kuruluşları demokrasilerin vazgeçilmez kurumları.

Bende bir zamanlar benzer kurumlardan bir kaç tanesinde 

aktif görevler almıştım.

  Gönüllülük esasına göre çalışıp,başarıya ulaşmış olanlar

daha ziyade hayır ve yardım dernekleri.Sayıları bir hayli çok.

Çoğu eli öpülesi insanlardan kurulu.Ne çıkarları vardır,ne de

koltuk için çalışırlar.

   ***

  Rahmetli Özal'ın çıkardığı bir kanun ile STK'ların meslek

oda ve bazı derneklerine"zorunlu üyelik,giriş ve sürekli aidat

ödeme mükellefiyeti"geldi.Bu sayede ülke genelinde bir eli

yağda,bir eli balda misali,mantar gibi odalar ve dernekler

faaliyete geçti.Eski olanları da kıymete bindi.

  Devlet-millet-iş üçgenine,siyaset-iktidar-muhalefet-vatandaş

dörtgenine "büyük hizmet"vermesi beklentisi ile ,faaliyetlerine

başlayan bu sivil örgütlenmeler,başlarda bir hayli heyecan

yarattı.O heyecanı bugünde sürdürenlere helal olsun!

  Hizmeti ön plana alıp,başarıya ulaşanları da oldu.MOSB gibi.

      ***

  Parasal desteği üyeleri tarafından sağlanmış bu kuruluşların

büyük çoğunluğu, bugünlerde gerçekten amaçlarına uygun 

hizmet ediyorlar mı?

  Bu konuda vatandaşların kafasında çok ciddi soru işaretleri,

bir o kadar da,eleştiri de var,öfke de.

       ***

  Yıllardan beri oda ve derneklerde,iki yılda bir yapılan genel

kurulları ile adeta"başkan olma-koltuk kapma savaşları"yaşanıyor.

  Bazılarının çok abartılı ve yüksek rakamlarla başkanlarını

maaşa bağladığına,şahit oluyoruz.Ayrıca yönetim kurullarının

"hakk-ı huzur"dedikleri toplantı başına aldıkları paralar,

dernek-oda adına yapılan yurtiçi,yurtdışı sözüm ona iş,fuar

ve bilgilenme seyahatleri,hizmet içi eğitim adı altında yapılan

tatiller,gösterişli binalar ile makam ve ofisler,makam arabaları,

bol personel,vs..

Resmen "yağma Hasan'ın böreği".

Dışarıdan bakınca görünen tablo bu.

      ***

  Diyelim ki,sayısını devletin bile tam olarak bilmediği bu

yapılar olmasa,ülkenin,üyelerinin işleri yüzüstü kalır mı?

Millet işini yapamaz hale gelir mi?

  Haa!Ne dersiniz?

  Bu satırları okuyan sizlere sorsak: 

"karar verme koltuklarında oturan siyasi zevat sizler olsanız

bir işe yaramıyorlar diyerek bu kurumları lağvedermisiniz?

Veya en basitinden,giriş ve üyelik aidatlarını kaldırmayı

veya gönüllülük esasına göre almayı düşünürmüsünüz?

  Düşünsenize!Aidat zorunluluğunu kaldırdınız.Para olmayınca

sizce kaç tanesi açık kalıp,aktif faaliyetlerine devam eder,

acaba?

     ***

  Söyleyelim efendim!

  Diyelim ki siyasetçilere bu soruları sordum:

  Siyasi geleceğini düşünen bir politikacı bu soruyu soran bana

önce"sen delimisin be adam"der.

  Sonra da,

  "Yahu!Milletin önüne atmışsın meşgul olacak sosyal bir iş.

"Sen başkan olacaksın,yok ben!Sen şunu dedin,ben bunu dedim,

sen bizdensin,yok sen muhalifsin"münakaşaları yaptırmak,

oyalamak varken,işleri düştüğünde tıpış tıpış siyaset kurumlarının

kapılarını aşındıranları,kalkacaksın "hiç bir işe yaramıyorlar"

diye faaliyetlerine son vereceksin.

  Eeee sonra?

  Hepsi birden dönsünler siyasetçiye,başlasınlar onlarla

uğraşmaya,veryansına..Öyle mi?

  Akıllı ol biraz hemşehrim!Girme bu hassas konulara?Cısss???

      ***

      EKONOMİMİZ FEVKALEDENİN FEVKİNDE

 

  Siyasi demokrasi tarihimiz adına çok önemli bir referandum

yaşadık.Evet-hayır münakaşaları,ağız dalaşları çok şükür bitti.

İktidar-muhalafet çekişmesine sahne olan,birinin AK,diğerinin

illaki CHP dediği anayasamızın 18 maddesi değişti.

  Maddeler değişti.Değişmeyen tek şey değişim ve zihniyet.

    ***

  9 mart 2017 tarihli yazımda "evet çıkarsa borsa yükselir,

döviz,altın düşer"demişim.Evet-hayır farkı az olunca döviz,

siyasi kavgalarında etkisi ile sadece el frenini çekti.Bu

hafta başından itibaren de şu satırları yazarken dolar 3.59 Tl,

euro 3.90Tl.,altınında gramı 146 Tl. seviyelerine kadar geriledi.

Borsa ise,resmen uçtu.93500 seviyelerinde.

  Hepsi normal ve de piyasa tepkisi böyle..

     ***

  60 günlük propaganda süresince aralarında STK'ların ağır

topları TÜSİAD,TOBB,MÜSİAD,TZOB,SENDİKALAR ile, yerelde

oda ve derneklerin başkanlarından herhangi birisinin ağzından

hiç"işlerimiz kesat,derhal hükümet tedbir alsın,yoksa şöyle 

olacak,böyle olacak"diye demeçler veren,basın toplantıları

düzenleyen,protesto edenleri gördünüz mü?

  Ben şahsen görmedim..

  Demek ki neymiş?

  "Ekonomi de işler tıkırında,yolunda". 

  Peki neden esnafından,iş alemine kadar herkes kapalı kapılar

arkasında fısır fısır ekonominin gidişatından şikayet ediyor?

Bunun adı resmen "yağlama,yıkama,yalama,yalaka ekonomisi"

oldu..

    ***

     RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ

 

  "Demirel siyaset okulundan mezun"olduğumuzdan ister

istemez mesleğimizin inceliklerine göre yazmak şart oluyor..

  1974 yılında babam çiftçi idi.Bende işletmeci.

Bir kilo buğday ile bir litre mazot alıyordu.......

Rahmetli oldu.Ben devraldım...Senmisin devralan?

1989 yılı....Dolar 2.12 Tl.....Mazot 1.40 Tl/lt.....Buğday 0.70 Tl/kg

İki kilo buğday ile bir litre mazot almaya başladım........

2001 krizi patlamış..Ülke ekonomisi ve 4 büyük banka batmış.

Mazot 0.80 tl/lt....Dolar 1.5 tl....Buğday 0.60 Tl/kg.

2.5 kilo buğday ile bir litre mazot almışım.........

R.T.E iktidara gelmiş...

2002 yılı...Dolar 1.30 Tl....Mazot 1.30 tl/lt...Buğday 0.41 Tl/kg.

3.5 kilo buğday ile bir litre mazot almışız.......

2017 yılı...R.T.E hala iktidarda..

Dolar 3.64 Tl....Mazot 4.61 Tl/lt....Buğday 0.80 Tl/kg..

5.5 kilo buğday ile bir litre mazot alır hale gelmişiz........

"Büyüyen Türkiye,kalkınan çiftçi"??

    ***

  Sadece bir kalem gıda ürünü üzerinden "balık hafızalılara"

seslendim.

  Gerisini bir zahmet internet var,sizde araştırıverin artık!

 

 

 

 

 

 

 

    

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.