Siroz hastalarının tipik reaksiyonlarından birisi deride renk kaybı ve karın bölgesinde oluşan büyük ödemdir. Uzaktan baktığınızda çok zayıf bir insanın bile hamile kadınlar gibi karnının şiş olduğunu fark edersiniz. O şişliği azaltmak için şırınga ile karın zarı içindeki su çekilir (parasentez), ödem azaltılır ve hasta rahatlar.

31 Mart seçimleri sonrası ve özellikle 17 Nisan saat 17.00'de "beceriksiz muhalefetin" 17 yıl sonra en nihayet karnının suyu alınmış oldu. Rahatladılar.

Bakalım bu yerel zafer sarhoşluğu ile kaç yılı daha heba edecekler.

SİYASETTE BAZEN LİYAKAT BİLE YETMEZ

Yıl 1986.

S. Demirel siyasi yasaklı, partisi DYP'nin parlamentoda tek bir vekili bile yok.

1970 yılında "41'ler hareketi" denilen yapının içinde yer alarak Adalet partisini bölen, Demirel'in siyaseten güvenmediği, ama hitabet yeteneği nedeniyle DYP'de kerhen g. başkan olmasına izin verdiği zat ise Hüsameddin Cindoruk. Üstelik DYP'liler bile doğru, düzgün tanımıyordu.

1986 yılı ANAP iktidarının en güçlü olduğu dönem.

28 Eylül 1986 günü "milletvekilliği ara seçimi" yapılacak.

Manisa'da iki vekil olmak üzere ülkenin 10 ilinde 11 milletvekilliği seçilecek.

Lider egosu işte, "ben istediğimi aday gösteririm, halk seve, seve seçer" mantığı. T. Özal'da aynen böyle düşündü ve uyguladı. Tıpkı R.T. Erdoğan'ın 31 Mart aday tercihleri gibi.

Partinin iki ağır topu, önemli isimleri Ekrem Pakdemirli ve Mehmet Keçeciler ilk defa milletvekili seçilecekler ve seçilir, seçilmez anında bakan olacakları söylenmekte. Nitekim 1987’deki yapılan seçim sonrası oldular da.

Sonuç:

Hanya'lı Hanya'ya (Ekrem beyin kökleri Girit adası Hanya ilinden), Konyalı, Konya'ya postalandı (M. Keçeciler'de Konyalı).

Kısacası S. Demirel Phoenix (anka kuşu) gibi "kendi küllerinden yeniden doğdu". Türk siyaset tarihi yeniden ve sil baştan yazılmaya başlandı. T. Özal şaşkın, K. Evren daha bir şaşkın. Kalakaldılar.

Gücün tükendiği yer, işte bu!

Zaten bir yıl sonra da ANAP genel seçim yapmak zorunda kaldı ve sonun başlangıcı böyle başladı.

Kısacası "halk, yani seçmen, liderlerin, siyasetin ve partilerin bir adım önüne geçerek, gereğini yaptı". Tıpkı 31 Martta da olduğu gibi.

Oysa 6 yıl önce, 1980'de siyasi liderleri hapse tıktı diye Kenan Evren'i alkışlayan bu halk, önce 1983'de, sonra 1986'da "dur bakalım, benim işime(seçim) burnunuzu fazla sokmayın" der gibi, kendine göre doğrusunu yaptı, seçti. Neymiş?

Halka, sandıkta istediğini yaptırmak için “iktidar gücü” bile, bazen yetmiyormuş.

SÖYLEDİĞİN SÖZE DEĞİL, ORTAMIN SESİNE KULAK VERECEKSİN.

HDP dediniz, "terörün partisi" dediniz, "gizli ittifak dediniz, "teröristler meclis üyesi yapılıyor" dediniz. HDP-PKK-CHP-İYİ-SP "zillet ittifakı" dediniz, millette size inat onlara oy attı, onların adaylarını koltuğa oturttu.

Adaya "senet yolsuzluğu yapıyor" dediniz. "Bundan başkan falan olmaz" dediniz. "Sahte milliyetçi" dediniz. Millet gitti, ona oy attı, seçti.

"Beka" dediniz. "Ülkenin geleceği karanlık" dediniz. Antalya, Mersin, Adana, Hatay, Muğla size beyaz mendil salladı, HDP'nin destek verdiği adaylara oyunu attı.

Bu nasıl bir öfke ki, ulusal marşımızı söylemekten imtina eden bir "soysuzu" bile belediye başkanı yaptılar. Neden acaba?

"Şeytanla bile iş birliği yaparım, yeter ki sana muhalif olsun, yeter ki sen kaybet" demenin Türkçesi bu mu acaba?

Bu neyin öfkesi, hıncı, nefreti?

"Mutfaktaki yangına sırtını döndünüz. Sizin kardeşiniz "4 milyon Suriye'nin Arap’ı, Arap halklarının bile sevmediği Filistinliler" oldu. Vatandaş 6 liraya soğanı, patatesi nasıl alacağım diye düşünürken, onlara Afrin'i, El-bab'ı, Mümbiç'i, sığınmacıları anlattınız.

100 yıl önce dedelerimizi sırtından vuran Filistinlilerin torunlarına sahip çıktınız, sonrada gittiniz hakaret ettiğiniz İsraillilerin Yahudi bankalarından, Yahudi işadamlarından kredi istediniz, aldınız!

İhtilal yaptı diye koskoca Mısır'la arasını bozan tek lider oldunuz. Sudan'da ihtilal oldu, nedense ağzını bile açmadınız!

Elin zengin Avrupalısı 500 göçmen alıyor diye vatandaşı homurdanınca geri adım attı, her yıl milyonlarca Türk çiftçisine verdiğiniz sözüm ona destek kadar parayı "Suriyeli mültecilere harcamanızla" övündünüz, durdunuz. İtiraz edenlere "din kartını" gösterdiniz.

Vatandaşının tenceresini dert edineceğinize, cebindeki sigarasına, 3-5 çocuk yapmasına kafayı taktınız. Muhterem eşiniz hanımefendinin "sıfır atık" projesi ile koskoca bürokrasi meşgul olurken, büyük marketlerin halkı fırsat bu fırsat "soyup, soğana çevirmesine" seyirci kaldınız.

70 yıllık çok partili hayatta sayısız başbakan geldi, geçti. Halkını kutuplaştıran, birbirine düşman ettirenleri de oldu. Ama hiçbirisi kin ve nefret oluşmasına izin vermedi. Ne diyeceğim bende bilemiyorum.

Dünya siyaset tarihi, tek başına iktidar olan bir partinin hangi akla hizmet edip de kendine "koltuk değneği bir parti" bulmasının siyaset acemiliğini mutlaka yazacaktır. Çünkü örneği yok.

Halbuki, bu millet sizden o kadar çok ümitli idi ki, "hah, işte şimdi istediğim halk tipi lideri buldum" demişti.

Geldiğimiz nokta da gözümüzde canlanan bir saray, devasa bir hediye uçak, ağlayan ekonominin direksiyonunda bir damat, gördüğü her mikrofona sürekli konuşan bir lider.

Bana ne "beceriksiz, siyaset acemisi" K. Kılıçdaroğlu'dan, M. Akşener'den. Partisini ve kendisini AKP çatısı altında siyasi fırtınalarından koruyan MHP'den. Bana ne!

Cemaatlere, tarikatlara parti teşkilatlarınızı teslim edersiniz, zaten ettiniz, o sizin tasarrufunuz, karışamayız. Lakin "FETÖ'yü bitiriyoruz, temizliyoruz" adı altında bürokrasiyi liyakatten yoksun bu yapılara neden teslim ediyorsunuz?

1960 ihtilalinde Demokrat Partili dedemi( Hilmi Uz) jandarmanın yaka, paça evden alıp, kelepçeli vaziyette, tenteli Amerikan yapımı Willis marka cipin arkasına tıkışını, anneannemim canhıraş feryatlarını bir gün bile unutamadığım o günlerden beri, siyasete olan merakım ve yapmışlığım ile şunu da belirtmek isterim ki;

Bu gün, bu saatte seçim olsa tüm hatalarına ve yanlışlarına rağmen Sayın R.T. Erdoğan'a rakip olacak çapta bir adamın olmamasının sırrını herkes dursun, iyice bir düşünsün.

Bu devleti "belediye başkanları" değil, "liderler yönetecek"!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol